Pratik Tarifler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pratik Tarifler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Kasım 2013 Salı

Elmalı-Cevizli Toplar




                  "Evlat" ne kadar tatlı, ne kadar vazgeçilmez ve ne kadar anlatılmaz...
Rabbime binlerce şükürler olsun ki benim iki tane var. Nasip olursa üçüncüsü de yolda. Çocuğun sorumluluğundan, yetiştirememekten, hatta maddi sıkıntılardan cesaret edemeyenlere naçizane küçük bir sözüm var: En az bir tanesine sahip olun.
                   Hele de kalabalık olursa, evet çook zor, her aşaması her hali. Ama inanın insan hiçbirinden vazgeçemiyor, hiçbirine kıyamıyor, hiçbirini diğerine tercih edemiyor. Çok güzel çoook.
                   Kızlarım ikisi de okulda güzel başarılar elde ettiler bu son haftalarda. Gerek öğretmenlerinden, gerekse sınav sonuçlarından aldığımız sonuçlar beni de babasını da çok mutlu etti. Sağ olsunlar, herkesin evlatlarıyla birlikte.
                  Biri dördüncü sınıfta, biri bu sene ilkokula yeni başladı, birinci sınıfta, üçüncüsü de beni görenlerin çok yakında doğuracağımı düşündüğü kadar yakında yolda...
                  Bir anne olarak insan ilk önce, hepsine yetemeyeceğini düşünüyor. Hele böyle ağır ve hantal bir haldeyken... Bazen işler çığırından çıkıyor, yetişmiyor istediğim gibi olmuyor falan falan... Ki ben hep düzgün ve düzenli olsun istiyorum tabi.
                  Sonra bakmışım, herşey yoluna girmiş, bakmışım, herşeyi önce Allah'ımın bana verdiği (ve tabi tüm annelere) güçle yetiştirmişim, başarmışım, güzel güzel sonuçlara ulaşmışım...
                   Sonra o söz aklıma geliyor Başlamak bitirmenin yarısıdır. Hepinize musmutlu günler diliyorum...

Malzemeler:

  • 3 orta boy elma
  • 3 kaşık şeker (isterseniz şeker eklemeyebilirsiniz, elmanın ve kekin tadı kafi gelirse size kalmış )
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
  • 2,5-3 su bardağı robotta çekilmiş kakaolu kek (elmanın sululuk oranına göre)
  • Üzeri için : 1 çay bardağı irice çekilmiş ceviz içi
Yapılışı:
  1. Elmaları soyup rendele, üzerine 3 kaşık şeker ekleyerek, suyunu çekene kadar tavada kavur.
  2. Elmalar soğuyunca, kakaolu kek kırıntısını elmalara ekle. Tarçın ekle, birlikte iyice karıştır.
  3. Küçük toplar halinde al ve ceviz içine bula. Afiyet olsun...

20 Eylül 2013 Cuma

Granül Kahveli Puding



         Kahvenin kokusunu her şeye yakıştırıyorum. Hamilelikten dolayı çay ve kahveye epeyce mesafeli olsam da bir küçük kaçamak yaptım gündüz gündüz. Kızlar da bayıldılar bu tada tabi. İçine katılan krema ve üzerindeki kremşanti epeyce ağırlık verir düşüncesindeyseniz, umduğumuz gibi olmuyor. Belki denemek isterseniz.
         Ben bu tarifi Soframız.com'dan aldım. Birebir de uyguladım. Kalın Sağlıcakla...

Malzemeler:

  • 3 su bardağı süt
  • 1 kutu sıvı krema
  • 3/4 su bardağı kahverengi şeker (ben beyaz kullandım)
  • 2 yemek kaşığı nişasta
  • 3 yemek kaşığı ılık su
  • 1 yemek kaşığı granül kahve
  • Üzeri için: Sade kremşanti
  • 1 su bardağı soğuk süt

Yapılışı:
  1. Krem şanti üzerindeki tarife göre çırpılır ve buzdolabına kaldırılır.
  2. Süt, krema, şeker, nişasta bir tencerede karıştırılır. Ocağa alıp, sürekli başında durarak karıştırılır. Böylece pudingin kıvam alması sağlanır.
  3. Kremanın altını kapatınca, 3 kaşık su ile kahve karıştırılır ve pudinge ilave edilir. Birlikte iyice çırpılır. 
  4. Servis kaselerine alınır ve soğumaya bırakılır. Soğuyunca buzdolabına alınır.Kremşanti üzerine sıkılıp servis edilir.Afiyet olsun...

