Meyveli Tatlılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Meyveli Tatlılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Kasım 2013 Salı

Elmalı-Cevizli Toplar




                  "Evlat" ne kadar tatlı, ne kadar vazgeçilmez ve ne kadar anlatılmaz...
Rabbime binlerce şükürler olsun ki benim iki tane var. Nasip olursa üçüncüsü de yolda. Çocuğun sorumluluğundan, yetiştirememekten, hatta maddi sıkıntılardan cesaret edemeyenlere naçizane küçük bir sözüm var: En az bir tanesine sahip olun.
                   Hele de kalabalık olursa, evet çook zor, her aşaması her hali. Ama inanın insan hiçbirinden vazgeçemiyor, hiçbirine kıyamıyor, hiçbirini diğerine tercih edemiyor. Çok güzel çoook.
                   Kızlarım ikisi de okulda güzel başarılar elde ettiler bu son haftalarda. Gerek öğretmenlerinden, gerekse sınav sonuçlarından aldığımız sonuçlar beni de babasını da çok mutlu etti. Sağ olsunlar, herkesin evlatlarıyla birlikte.
                  Biri dördüncü sınıfta, biri bu sene ilkokula yeni başladı, birinci sınıfta, üçüncüsü de beni görenlerin çok yakında doğuracağımı düşündüğü kadar yakında yolda...
                  Bir anne olarak insan ilk önce, hepsine yetemeyeceğini düşünüyor. Hele böyle ağır ve hantal bir haldeyken... Bazen işler çığırından çıkıyor, yetişmiyor istediğim gibi olmuyor falan falan... Ki ben hep düzgün ve düzenli olsun istiyorum tabi.
                  Sonra bakmışım, herşey yoluna girmiş, bakmışım, herşeyi önce Allah'ımın bana verdiği (ve tabi tüm annelere) güçle yetiştirmişim, başarmışım, güzel güzel sonuçlara ulaşmışım...
                   Sonra o söz aklıma geliyor Başlamak bitirmenin yarısıdır. Hepinize musmutlu günler diliyorum...

Malzemeler:

  • 3 orta boy elma
  • 3 kaşık şeker (isterseniz şeker eklemeyebilirsiniz, elmanın ve kekin tadı kafi gelirse size kalmış )
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
  • 2,5-3 su bardağı robotta çekilmiş kakaolu kek (elmanın sululuk oranına göre)
  • Üzeri için : 1 çay bardağı irice çekilmiş ceviz içi
Yapılışı:
  1. Elmaları soyup rendele, üzerine 3 kaşık şeker ekleyerek, suyunu çekene kadar tavada kavur.
  2. Elmalar soğuyunca, kakaolu kek kırıntısını elmalara ekle. Tarçın ekle, birlikte iyice karıştır.
  3. Küçük toplar halinde al ve ceviz içine bula. Afiyet olsun...

20 Ekim 2013 Pazar

Kalburabastı



                      Hayırlısıyla bir kurban bayramını daha geride bıraktık. Allah kurbanlarınızı kabul etsin inşallah. Bu sene bayram tatlısını kalburabastı tercih ettim. Böylece hem şerbetli hem kıyır ve leziz bir tatlıyla ağırladık misafirlerimizi. Yiyenler tarafından beğenilen bu tatlıyı, ben de öneririm. Taze tüketmek her zaman en iyi sonucu verecektir. Mutlu Pazarlar...


Malzemeler:

  • 250 gram tereyağ yada teremyağ
  • 2 yumurta
  • 2 yemek kaşığı sirke (elma kullandım)
  • 1,5 yemek kaşığı yoğurt
  • 2 çay kaşığı kabartma tozu
  • 4 yemek kaşığı pudra şekeri
  • 6 su bardağı un
  • 1 -2 su bardağı şeker irice çekilmiş ceviz içi
Şerbeti için:
  • 4 su bardağı şeker
  • 4 su bardağı su
  • 1/4 limon suyu
    

