29 Eylül 2012 Cumartesi

Safranlı Armut Tatlısı



          
   Armutu seviyorum,bazen marmelat , bazen salata , bazen tatlı, bazen tart yada bazen böyle sadesini yapmayı... Armut yerken aklıma hep,  "Melekler Şehri" filmindeki o sahne geliyor. Hani Meg Ryan'ın , meleğe armutun tadının nasıl birşey olduğunu anlattığı sahne...Rabbim her meyveye nasıl ayrı renk, ayrı koku ayrı tat vermiş. Sadece bu bile tefekkür sebebi olabiliyor bende.
   Armutu safrana eklemek uzun zamandır aklımdaydı. Zerdeçaldan sonra, armuta o bal rengini verecek şey olarak, safranı kullanmayı düşündüm. Şöyle bir baktığımda ise bunu ilk kez benim düşünmediğimi benden önce de pek çok kişinin bunu yaptığını gördüm. Tüh yine kaçırdım yine birileri benden önce davranmış :)

 Malzemeler:
  • 5 adet irice armut
  • 1 su bardağı + 2 yemek kaşığı şeker
  • 1 tatlı kaşığı safran
  • 1 kabuk tarçın
  • 1 limonun kabuğu (portakal da olabilir)
  • üzeri için nane yaprağı


Yapılışı:
  1. Armutlar soyulup, sapları çıkartılır. Üzerine 2 kaşık şeker serperiz ve böylece 1-2 saat dinlendiririz.
  2.  Safranı bir bardağı koyup üzerine ılık su koyarız. Böylece bekler.
  3. Armutları derince bir tencereye yatırarak koyarız. Üzerine 1 su bardağı şekeri dökeriz. Kabuk tarçını ve limon kabuğu rendesini de ekleriz.
  4. Safranı süzgeçten süzüp tenceremize suyunu da ekleriz. Üzerinden hafifçe armutlar görünecek kadar su koyup, küçük ocakta pişmeye bırakırız. Arada bir armutları ters yüz ederiz. Üzerine gelen köpüğü alırız.
  5. Armutlar yumuşayınca, şerbet de biraz koyulaşmış oluyor. Armutları servis kasesine alıp, üzerine nane yaprakları ile süsleriz. Servis yaparken özellikle bu şerbetini de üzerine dökeriz. Afiyet Olsun...

28 Eylül 2012 Cuma

Ekşili (Çerkeş Yöresi)

     
      Arayı epey açtım, farkındayım. Bu aralar hayatımda olan değişiklikler, şehir dışından misafirlerim, kızların ikisinin de okula giriş ve çıkış saatlerinin farklı olması, kış hazırlıkları ve rahatsızlanmam beni bloğumdan uzak tutmaya yetti. Beni merak eden tüm dostlarıma teşekkür ediyorum. Şükür artık iyiyim. Çok yoğun ve yorucu günler, güzel mutlulukları da beraberinde getirdi. Ev aldık.  Henüz yeni evimize geçecek olmasak da oranın da işleri karıştı doğal olarak.
       Bugünkü yemeğimize gelince; ekşili, kayınvalidemin bizlere öğle yemeklerinde yaptığı lezzetlerden. Başka yörede yapılıyor mu yada ismi başka şekilde anılıyor mu bilmiyorum. Tek bildiğim benim damak tadıma uyduğu. Hem yöresel olması açısından hem de pratik olması açısından paylaşılmaya değer bulundu. Siz de benim gibi düşünüyorsanız buyurun tarife:


Malzemeler:
  • 2 patates
  • 2 soğan
  • 1 tavuk kalçası (derisi alınmış)
  • 5 su bardağı su
  • 1,5 su bardağı un
  • üzerine koymak için limon suyu yada üzüm sirkesi

Yapılışı:
  1. Kalça etlerini küçük küçük doğra. Soğanları irice doğra. Biraz sıvıyağda birklikte kavur.
  2. Patatesleri ekle. Patatesler de kavrulunca 5 su bardağı su ekle. Su kaynasın (etler ve patates iyice pişsin)
  3. 1,5 su bardağı unu bir derince kaseye al biraz su ekleyerek özele. Biraz da yemeğin suyundan ekleyip azar azar yemeğe ekle.
  4. 10 dakika kadar bu şekilde başında karıştırarak pişir. Tabağa alıp üzerine üzüm sirkesi yada limon ile servis yapıyoruz. Afiyet Olsun...