9 Eylül 2013 Pazartesi

Dereotlu - Peynirli Ekmek Dilimleri


                Yaz tatilinin, son pazar gününde ufaklıklarla yaptığımız kahvaltımız. Pazar sabahı, biraz keyif yapsınlar, okula başlıyacaklar düşüncesiyle sabah geç kalktık. Tabi geç kalkan biz idik. Babamız, yine her zamanki gibi sabahın erken saatinde kalkıp, bizden çok önce uyanmıştı. Sonra başladı "Karnım acıktı" demelere. 
                Ona laf yetiştireyim, bir taraftan da bir karecik olsun görüntü alayım derken, bu kareleri zor yakalıyabildim.


                 Peynirli ekmek dilimlerini, pek çoğunuz yapıyordur. Bizim evde de sevilerek tüketilir. Çıtır ekmek sever aile olarak, peynirli yerine başka malzemelerle de yaptığımız olur. Pratik olan bu tarif arşivde yerini alsın, belki bilmeyenlere de fikir verir dedik. Umuyoruz ki iyi ettik :)

Peynirli -Dereotlu Ekmek Dilimleri için malzemeler:
  • 1 küçük kase beyaz peynir
  • 1 tutam ince doğranmış dereotu (maydanoz yada başka bir yeşillik de olabilir)
  • 1 adet yumurta
  • 1 küçük kase rendelenmiş kaşar peyniri
  • kibrit kutusu kadar tereyağ
  • isteğe göre pul biber ve başka baharatlar (ben kullanmadım)
  • Yeterince ekmek dilimi (Ben 9 dilim ekmek kullandım)
Yapılışı:
  1. Bir kasede, beyaz peynir, dereotu, yumurta ve baharatlar karıştırılır.
  2. Ekmek dilimlerine, ince ince tereyağ sürülür.
  3. Üzerine hazırladığımız peynirli dereotlu karışım sürülür.
  4. En son üzerine kaşar rendesi serpilerek, orta ısıda fırınlanır. Üzeri kızarıncaya kadar kızartılır. Afiyet Olsun...

           



26 Ağustos 2013 Pazartesi

Bamya Kızartması ve Buzlukta Pratik Olarak Bamya Saklama Yöntemi

            Gecenin 24'ünde, eşimin telefonu çaldı. Bu saatte pek de hayırlı telefonlar gelmez, malum. Arayan, eşimin iş arkadaşıydı. Eşim, yıllık iznini kullandığından epeydir yoktu iş yerinde. Arkadaşı ise Çorum/ Sungurlu civarında kaza yapmış, arabaları takla atmış. İki kişilermiş arabada...
            Eşim telefonda konuşurken, beni bir korku aldı. Teknik personel oldukları için işleri gereği, sürekli yoldalar malesef. Hep böyle telefonlardan korkuyorum zaten fakat bu sefer beni daha fazla etkiledi. Artık nasıl korktuysam, karnıma bir ağrı girdi ki sorma... Ağlamaya başladım, bilmiyorum belki korkudan belki de hamileliğe bağlı hormonlardan.
            Neyse ki cana gelmemiş. Kimsenin canı yanmamış. Tek tesellimiz bu. Yine de içim durmuyor, belki bir gün de bana böyle bir telefon gelir korkusuyla bekliyorum... Rabbim polis, asker, şoför vs ailelerine sabır versin. Gerçekten çok zor. Hepsi de Allah'a emanet olsun inşallah. Benim ki de onlarla beraber...
            Kötü başladığım pazar gününe, güzel pazartesiyle veda edip, iyi hafta diliyorum, bütün herkese ve aileme de tabi.
            Gelelim bamya kızartmasına. Teyzemin kızı Nilgün Ablam o kadar methetti ki denemeden edemedim. Ben taze bamyayı yukardaki gibi uzun ve çekirdekli seviyorum. Kuru olursa, çiçek bamya denen o küçücük şekliyle seviyorum. Tam da aldığım bamyalar kızartmalıkmış. Bakmayın böyle iri durduklarına, o kadar tazecikler ki...
            Bamyanın100-150 gram kadarını ayırdım. Bunlardan bamya kızartması yaptım. Domates sosla iyi gider diye çok az da olsa domates sos kullandım. Bence sosa bile gerek yok. Değişik, ve hoş bir deneyim oldu. Zaten bana bamya olsun da, ha çorbası olmuş, ha yemeği yada böyle kızartması...