Yapılışı:
  1. Tatlımızı yapmaya, şerbeti kaynatmakla başlarız. Şeker ve suyu tencerede ocağa alır, kaynayıncaya kadar bekletiriz. Kıvam alıp almadığına, kaşığı tencereye sokarak karar veririz. Son damla biraz geç damlıyorsa olmuş demektir, limon suyunu sıkar, bir dakika sonra altını kapatırız. Soğumaya alırız.
  2. Oda sıcaklığındaki tereyağına, kabartma tozu ve un haricindeki bütün malzemeler katılır. Karıştırılır.
  3. Un eklenirken kabartma tozu da ilave edilir. Bir taraftan yoğurulup, bir taraftan un eklenir. (Unu özellikle son bardağını azar azar eklemenizi öneririm, tereyağ yada margarinin un çekme durumu eşit olmayacaktır) Kulak memesi kıvamında hamur elde edilir. 15 dakika kadar dinlenmeye alınır.
  4. Hamuru fındıktan biraz büyük parçalara ayırırız. Elimizde yuvarlak açarız, rendenin üzerinde biraz daha açar, arasına ceviz içi koyarız. Resimdeki gibi tersine rulo yapıp, ağzını kapatırız.
  5. Bütün hamur bitene kadar bu işlemi tekrarlarız. Önceden ısılıtılmış 170 derecede kızarıncaya kadar pişiririz.
  6. Fırından çıkardığımız kalburastılar, bir iki dakika havalanır, henüz sıcakken, ılık şerbetimizi dökeriz. Ağzını kapatmayız ki soğumasın. Hem leziz hem gevrek olacak bu tatlı eminim hoşunuza gidecektir. Afiyet Olsun...



12 Ekim 2013 Cumartesi

Nutella Tabanlı Limonlu İrmik Pastası ve Limon Kürü Tarifi



              Aslında herşey, buzdolabındaki, artan kek ve bisküvilerimi değerlendirmek istememle ortaya çıktı. Truf hazırlamak için dolaptaki nutellayı tercih ettim, kıvam alması içinse, tereyağ ilave yaptım. Baktım yenecek gibi değil (çoook tatlı) içim bayıldı resmen, bunu limonla biraz ferahtayım dedim. Sonra hafif bir tatlı olan irmik tatlısını eklemek aklıma geldi ve bence tam anlamıyla bir irmik pastası oldu. 

                       Tadı mı nasıldı? Üst kısımdaki limonun muhteşem tadı, alta doğru indikçe yerini çikolata tadına bırakıyor. Dolabımızda gidip gelip bir dilim yemek istememe sebep oldu. Limon ve nutella muhteşem ikili oldu . Tavsiyemdir.
  Limon kürünün tarifini Sevgili 100'de100 Marifet 'den aldım. Kendisine teşekkür ediyorum bu paylaşımı için, limon aşkına en yakışır şey bence. 



Nutella tabanı için Malzemeler:

  • 3,5 su bardağı rondoda çekilmiş artan kekler
  • 1,5 yemek kaşığı oda sıcaklığında tereyağ
  • 5 yemek kaşığı nutella
  • 1/2 su bardağı çekilmiş ceviz
  • 1 limon kabuğu rendesi
İrmikli Bölümü İçin Malzemeler:
  • 4 su bardağı süt
  • 7 yemek kaşığı şeker
  • 1 limon kabuğu
  • 1 paket vanilin 
  • 8-9 yemek kaşığı irmik

Limon Kürü İçin Malzemeler:
  • 1/2 çay bardağından az fazla limon suyu
  • 1 çay bardağı + 2 kaşık tozşeker
  • 2 yumurta
  • 3 limon rendesi
  • 100 gram tereyağ (oda sıcaklığında)

Yapılışı:
  1. Pastamıza, tabanını hazırlamakla işe başlıyoruz. Öncelikle bir derince kasede, kek,tereyağ,nutella,ceviz ve limon kabuğunu karıştırıp, yoğuruyoruz. Bunu tart kalıbınına düzgün bir şekilde yayıyoruz, elimizle bastırıyoruz. (Ben altına yağlı kağıt da serdim.) Buzdolabına kaldırıyoruz.
  2.  İrmikli bölümünü yapmaya başlıyoruz. Sütün içine şeker ve irmiğe katıyoruz. Kıvam alıncaya kadar karıştırarak pişiriyoruz. İnmesine yakın limon kabuğu rendesini ekliyoruz. İndirince vanilini de ilave edip, hafif ılınması için kenara alıyoruz. Sonra irmikli tatlıyı, nutallalı tabanın üzerine düzgün bir şekilde yayıyoruz. Yine ılınınca buzdolabına kaldırıyoruz.
  3. Limon kürünü üzerine düzgün şekilde sürüp, servis yapıyoruz. İsterseniz, bir gece dolapta bekletin böyle de güzel oluyor...Afiyet Olsun.