    18 Eylül 2012 Salı

    Armutlu Kolay Tatlı


                                 Hani bazen evde ne varsa onunla bir tatlı yapmak istersiniz, yada ev ahalisi sizden bu tür bir istekte bulunur ya... işte öyle anların kurtarcısı bir tatlı bu. Ne özellikle bir malzeme alınması gerekiyor ne de tadından feragat etmek gerekiyor.
                                 Bakmayın bu kadar mütevazi durduğuna, gün sofrasından, iftar sofrasına, misafir tabağına kadar her yere de yakışıyor. Benden söylemesi...
                                  Ve son bir dipnot; armut yerine, elma, fındık yerine ceviz, bisküvi yerine hindistan cevizi koyun değiştirin de değiştirin işte...

    Malzemeler:

    • 1 kg süt
    • 1 su bardağı + 1/3  su bardağı toz şeker
    • 2 kaşık un (tepeleme olmasın)
    • 2 kaşık nişasta (tepeleme olmasın)
    • 1 paket vanilin
    • Üzeri için
    • 2 olgun armut
    • 1 çay bardağı irice kırılmış fındık
    • 1 tatlı kaşığı tarçın (silme)
    • 1 yemek kaşığı toz şeker 
    • Altı İçin 
    • 1 paket bisküvi (tatlı)




    Yapılışı:
    1. Bisküvileri robotta çekip, tepsinin altına her yeri düzgün olacak şekilde seriyoruz.
    2. Armutları yıkadıktan sonra, kabuklarını soymadan,  küçük küçük küpler halinde doğruyoruz. İçine şeker,tarçın ve fındık ekleyip şöyle bir karıştırıyoruz.
    3. Sütü derince bir tencereye alıp, içine un ve nişastayı sulandırıp katıyoruz. Şekeri ekleyip kıvam alıncaya kadar karıştırıyoruz.
    4. Kıvamı gelince (dikkat edin çok katı olmasın) ocaktan alıp içine vanilin ekleyip yine karıştırıyoruz.
    5. Sütlü tatlıyı, kepçe yardımıyla her tarafına eşit olacak şekilde döküyor üzerini düzleştiriyoruz.
    6. 1-2 dakika sonra, üzerine armutlu karışımı döküp, ılımaya bırakıyoruz. Soğuması için dolaba kaldırıp, soğuyunca afiyetle tüketiyoruz...

    16 Eylül 2012 Pazar

    Sulu Köfte (Annem Usulü)

               Merhabalar Sevgili Dostlar. Yeni bir haftaya başlıyoruz inşallah. Okul hazırlıkları, okula uyum haftası derken geldi çattı okul maratonu. Hem çocuklar sevinsin, hem anneler biraz kolaya kaçsın istedim. Enerji de depolayalım bu hafta ; köfte yapalım.
               Yukarıdaki köfte, annem usulü. Annemin sulu köftesini hep çok sevmişimdir. Her ne kadar ben onun kadar lezzetli yapamasam da mümkün olduğunca onunkine benzetmeye çalıştım. Tadı tam istediğim gibi oldu. Ne fazla dağıldı ne sert bir top gibi oldu. Tam ideal ölçüyü yakalayınca sizlerle paylaşmak farz oldu.

    Malzemeler:

    • 1 kg dana kıyma (orta yağlı)
    • 4  yemek kaşığı galeta unu
    • 1 kaşığı un
    • 1 yumurta
    • 1 orta boy soğan
    • 5 diş sarımsak
    • 1/2 tatlı kaşığı kimyon
    • 1/2 çay kaşığı beyaz biber (yada karabiber)
    • 1 kaşık salça
    • 2 kaşık un
    • 1,5 litre ılık su