Bamya Kızartması için malzemeler:

  • 100-150 gram kadar bamya
  • 1 tane yumurta
  • 1/2 su bardağı un
  • 1/2 su bardağı galeta unu
  • tuz
  • kızartmak için sıvıyağ
Yapılışı:
  1. Bamyalar yıkanır, ayıklanır, kurulanır.
  2. Tavaya biraz sıvıyağ konulur.
  3. Bir kaseye, un, birine çırpılmış yumurta, diğerine ise galeta unu konulur. Unun içine biraz tuz ilavesi yapılır.
  4. Bamyalar sırasıyla önce una sonra yumurtaya en son galeta ununa bulanıp, yağda kızartılır. Kızartılan bamyalar, havlu kağıta çıkartılır. Domates sosu ile tüketilir. Afiyet Olsun...

         
           Her sene bamyayı dolaba kaldırırken, domates de ekler biraz kavururduk. Üzerine de bolca sıktığımız limon suyu, o bamyada istenmeyen, salyalanmasını engeller, difrizde saklardık.
            Bu sene arkadaşım Halime'den öğrendiğim bu yöntemi kullandım. Zaten, salçasını, soğanını kavurup koyuyoruz. Ben her sene bu şekilde saklıyorum hiçbirşey olmuyor deyince, bu sene de bu şekilde saklamayı uygun gördüm. Sonuç ne olur, deneyip göreceğiz dostlarım. Gerçi Halime'ye güvenim tamdır.Yoksa bu şekilde saklamazdım.

Buzlukta Pratik Bamya Saklama Yöntemi

Bamyaları önce yıkıyoruz. Sonra süzgece alıp suyunu süzdürüyoruz. Daha sonra ise, kağıt havlu ile iyice kurumasını sağlıyoruz.
Bamyalarımızın sap kısımlarını ayıklıyoruz. Sizinkiler küçükse kesmenize gerek yok. Benimkiler büyük olduğu için, kesmeyi tercih ettim. 2'ye yada 3'e ayırdım bamyaları. Buzdolabı poşetine koyup, buzluğa kaldırdım. Rabbim ağız tadıyla yemeyi nasip etsin inşallah...    

17 Mart 2013 Pazar

Lahana Salatası Eşliğinde Mim

       
        Merhabalar Sevgili Dostlar...
        Yeni bir haftaya başladık, karla kışla :)
         Bu beklediğim birşey değildi kabul etmeliyim. Ne de güzel bahar moduna girmiştik. Sadece bizler mi, tabiat bile çiçeklenmişti. Yazık oldu güzelim çiçeklere...
         Her kötü şeyde bir hayrın olduğu düşüncesiyle, lahanalı tariflerim yayınlanacak ortamı bulmuş oldu. Lahana kış sebzesidir ya, bu yüzden bahar havalarına pek yakıştıramıyordum kendilerini. Bu zavallıcıklar ise öylece kalakalmışlardı. Neyse ki bir fırsat doğdu, sizlerle buluştu.
         Lahana salatasını bilmeyen yok tabii. Her ne kadar biraz gecikmiş olsam da, eklemeden edemeyeceğim bir salata bu. Malzeme ekleyip çıkarmaya da elverişli. Yeşil elmayı özellikle öneririm, elmanın ekşiliği salataya çok yakışıyor. Denemeniz dileğiyle...