Limon Kürünün Tarifi:

  1.  Limon kürü için limon suyunu küçük bir tencereye alıyoruz. Şekeri ilave ediyoruz, yumurtayı ilave ediyoruz karıştırıyoruz. Ocağa koyup, koyulaşmasını bekliyoruz. Koyulaşmasına yakın limon kabuğunu katıp, kıvam alınca ocaktan alıyoruz. Biraz ılıdıktan sonra, tereyağını katıyoruz  ve iyice çırpıyoruz. Limon kürümüz hazır oluyor. Kavanoza alınıp dolapta bekletilebiliyormuş. Cheesecake için çok güzel bir tarif bu. Şahsen ben de bayıldım. Tarif için 100'de 100 Marifet 'e teşekkür ediyorum. 

26 Eylül 2013 Perşembe

Karışık Meyve Püreli Puding ve Bloklardan Hediye Çekilişleri


                       Bir pazar gününde, kızlar koşarak mutfağa yanıma geldiler. "_Anne, puding oldu mu?" dediler. Benden oldu onayını alınca da henüz dolaba bile kaldırmadığım pudingleri masanın üzerinde görüp, ellerine birer kaşık alıp daldılar birine. Abartmıyorum, ikisi birlikte, muhteşem olmuş, şahane olmuş, en güzel şeyleri onların anneleri yaparmış gibi bir sürü iltifatlar ettiler tabi bir taraftan da bir kase pudingi birlikte hüplettiler :)
                       Sütlü tatlıları çok seviyorlar. Bir de meyve sevgileri eklenince buna, karşı konulmaz oluyor. Şeftali, elma ve erik kullandım meyve püresi için. Üçünün birden aroması denemeye değer gerçekten. Hafif mayhoş olmasını isterseniz şeker miktarını azaltabilirsiniz. Her şekilde iyi gidecektir. Kalın sağlıcakla...


Orta boy 6 kup için:

Malzemeler:

  • 4 su bardağı süt
  • 2 türkkahvesi fincanı şeker
  • 1 türkkahvesi fincanı un
  • 1 silme yemek kaşığı nişasta
  • 1 yumurtanın sarısı
  • şekerli vanilin
Üzeri için:

  • 2 adet şeftali
  • 1 adet elma
  • 2 adet mürdüm eriği
  • 1/2 türkkahvesi fincanı şeker 
  • 1 tatlı kaşığı nişasta
  • 1 türkkahvesi fincanı su
Yapılışı:
  1. Süt, şeker,un,nişasta ve yumurta sarısını bir tencereye koyup iyice çırpın. Sonra ocağa alıp, sürekli karıştırarak kıvam alıncaya kadar pişirin.
  2. Ocaktan alınca içine vanilini ilave edip bir daha çırpın. Eşit miktarda kaselere ayırın.
  3. Şeftali, elma ve eriğin kabuklarını soyup, blendıra yerleştirin. İçine şekeri de katıp püre haline getirin.
  4. Hazırladığınız püreye nişasta ve su katıp, kaynatın. Göz göz olup kaynayıncaya kadar karıştırın ve bu şekilde de biraz kaynattıktan sonra ocaktan alın ve soğumaya bırakın.
  5. Püre soğuyunca, pudinglerin üzerine eşit miktarda yayın. (Biraz artabilir)
  6. Soğuması için buzdolabında 2 saat bekletin. Afiyet olsun...

Öncelikle ilk hediye vermek isteyen arkadaşımız Değmesin Yağlı Boya. Bugüne kadar pek çok bloğa header yapmış olan arkadaşımız 10 kişiye daha header yapmaya talip.Umarım biri ben olurum ...
Değmesin yağlı boya 10 kişiye header(anasayfada bulunan geniş resim)hediye ediyor 10 kişiden biri olmak için buraya tıklayın:Mutluluğum Seninle Artsın-Şartsız 10 header Hediye!
                               

İkinci çekiliş Mutfak Dili arkadaşımdan 6. yılına özel . Yukarıda resimde görülen cicileri hediye etmek istiyor. Siz de hediye çekilişine katılmak isterseniz, Mutfak Dili 'ni ziyaret edin. 

Üçüncü çekiliş ise Aylin ' den. Yukardaki arabalı cicileri gönderiyor.  Katılmak isteyenler buradan daha fazla bilgi alabilirler. 

6 Eylül 2013 Cuma

Vişneli-Limonlu Muffin



            Bol gezmeli, güzel ve sıcak sofralı, bol sohbetli günler yaşıyorum. Okula başlamanın bu kadar az kaldığı şu günlerde, "_Bu gün nereye gitsek?" der olduk adeta.
           Pazartesi küçük kızım Bengisu okula başlayacak. Birinci sınıflı olan kuzumla birlikte üçüncü kez birinci sınıfı okumak  üzere hazırlandık :) Malum, çocuklar kadar anneler de birinci sınıfta zorlanıyor, hatta belki de öğrencilerden daha fazla...