    Yapılışı:
    1. Kıyma derince bir kaseye alınır. Üzerine galeta unu, 1 kaşık un, 1 yumurta, baharatlar, 1 tatlı kaşığı kadar (dolu olmasın) tuz eklenir. Soğan ve sarımsaklar incecik rendelenir suyuyla birlikte kıymanın üzerine eklenir.Hepsi birden yoğurulur.
    2. Yoğurulan kıyma harcına yuvarlak şekil verilir. Çok küçük şekilde olmasın çünkü bu çorba değil, cevizden küçük misketten büyük olsun.
    3. Bir tavaya, biraz sıvıyağ ekler, köfteleri kızgın yağa atılır. Şöyle bir ters yüz eder, tabağa alınır.( Çok kızarmasın, rengi dönsün yeter)
    4. Yapışmaz bir tencereye, biraz sıvıyağ ekler, 2 kaşık un koyulur, biraz kavrulur, salçasını ekler, bir iki karıştırdıktan sonra, 1,5  litre kadar ılık su koyulur. Suyumuz kaynamaya ve biraz kıvam almaya başlayınca, içine köfteleri eklenir. Altını kısık ateşe alır, kısık ateşte pişmesini köftelerin lezzetini suyuna vermesini sağlanır. Fazla da kaynatmadan kapatılır. Afiyet Olsun...

    15 Eylül 2012 Cumartesi

    Tarhana Nasıl Yapılır



                    Tarhana için söylenen bir söz vardır: " Üzük bağırsağı ekler" diye. Mayalanmış oluşu ve içinde barındırdığı besinlerdir buna sebep. Her toplumun bir beslenme şekli vardır. Bizim beslenmemizde tarhana çorbasının yeri de her daim bellidir. Yapımı epey meşakkatli, fakat özellikle çocuklu evlerin olmazsa olmazı.
                     Türkiye'nin her yöresinin bir peynir çeşidi, her yöreye ait ekmek çeşitleri nasıl varsa yine yöreden yöreye değişen tarhana yapılışı şekli vardır. Biz bu tarhanayı kayınvalidemle birlikte yaptık. Ölçüleri tam olarak almakla birlikte sadece un ölçüsünde bir problem oldu onun sebebi de 10 kg'lık un çuvalından sonra un oranını sayamamamdan kaynaklandı. Yani bu ölçülerle 10 kg'ın üzerinde una ihtiyacınız olacak.
                      Biz içine kuru bakliyat da eklemeyi uygun görüyoruz. Böylece çocuklara daha iyi olacağı düşüncesiyle. Tarhana yapmaya karar verirseniz tam zamanı olduğunu hatırlatırım. Ayrıca bolca sabrınızın olması gerekir çünkü epeyce uzun sürecek (takriben 15 gün kadar) bir süreye ihtiyacınız var. Pratik tarhana yapımı da mevcut pek çok yerde. Fırından alınan hamurla yapılıyor bunların çoğu. Biz ise mayalanmayı bu şekilde yapıyoruz eskiden beri yapılagelen şekliyle. Neneler bu şekilde yapmışsa vardır bir bildikleri deyip tarife geçiyorum. Kalın sağlıcakla...

    Malzemeler:
    Mayalanması İçin Gereken Malzemeler:
    • 2 kg süzme yoğurdu
    • 2 kg domates
    • 1/2 kg sivri yeşil biber (acı)
    • 1 kg kırmızı biber
    • 1 kg soğan
    • 1 baş sarımsak
    • 2 demet maydanoz
    • 2 demet dereotu
    • 2 demet nane
    • 1,5 su bardağı tuz
    Mayanın Kurulması Aşaması:

    1. Öncelikle işe mayasını kurmakla başlıyoruz. Bunun için bütün malzemeleri yıkayıp ayıkladıktan sonra, mümkün oldukça ince bir şekilde robottan çekiyoruz.
    2.  Domatesi robotta çektikten sonra, suyunu süzgeçten geçirip püresini ekliyoruz. Böylece sadece koyu kıvamlı kısmını eklemiş oluyoruz. (Sulu kısmına da biraz biber ekleyip, kaynatarak, menemenlik yapabilirsiniz)
    3.  İçine kattığımız süzme yoğurdu, tuz, ekleyip ağzı kapalı bir kovada balkona kaldırıyoruz. Çünkü epeyce bir kokusu oluyor. 
    4. Her gün arada bir karıştırıyoruz bunu. Ekşimesi  gerekiyor. 4 gün bu şekilde kalıyor. 