Malzemeler:

  • Küçük bir lahananın 1/4 ' ü
  • 1 adet yeşil ekşi elma
  • 3 yemek kaşığı yoğurt
  • 1 diş sarımsak
  • 1 kaşık mayonez (isteğe göre)
  • tuz
Yapılışı:
  1. Lahanayı yıkayıp doğruyoruz.
  2. Elmayı yıkayıp, rendeliyoruz.
  3. Bir kaseye aldığımız malzemelerin üzerine yoğurt, mayonez ve ezilmiş sarımsak ekliyor ve karıştırıyoruz. Afiyet Olsun...

 Bu kısacık salatamızın tarifini verdikten sonra sıra gelsin mim sorularına :)
 Uzun bir aradan sonra, çok sevdiğim ablacığım Emine Kaya beni mimlemiş. Bayağı da enterasan ve zorlu sorular sormuş kendisi.

1) En son kime yalan söyledin, neden?
 - Hatırlamıyorum gerçekten ama beni bilen bilir, yalanla işim olmaz. Sözümde, özümde doğru olmaya, olağan gücümle gayret ederim.
2) Biz okumuyoruz farzet, kendine bir itirafta bulun.
   Ne kadar çabuk geçiyor yıllar, daha yapmak istediğim ne çok şey vardı geçen sene için, bu sene için bile mart yarıyı geçti, ben planlarımın hiçbirini gerçekleştiremedim. Yetişemiyorummm...
3) Şu an istediğin işi mi yapıyorsun?
  Ev hanımıyım, istediğim hatta hayal bile etmediğim birşeydi bu.
4) Mutlu musun?
Elhamdülillah. Evet mutluyum çok şükür.
5) Keşke?
Keşke demek dilime bir yapıştı ki. Özellikle de kızlarım "_Anne keşke demek günahmış deme " dedikleri halde. Ufaklık ne zaman keşke desem. "_Anne yine dedin o kelimeyiiii" diye uyarıyor. Gerçekten de öyle olması gerekiyor Dün bitti, yarın da gelecek, o halde bugünü yaşa felsefesi. Bir de Keşke deyip geçmişe takılıp kalmaktansa, inşallah deyip geleceğe bakmalı  diye düşünüyorum.
6) Sence ideal eş nasıl olmalı?
Bunu yıllar önce sormalıydınız bana. Hatta ben o zamanlar ciddi ciddi düşünmeliydim. Zıtlıkları çekicilik gibi görmezdim belki. Neyse cevaptan da anlaşılacağı gibi, ideal eş kişiliğimize en yakın eş olmalı bence. Çok farklı insanların ortak bir nokta bulması yıllar geçtikçe çok zorlaşıyor çünkü :(
7)Nerede yaşıyorsun ve ömrünü nerede geçirmek istiyorsun?
Ankara ' da yaşıyorum. Seçme şansım olsa, ömrümü deniz kıyısında küçük sessiz bir kasabada geçirmek isterim. Hep bunun hayalini kurarım.
8) Korkuların neler?
Bu aralar, hayatımın muhasebesini bol bol yapar oldum. Geçmişe dönüp baktığımda, çok hatalar ve verimsiz geçirdiğim yıllar görüyorum. Bundan sonraki hayatımı da aynı şekilde, boş şeylerle geçirmek en büyük korkum şu aralar.
9)Seni en çok ne mutlu eder?
Kızlarımın büyüyüp iyi insanlar olarak yetişmeleri.
10) Hayatında en çok utandığın an/anı...
O kadar çok ki... Ben yaratılış itibari ile biraz utangaç bir yapıdayım zaten.
11) Kendinde en çok sevmediğin özellik.
Maymun iştahlıyım, bir gaza gelirim, şöyle yapacağım böyle yapacağım. Maalesef bu kalkışların çoğu boşa çıkar. En sevmediğim özelliğim bu sanırım.

Malum mim soruları cevaplanınca sıra gelir başkalarına sormaya. Fakat ben bu kez herkese sormak istiyorum. Yani  cevaplamak isteyen bütün arkadaşlara gönderiyorum. Cevaplamak isteyenlere şimdiden kolay gelsin... Kalın Sağlıcakla...