           

          Bu Muffinlere gelince, perşembe günü arkadaşım Serpil, bizi kahvaltıya çağırdı. Ben de elim boş gitmemek için bu muffinleri yaptım. Daha doğrusu mutfaktaki küçük yardımcım İzgim ile birlikte yaptık. 
          Kızımın eli değdi ya, daha bir güzel oldu sanki :)

              Vişneli-Limonlu Muffin İçin malzemeler:
(18-20 adet küçük kalıpta muffin çıkıyor)
  • 2 yumurta
  • 2 çay bardağı toz şeker
  • 1 çay bardağı sıvıyağ (Çay bardakları orta boy büyüklükte)
  • 1 çay bardağı süt
  • 1/2 çay bardağı limon suyu
  • 1 limonun kabuğunun rendesi
  • 9 tepeleme kaşık un
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket şekerli vanilin
  • 1 küçük kase çekirdekleri çıkarılmış vişne

Yapılışı:
  1. Şekerle yumurtaları iyice çırpıyoruz.
  2. Süt, sıvıyağ,limon suyu ve limon kabuğu rendesini katıyoruz.
  3. Un eklemeye başlıyoruz. Unla birlikte vanilin ve kabartma tozunu da ilave ediyoruz. Karıştırıyoruz.
  4. Muffin kalıplarına döküyoruz.( Kalıplarda boşluk kalacak şekilde koyun)
  5. En son üzerlerine vişneleri ekliyoruz. Her bir muffin kalıbına 3-4 adet gelecek şekilde vişne ekliyoruz. (Kalıplara ve damak tadınıza göre azaltıp çoğaltabilirsiniz)
  6. Önceden ısıtılmış 180 derecede fırında hafif pembeleşinceye kadar pişiriyoruz. (Ben diziye dalıp biraz fazla bırakmışım :))
  7. İsteğe göre üzerine pudra şekeri serpebilirsiniz. Afiyet Olsun...






24 Ağustos 2013 Cumartesi

Kızılcık Şerbeti ve Kızılcık Marmelatı

              Kızılcık yada bilinen diğer adıyla kiren meyvesinin yararları o kadar çok ki... Bunlardan birkaçını söylemeden geçemeyeceğim dostlarım.

  • Mideyi güçlendirir
  • Vücut direncini artırır
  • Bağırsak yaralarına iyi gelir
  • Ateş düşürücü etkisiyle özellikle menepoza iyi gelir
  • Böbrek taşlarının düşürülmesine yardımcı olur
  • Gazı önler
  • Ağız yaralarını giderir
  • Mikrop öldürücüdür.
  • İltihaplanmayı önler ve alerjileri azaltır.   

              Kızılcık şerbetine bayıldım ben doğrusu. 1 kg kızılcıktan hem şerbet, hem de küçük bir kavanoz marmelat yaptım. Hem de ayrı ayrı değil, şerbet yapımında kullandığım kızılcık taneleriyle... İçim elvermedi o güzelim taneleri atmaya. Siz de bir taşla iki kuş tutabilirsiniz. Önce suyunu içer sonra, marmelatını yersiniz. Şiddetle öneririm.

Kızılcık şerbeti için malzemeler:

  • 1 kg kızılcık
  • 3-4 su bardağı toz şeker (damak tadınıza göre)
  • 3 litre su
  • 1 adet kabuk tarçın
  • birkaç damla limon suyu
Yapılışı:
  1. Kızılcıkları ayıklayıp yıkıyoruz. Tencerede suyunu koyup, tarçını da ekleyip,  kaynamaya alıyoruz.
  2. 15 dakika kaynayınca, içine şeker ve limon suyunu ilave ediyoruz. Biraz da bu şekilde kaynatıyoruz. Soğumaya bırakıyoruz. Afiyet Olsun...
             
               Kızılcık şerbeti bitmeden önce 2 su bardağı kadar şerbetten ayırın, bunu marmelat için kullanacağız. 
Kızılcık marmelatının yapılışı:

  •               Kızılcık şerbeti için suyunu süzünce, geriye kalan tanelerini bir süzgece alın. Elinizle bastırarak püresinin alta geçmesini sağlayın. (Bu kısım biraz zor olacaktır.)
  • Bu pürenin üzerine 1 su bardağı toz şeker ve 2 su bardağı kızılcık şerbetinden ekleyin. Kaynamaya bırakın. Kıvam alınca ocaktan alıp sıcak sıcak kavanoza alın. Afiyet Olsun...