    Hamurunun malzemeleri:

    • 1 kase haşlanmış nohut
    • 1 kase haşlanmış kırmızı mercimek
    • 1 kg domates salçası
    • Aldığı kadar un

    
    Tarhana bezlere dökülmeye hazır
    Hamurunun Hazırlanışı:


    1. Haşlanmış nohut,, mercimekleri robotta çekip, salça  ekleyip aldığı kadar unla bu hazırladığımız mayayı yoğuruyoruz. Mümkün oldukça un alacaktır,  tam ölçüsünü veremiyorum. Yoğurdunuz hamur biraz katı olsun, sonra kendini bırakacaktır.
    2. Bu karışımı da yaklaşık 8 gün bekletiyoruz. Tabii ki her gün  sabah ve akşam yoğurmak kaydıyla. 
    3. Bu karışım gün geçtikçe daha sıvılaşacak, ekşiyecek 8. gününde artık ekşisi batacak ve beze dökülür hale gelecek.
    Son aşama tarhanayı yapıyoruz...

    1. Biz bir gün önceden temiz bir muşamba aldık ve onu güzelce yıkayıp kuruttuk. Daha önceden beyaz örtülere dökerdik, daha büyük parçalar halinde dökerdik. Bu sefer bir yakınımızın tavsiyesi üzerine bu metodu denedik. Kurutma aşaması daha kolay oldu ve naylondan kaldırmak daha kolay oldu. Yukardaki resimde tarhanayı naylona serdiğimizi görüyorsunuz.Muşambanın altına temiz birkaç kat bez sererek üzerine döktüğümüz tarhanayı serdik.
    El gözeri dediğimiz işlemi yapıyorum yani kuruyan tarhanayı elimle parçalıyorum






          2.   İkinci işlem, el gözeri dediğimiz işlem. Kurumaya başlayan tarhanayı kenarlarından sıyırarak kaldırıyoruz. Elimizle irice parçalar halinde ovalıyoruz.

          3. Üçüncü aşama ovaladığımız bu tarhanayı  süzgeçten geçirmeye geliyor. İlistir dediğimiz özellikle çelik yada alüminyumdan yapılan geniş süzgeçten geçiriyoruz.
    Tarhanayı kurutmaya aldık

     4.  Tekrar kuruması için bezlere alıyoruz. Güneşin altında kurutmamanızı öneririm. Çünkü güneş gören tarhananın rengi ağaracaktır. İdeal tarhananın rengi biraz kırmızı olmalı. İki günde balkonda güneş görmeyen bir yerde kurutup tekrar süzgeçten geçiriyoruz(bunu içine yabancı maddeler karışıp karışmadığını daha yakından gözlemlemek için yapıyoruz)  bez torbaya alıp kışlıkların yanına kaldırıyoruz. Afiyet Olsun...

    Not: Biz bu tarhanayı üç ailenin iki senelik tarhanası olarak yaptık. Bu yüzden miktarlar size çok gelebilir. Sizler tarhana yapmak isterseniz, tam oranlarına dikkat etmeden de yapabilirsiniz. Hatta içine katılan malzemeler (yoğurt,domates, yeşillik ve un hariç) kendi damak tadınıza göre değişebilir. Zor gibi görünse de robatta çektiğiniz yeşillik, biber ve suyu süzülmüş domates püresini, yoğurtla karıştırıp 4 gün bekletiyorsunuz. 4 günün sonunda bu karışıma, un,tuz  salça ekleyip tekrar yoğuruyorsunuz. Bunu her gün yapıyorsunuz. Böylece 8 gün bekliyor. Sonunda süzgeçten geçirip kurutuyorsunuz. Özetle ana hatları bunlar.



        12 Eylül 2012 Çarşamba

        Kuru Börülce Mantısı (Söğüt Yöresi)




                  Kuru börülce mantısı,  bizim evde yapılan mantı çeşitlerinden sadece biriydi. Genel olarak bakıldığında, bizim yörede etli mantıdan çok patatesli, börülceli, nohutlu, mercimekli mantı çeşitlerinin yapıldığını görürüz. Burada diğer mantıları da görebilirsiniz. Savaştan nasibini bolca almış, yöre insanı, mantıyı, bakliyatlarla yapmayı denemiş. İyi ki de denemiş, bu güzel yemekleri kültürümüze  katmış böylece.
                 Börülce mantısı denemeye değer bir lezzet kesinlikle. Hem farklı, hem de et yemeyenler için de bir alternatif, bir o kadar da besleyici tabii ki.  Deneyin,  bana kesinlikle teşekkür edeceksiniz.