6 Aralık 2012 Perşembe

Çiğ Börek Yada Çi Börek






              Çiğ Börek yada Çi Börek Eskişehir' e özgü sanıyordum. Biraz araştırdıktan sonra ise, Kırım Tatar böreği olduğunu öğrendim. Şırbörek, çuborek diye söylenirmiş. Bir diğer söylenti ise, böreğin adının aslında Çi börek olduğu bunun ise Kıpçak türkçesinde "lezzetli" anlamına geldiği yönünde.
    Yapımı oldukça basit bu börek çeşidi, diğer yağda kızartılan hamurlar gibi, lezzetli. Denemeniz dileğiyle...

Malzemeler:
  • 3 su bardağı un (gerekirse biraz daha un ilavesi yapabilirsiniz)
  • 1,5 su bardağı kadar ılık su
  • 1 tatlı kaşığı tuz
İç Harcı İçin:
  • 1/2 kg kıyma
  • 1 orta boy soğan
  • 1 adet kabukları soyulmuş doğranmış domates
  • 1/2 demet maydanoz
  • tuz
  • karabiber
  • 1 çay kaşığı kimyon



Yapılışı:
  1. Un derince bir kaseye elenir, ortası açılır, tuz eklenerek, ılık su azar azar ilave edilerek, yoğurulur.
  2. Hamur dinlenmek için bir kenara, üzeri nemli bezle örtülerek alınır.
  3. Bu arada iç harcımız için gereken, malzemeleri bir kasede elimizle yoğururak hazırlamaya başlarız. Soğan ve maydanoz ince kıyılıp baharatlar ve tuz da kıymaya katılınca, biraz iç harcı yoğururuz.
  4. Hamurdan ceviz büyüklüğünde bezeler alarak, yuvarlarız. Kahve tabağı büyüklüğünde açıp, bir tarafına, haçtan koyarız. Kapatıp, kesme aparatı ile ile keseriz. Bu işlem aynı zamanda, hamurumuzun uç kısımlarının birleşmesini ve kıymanın kızarırken dışarıya çıkmamasını da sağlayacaktır.
  5. Bir tavaya kızgın yağ koyup, içine böreklerimizi atarız. Arkalı önlü kızartıp, kağıt havlu üzerine çıkarırız. Sıcak tüketilir. Afiyet Olsun...

29 Kasım 2012 Perşembe

Kaparili - Tavuklu Makarna



         Merhabalar Sevgili Dostlar. Hayırlı cumalar diliyorum hepinize. Uzun diyebileceğim bir aradan sonra, tekrar sizinle beraberim. Bu süre zarfında, yatılı misafirlerimi ağırladım hayırlısıyla, çocukların okulları ve yeni evin birtakım hazırlıkları sürdü. Bir de şu pek çoğumuzun başında olan, bloggarın resim kotası sorununa takıldım tabi. Cafe Portakal, Deryayla Lezzetler ve Muhabbetin Zerreleri  'den  aldığım öneriler sayesinde bunu da hallettim, şimdilik tabii. Hepsi de sağ olsunlar...
         Kapari, bir bitkinin çiçek açmamış, tomurcuk kısmı oluyormuş. Tomurcuklar açılmadan toplanıyor, öyle tüketiliyormuş. Hatta halk arasında "gebere" olarak bilinen bu bitki, aslında biraz da arsız oluyor, heryerde yetişebiliyormuş. Yöre halkının "gebere" dediği bu bitki, yararlarının öğrenilmesinden ve pazarının oluşmasından sonra, kıymetli oluvermiş :)
        Makarnamıza gelince, ben daha önce kapariyi hiç denemedim. Yararlarını okuyunca, markette gördüğüm turşusunu almaya karar verdim. Ortaya bu şekilde bir makarna çıktı. Kaparinin turşusu, yeterince yararlı olmuyormuş, bu yüzden reçelini öneriyorlar. Naçizane sizlere belki fikir verebilir düşüncesiyle, 1 aydır bekleyen bu güzelim makarnaya geçelim isterseniz. Şimdilik, Hoşçakalın...