1 Ağustos 2013 Perşembe

Vişneli Armut Tatlısı



     Saat epey geç oldu, birden tatlı yapmak mı istediniz. Yaza uygun hem hafif hem meyveli hem de serin birşeyler olsun istiyorsunuz, bir o kadar da kolay olsun. O zaman gelin bu tatlıya kulak verin. Denemenize değecek.
       O kadar kolay ve o kadar hoş bir tatlı ki, kesinlikle tekrarı gelecektir. Hatta, misafirlere de yapmayı düşünüyorum. Eğer buzlukta kış için kaldırdığınız vişneleriniz ve 4 armutunuz varsa, tatlınız hazırdır. Hafif ekşimsi ve tatlı pembe renkli bu tatlıya bayılacaksınız.  Armutu ne kadar çok kullandığımı bir kez daha fark ettim. Sizler de benim gibi armutseverlerdenseniz Safranlı Armut Tatlısı 'nı da öneririm. Şimdiden afiyet bal olsun...

Vişneli Armut Tatlısı İçin Malzemeler:

  • 4 adet orta boyda ve sertlikte armut
  • 1 su bardağı dondurulmuş vişne (taze de olabilir)
  • 1 çay bardağı +2 yemek kaşığı toz şeker
  • 1 çay bardağı su
  • 1 adet kabuk tarçın
  • isteğe göre vanilyalı dondurma

Yapılışı:
  1. Armutların kabuklarını soyup, ortadan ikiye ayırın ve ortasındaki çekirdek kısmını çıkarın. Ortaları yukarıya gelecek şekilde yanmaz tencereye dizin.
  2. Üzerine toz şekeri her yerine eşit miktarda dökün. Vişneleri de armutların üzerine ekleyip, kabuk tarçın ekleyin. Üzerine suyunu koyup, ağzı kapalı olarak kısık ateşte pişirin
  3. Armutlar yumuşayınca, armutları bir tabağa ayırın. Vişnelerle birlikte, vişne suyunu kıvam alıncaya kadar kaynatmaya devam edin. Tekrar armutları tencereye alıp, ocağın altını kapatın. Tencerenin ağzını kapatarak, bu şerbetin içinde armutların bir süre daha durmasını sağlayın.
  4. Servis esnasında, vişnelerle birlikte  vanilyalı dondurma da kullanabilirsiniz. Şahsen bizim ev ahalisi tarafından böylesi sevildi. Afiyet Olsun...

   

30 Mart 2013 Cumartesi

Elmalı Bisküvi - Bengisu'nun Doğum günü ve Kısa Bir Mola


                 Merhabalar Sevgili Dostlar...
Ev taşımam sebebiyle kısa olacağını umduğum bir süre, sizlerden ayrı kalacağım. Yerleşmem, interneti bağlatmam vs. ne kadar sürerse, o kadar uzayacak ayrılığım. Tez zamanda görüşürüz inşallah.
                  18 Mart günü küçük kızım Bengisu'nun doğum günü. Ablası gibi, onun da doğum gününü, ana sınıfında kutlamayı planlıyorduk. Fakat bu okulda doğum günü kutlanmıyormuş. Son günde bunu öğrenince, alel acele, bir ufak masa hazırladım. O günün menüsünde pırasa dolması ve haşlanmış patateslerim vardı. Pırasa dolması, mecburen masada yerini aldı. Haşlanmış patatesten patates mantısı yaptım. Çocukların sevdiği sigara böreği ve makarna salatası da onların tercihlerine göre hazırlandı. Cevizli çörek ise uzun zamandır yapmayı düşündüğüm bir çörek çeşidi idi.( Bunun üzerinde biraz daha çalışmalıyım ) Babamız da pastayı hazır alıp geldi ki öğle Bengisu okula bırakıldı, akşama geldiğinde masamız hazırlanmıştı. Neyse ki bu sefer de bir şekilde yetiştirdik. İnşallah bir daha ki sefere, pastayı özellikle kendim yaparım.
             Masada bence en güzel şey, bu elmalı bisküvilerdi. Bu tarifi ben Dilek 'ten aldım. Petibör bisküvilerle yapılan bu tatlı, hem yağsız, hem de  meyveli. Ayrıca çok kısa sürede hazırlanıyor. Bence en iyi tarafı ise tadı. Mutlaka denemelisiniz. Bana teşekkür edeceksiniz...