        Malzemeler:
        Mantı hamuru için:

        • 2 küçük yumurta
        • 1/2 su bardağı ılık su
        • 11 kaşık tepeleme un
        • 1 tatlı kaşığı tuz
        • 2 tatlı kaşığı sıvıyağ
        İç harcı için;
        • 1 kase haşlanmış kuru börülce
        • 1 orta boy soğan
        • 1/2 demet maydanoz
        • karabiber,tuz
        Haşlamak için:
        • İster tavuk suyu kullanın, isterseniz benim gibi,tavuk bulyonları suda eritip suyunu hazırlayın. Miktarı belli değil, mantının üzerini geçmesin yeter. 
        Üzeri için;
        yoğurt, sumak

        Yapılışı:
        1. Yumurtaları kırıp, tuz, sıvıyağ ve un koymaya başlıyoruz. Suyu da ekleyip, mantı hamuru yoğuruyoruz. Hamurun üzerini örtüp iç harcını hazırlamaya başlıyoruz.
        2. Börülceleri, soğan ve maydanozu robata atıp, iyice kıyıyoruz. İçine tuz ve karabiber ekleyip, karıştırıyoruz.
        3. Mantı hamurundan, açabileceğiz büyüklükte bezeler yapıyoruz. Bunu mümkün olduğunca ince açıyoruz. Kareler halinde kesiyoruz.(Kayseri mantısı gibi çok küçük değil)
        4. İçine hazırladığımız iç harcından koyup, bilindik mantı şeklinde kapatıyoruz.
        5. Altı hafifçe sıvıyağ ile yağlanmış tepsiye teker teker diziyoruz. Fırına alıyoruz.
        6. Fırında altları hafifçe pembeleşince, tepsiyi fırından çıkartıyoruz.
        7. Ilık suyun içine, tavuksuyu tableti atıp eritiyoruz. Bu suyu azar azar mantıya ekliyoruz. Su mantının üzerini ha geçti ha geçecek olsun. Yani demek istediğim üzerini suyla doldurmayın mümkün oldukça. Niyetimiz mantıyı sulu şekilde yapmak değil çünkü.
        8. Bu şekilde de fırında suyu hafifçe fokurdamaya başlayınca derecesini düşürüp, biraz daha içini almasını sağlıyoruz.
        9. Üzerine yoğurt ve sumakla servis yapıyoruz. Afiyet Olsun...

        11 Eylül 2012 Salı

        Papara


                            Papara, bayat yada sert ekmekten yapılan bir kahvaltılık. Bayat ekmekleri hep ekmek köftesi mi yapacağız? Bir de böyle deneyin derim. Şahsen ben çok seviyorum, Denemeniz Dileğiyle...

        Papara için malzemeler:

        • İstediğiniz kadar ekmek dilimi(küp doğranmış)
        • 1 yumurta
        • 1 çay kaşığı kırmızı toz biber
        • 1/2 çay kaşığı karabiber yada beyaz biber
        • 1/2 kaşık kimyon
        • 1/2 çay kaşığı isot yada kırmızı pul biber
        • 1/2 yemek kaşığı salça
        • sıvıyağ
        • 1/2  çay bardağı kadar ılık su




        Yapılışı:
        1. Yanmaz bir tavaya, biraz sıvıyağ koyup, içine salça katıyoruz. Biraz kavurduktan sonra, ekmekleri katıp iyice her tarafını kızartıyoruz. 
        2. Üzerine baharatları katıp tekrar karıştırıyoruz.
        3. Üzerine suyu ekleyip, kapağını kapatıyoruz, kısık ateşe alıyoruz. Biraz buharlaşsın.
        4. Bir yumurtayı küçük bir kasede çırpıp, yemeğe katıyoruz. 
        5. Yemeye hazırdır paparamız afiyet olsun...