Elmalı Bisküvi için malzemeler:
  • 3 yumurta
  • 2 çay bardağı şeker
  • 2 çay bardağı un
  • 1 paket petibör bisküvi
  • 3-4 elma
  • 1 çay bardağı fındık
  • tarçın
  • 1 portakal kabuğu rendesi
  • 1 paket kabartma tozu
  • üzeri için pudra şekeri

Yapılışı:
  1. Bisküvileri, yağlı kağıdın üzerine, bir sıra halinde dizin.
  2. Yumurta ve şekeri çırp, iyice beyazlaşsın. Üzerine un ve kabartma tozunu birlikte ekle. Portakal kabuğunu ekle, karıştır. 
  3. Elmalı soy, dilimle, bisküvilerin üzerine bir sıra halinde diz. Bisküvilerin üzerine, iri kırılmış fındığı serp ve tarçın serp. 
  4. Hazırladığın yumurtalı harcı elmaların üzerine dök.
  5. Önceden ısıtılmış fırında 170 derecede 30 dakika pişir. Fırından çıkınca biraz beklet üzerine pudra şekeri serp. Afiyet Olsun...

          Ve işte küçük kurbağam için hazırladığım masam. Kusurlarım affola arkadaşlar. Hepinizi Allah'a emanet ediyorum.

Sizleri Seviyorum Kuzularım. İyi ki Varsınız...

1 Aralık 2012 Cumartesi

Ayva Tatlısı



            Mutlu Pazarlar Sevgili Dostlar. Kış sebzeleri, kış meyveleri kullanmanın zamanı geldi. Hava durumuna göre, kış kapıda. Bana kışı hatırlatan meyvelerin başında gelir ayva. Tatlısını yapmak o kadar kolay ki. Hem de kısa zamanda hazır oluyor. 
            Ayva tatlısını yada reçelini, neden kırmızı yapmak isterler bir türlü anlayamam doğrusu. Çekirdeklerinin, tatlının rengini biraz olsun koyulaştırma özelliği olsa da, kıpkırmızı ayva tatlısı bence ayvanın kendi doğal rengine aykırı bir durum. Ben böyle sarı hallerini daha çok seviyorum şahsen.
            Tabiri caizse, ayva tatlısı, tam da lokum kıvamında oluyor. Yumuşak, ve son derece leziz. Hele de pişmiş ayvanın, kendine has aroması gerçekten güzel...
            
Malzemeler:

  • 4 adet ayva (sekiz porsiyon için)
  • 5 çay bardağı şeker (siz bir bardak eksik de tercih edebilirsiniz)
  • 2 çay bardağı su
  • isteğe göre karanfil, kabuk tarçın gibi şeyler de kullanabilirsiniz (ben kullanmadım)
  • üzeri için kaymak (mutlaka öneririm)
Not: Çay bardağı ölçüm, küçük boy cam çay bardağıdır.








Yapılışı:
  1. Ayvaları soy, yarım limonu her yerlerine sürerek kararmalarını önle.
  2. Ayvaların, ortalarını genişlet, (ben sadece ortalarını çıkarmayı tercih ettim) tabanından biraz kes tencereye düzgün otursun. Ortaları üstte kalacak şekilde ayvaları geniş tabanlı bir tencereye yerleştir.
  3. Üzerini örterekten toz şekeri dök. Ayva çekirdeklerini de atmayıp üzerine serpiştir. 
  4. 15 dakika kadar beklet ve ocağa al. Yüksek ateşte şekerler biraz erimeye başlayınca, üzerine suyu ekle, kısık ateşte yavaş yavaş pişsinler. Küçük bir çatal ile pişip pişmediğine karar ver. 
  5. Ocaktan indirince, biraz soğusun, üzerine kaymak koyarak servis yap. Afiyet Olsun...
Not: Ayva tatlısını eğer daha kırmızı olsun istersen, suyunu koyduktan, kısa süre sonra kırmızı gıda boyasından çay kaşığının ucu ile çok az miktarda toz boya kullanmak yeterli gelecektir.

9 Kasım 2012 Cuma

Kestaneli Toplar + Üşengeçlik = Mutlu Son :)


          Bu aralar pek bir üşengecim. Havalar değişti Ankara'da. Soğuk kendini göstermeye başladı, doğalgaz yanmaya başladı. Grip, nezle kapıdadır tabi doğal olarak. Fakat beni en mutsuz eden şey, sabahları kalktığımda karanlık, puslu havayla güne başlamam. Güneşin pırıl pırıl ışıkları sizi çook özleyeceğim anlaşılan...
          Böyle puslu havalarda, ne birşey yapasım var ne de kızların istediği tatlıları. Evde, kaç gündür bekleyen kestaneleri çizip de kavurmak yerine,  düdüklüye koyup, haşlıyorum. Kızım burun kıvırıyor, "_Ben kestane yemem." diyor. Tutturmuş tatlı istiyor.  Ben de "_Sen misin tatlı isteyen?" deyip kestaneleri robota atıveriyorum. Sonra  kızların eline kestaneli harcı veriyorum ve  yuvarlatıyorum. Çikolataya batır. Bu kadar... Bitti gitti...
           Hem benim ufaklıkların tatlı krizi geçiyor, hem de ben, bugünkü tembelliğimden ödün vermeden, kendimi minumum yorarak, tatlı yapmış oluyorum. (İyi fikir tuttum bunu, ben bundan sonra meşakkatli yemeklerden uzak durayım, bak böyle de güzel oluyor nasılsa...)
            Kestane toplarına gelince ; dışına bakıyorsun çikolata, içini yiyorsun, bildiğin kestane...  Bu gün de böyle geçsin. Hadi kalın sağlıcakla...


Tarif buradan alınmıştır.
 Ben bu tarifi Sevgili arkadaşım Gelibolu 17 ye gönderiyorum. Etkinliğin kolay gelsin arkadaşım. 

Malzemeler:


  • 4 su bardağı haşlanmış, soyulmuş kestane (ezilmemiş halde) 
  • 200 ml krema
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • 2 adet vanilin
  • 180 gram bitter çikolata
  • üzeri için hindistancevizi, fındık yada antepfıstığı gibi süsler

Yapılışı:
  1. Haşlayıp soyduğumuz kestaneleri robota atıyoruz. Üzerine pudra şekeri, vanilin ve 5 yemek kaşığı krema katıp iyice robotta çekiyoruz.
  2. Biraz da elimizle yoğurup, yuvarlak küçük toplar yapıyoruz.
  3. Bir tencerede benmari usulü erittiğimiz çikolatayı açmak için arada birer kaşık krema ilave ederek, çikolatanın istediğimiz akışkanlıkta olmasını sağlıyoruz. 
  4. Sonra bu kestane toplarını çikolataya atıp, tepsiye diziyoruz. Dolaba kaldırıyoruz.
  5. İsterseniz hemen sıcakken isterseniz benim gibi daha sonra üzerine fındık kırığı yada başka birşey ekleyerek servis yapıyoruz. Afiyet Olsun...

5 Kasım 2012 Pazartesi

Üzüm Marmelatı ve Tarım Ülkesi Olmak Üzerine




         Bir hayalim var benim, müsadeniz olursa anlatayım:
Türkiye, sağlıklı toplumun, sağlıklı yiyeceklerin, temiz hava, temiz su, temiz toprağın ülkesi olsun istiyorum. Bunu dünyada herkesin kabul ettiği düzeye çıkarabilmemiz mümkün değil mi?
           Türkiye'de GDO 'li hiçbir ürün üretilmesin istiyorum (Bunun yasalarca çok sıkı bir şekilde korunmasını, insan öldürmekle eşdeğer olmasını )  hatta bir o kadar da önemlisi,   dışarıdan hiçbir sağlığa zararlı ürün girememesini. Hibrit tohuma, ifrit kesilmiyelim mesela. Çünkü buna da gerek kalmasın, biz bunları çoktan aşmış olalım. Ülkemiz sınırlarını nasıl koruyorsa, tohumunu ve toprağını da o şekilde korusun istiyorum.       
          Mutfakta çocuklarımın, ailemin yemeğini ben hazırlıyorum. Fakat süt hazır, un hazır, ekmek hazır, yağ hazır vs. Sağlıklı olmak uğruna ekmeğimi, peynirimi, yoğurduğu kendim yapmaya çalışsam da sağlıksız ürünlerden ne kadar sağlıklı ekmekler üretebilirim ki.
         "_ Farkında mısınız bilmem, yeni nesil çürük". Bu benim değil, dün sabah, bakkalda karşılaştığım yaşlı bir teyzenin sözü.
          Benim iki kızım var. Birinde (ufak da olsa ) kalp sorunu, diğerinde astım var. Çevreme bakıyorum, en yakınıma, binamıza. Yukarıdan aşağıya doğru oturanları düşünüyorum. Biri böbrek hastası, biri kalp, ikisi kanser, biri ms, birinde kalsiyum eksikliği var (ileri düzeyde), ikisinde yüksek şeker, üçünde yüksek tansiyon, en sağlıklılarından ben de kansızlık, b 12 eksikliği vs...  Katılmamak elde değil, "Yeni nesil çürük."


      
           Eskiden bize okutulan bir şey vardı. "Türkiye tarım ülkesidir." İşte tam da bunu istiyorum. Tarım ülkesi olmak istiyorum, sağlıklı tarım yapan bir ülkenin, sağlıklı yiyecekleri ile beslenmek istiyorum. Tarım yapanı suçlamak değil niyetim (benim babam da çiftçidir bu arada) Tarım ilaçlarını onlar sokmuyor ya ülkeye, yada onlar üretmiyor ki sonuçta. Zararlı ise niye çiftçiye satılıyor bunlar. Yasadışı yollardan da almıyorlar üstelik.
           Gelin birlikte düşünelim ne yapabiliriz diye. İlk hayal kurup da bu hayalini gerçekleştiren biz olmayız ya ...
           Bugünkü tarife gelince, GDO'suz ve az ilaçlama ile üretilmiş olan üzümlerden yapılan marmelat. Ben de biliyorum GDO nedir, üzümde bu pek rastlanmaz. Bu şekilde, dikkati bu yöne çekmek istedim. Bu üzümler babamın üzüm bağından getirdiklerim. Dalından koparıldığı 15 gün  olduğu halde taş gibi duruyorlar.Nede salkımlarından kopup düşüyorlar.
          Baktım yemekle bitecek gibi değil, bir kısmından marmelat yaptım. Elimdeki üzüm sarı renkli ve kokusuz olanlardandı. O kadar tatlıydı ki şeker ilavesi yapmaya hiç gerek kalmadı. Şimdilik Kalın Sağlıcakla...

Malzemeler:
  • 2 kg tatlı üzüm
  • 3 su bardağı su
  • 1/2 limon suyu  
  • 1 adet kabuk tarçın

Yapılışı:
  1. Üzümleri, salkımından ayırdıktan sonra, derince bir tencereye alalım. (Ben üzümleri tencereye almadan önce tarttım 2 kg geldi)
  2. Üzerine 3 su bardağı su ekleyelim, kaynamaya bırakalım. (Benim üzümlerim çok sulu değillerdi, bu yüzden su ilavesi yaptım. Kullanılacak üzümün cinsine göre su oranını belirlemekte yarar var.)
  3. Üzümler yeterince yumuşayınca, süzgeçten geçirdim.
  4. Tekrar ocağa aldığım üzüm özü, kıvam almaya başlayınca, 1 tane kabuk tarçın attım. İndirmeden 4-5 dakika kadar önce ise limon sıktım. Ocaktan aldığım marmelatı sıcakken kavanoza koydum. Soğuyunca dolaba kaldırdım. Afiyet Olsun...

    29 Eylül 2012 Cumartesi

    Safranlı Armut Tatlısı



              
       Armutu seviyorum,bazen marmelat , bazen salata , bazen tatlı, bazen tart yada bazen böyle sadesini yapmayı... Armut yerken aklıma hep,  "Melekler Şehri" filmindeki o sahne geliyor. Hani Meg Ryan'ın , meleğe armutun tadının nasıl birşey olduğunu anlattığı sahne...Rabbim her meyveye nasıl ayrı renk, ayrı koku ayrı tat vermiş. Sadece bu bile tefekkür sebebi olabiliyor bende.
       Armutu safrana eklemek uzun zamandır aklımdaydı. Zerdeçaldan sonra, armuta o bal rengini verecek şey olarak, safranı kullanmayı düşündüm. Şöyle bir baktığımda ise bunu ilk kez benim düşünmediğimi benden önce de pek çok kişinin bunu yaptığını gördüm. Tüh yine kaçırdım yine birileri benden önce davranmış :)

     Malzemeler:
    • 5 adet irice armut
    • 1 su bardağı + 2 yemek kaşığı şeker
    • 1 tatlı kaşığı safran
    • 1 kabuk tarçın
    • 1 limonun kabuğu (portakal da olabilir)
    • üzeri için nane yaprağı


    Yapılışı:
    1. Armutlar soyulup, sapları çıkartılır. Üzerine 2 kaşık şeker serperiz ve böylece 1-2 saat dinlendiririz.
    2.  Safranı bir bardağı koyup üzerine ılık su koyarız. Böylece bekler.
    3. Armutları derince bir tencereye yatırarak koyarız. Üzerine 1 su bardağı şekeri dökeriz. Kabuk tarçını ve limon kabuğu rendesini de ekleriz.
    4. Safranı süzgeçten süzüp tenceremize suyunu da ekleriz. Üzerinden hafifçe armutlar görünecek kadar su koyup, küçük ocakta pişmeye bırakırız. Arada bir armutları ters yüz ederiz. Üzerine gelen köpüğü alırız.
    5. Armutlar yumuşayınca, şerbet de biraz koyulaşmış oluyor. Armutları servis kasesine alıp, üzerine nane yaprakları ile süsleriz. Servis yaparken özellikle bu şerbetini de üzerine dökeriz. Afiyet Olsun...