Kaparili - Tavuklu Makarna İçin Malzemeler:

  • 1/2 paket makarna
  • 2 kaşık sıvıyağ
  • 1 adet kuşbaşı doğranmış tavuk göğsü
  • 5-6 adet çeri domates
  • 2-3 adet sarımsak
  • 1 tatlı kaşığı kapari turşusu (tabak başına)
  • Üzeri için rendelenmiş kaşar yada istediğiniz bir peynir çeşidi.

Yapılışı:
  1. Makarnayı az tuzla haşlayın. Fazla dağılmadan, hafif diri olacak şekilde haşlayın.
  2. Sarımsakları doğrayın, biraz sıvıyağ ve tavuk göğsünü, kısık eteşte, birlikte kavurun. Üzerine tuz ve çeri domates ekleyip kavurmaya devam edin.
  3. Haşlanmış makarnayı, süzdürüp, bu karışıma katın. Biraz da böyle soteleyin.(Lezzeti makarnaya geçinceye kadar)
  4. Makarnayı, servis tabağına alıp, üzerine kapari turşusu ekleyin. En üstüne rendelenmiş peynir katabilirsiniz. Afiyet Olsun...

17 Kasım 2012 Cumartesi

Muffin Şeklinde Şık Kumpirler


               
                  Bir dertleri vardı besbelli. Sürekli, yanyana geliyor, fısıl fısıl konuşuyorlardı. Birbirlerinin kulaklarına eğiliyor, kimseye sezdirmemeye çalışıyorlar. Belli ki bir planları var, henüz yapmayıp, yapmaya teşebbüs edecekleri.
                 Kimlerden mi bahsediyorum? Tabii ki benim ufaklıklardan. Meğer bana bir sofra hazırlamakmış bütün bu çabaların sebebi. Girip dolaptan ne buldularsa onları tabaklara koyup, kahvaltı sofrası hazırlamışlar. Bardakların yanına da birer çikolatalı gofret koymuşlar. Beni de çağırıp, "_Anne, biz sana sürpriz yaptık." dediler.
                " Kuş gördüğü yuvayı yapar." dedikleri bu olsa gerek. Nasıl mutlu oldum anlatamam. Gerçi ben beş çayı saatlerinde, ikinci kahvaltıyı yapmış oldum ama :)  Darısı bütün annelerin başına.
                  Facebookta, bir paylaşımda gördüm bu şekilde kumpir sunumunu. Nerede gördüğümü paylaşmak isterdim fakat, not almamışım. Sıradan kumpir yapımını, muffin kalıplarında uyguladım sadece, hepsi bu. Sizler de misafirlerinize yada kendinize, bu şekilde yapılan servis ile minik hediye verebilirsiniz. Benim afacanlar bayıldılar bu kumpirlere. Mutlu pazarlar geçirmeniz dileğiyle...

Malzemeler:

  • 4 adet orta boy, haşlanmış patates
  • 1 tatlı kaşığı tereyağ
  • 2-3 yemek kaşığı kaşar
Üzeri için:
  • kornişon turşu
  • haşlanmış bezelye
  • yeşil ve siyah zeytin
  • haşlanmış mısır
  • sosis
  • mayonez
  • ketçap

Yapılışı:
  1. Patatesleri soyup, bir tencereye alıyoruz, ve üzerine tuz ekleyip, kısık ateşte pişmesini sağlıyoruz.
  2. Patatesler sıcakken, rendeden yada robottan geçiriyoruz. Üzerine tereyağ ve kaşar rendesini katıp, yoğuruyoruz. 
  3. Mini muffin kalıplarının içine bu patatesli harçtan yeteri kadar koyuyoruz.
  4. Üzerine küçük küçük doğradığımız, kornişon, ve sosislerle birlikte bezelye ve mısır da ekleyip, 4-5 dakikalığına sıcak fırına sürüyoruz. 
  5. Çıkartınca üzerine isteğe göre mayonez ve ketçap dökerek servis yapıyoruz. Afiyet Olsun...

Ben bu tarifimi arkadaşım Gelibolu 17/Mideden Kalbe 'ye gönderiyorum. Etkinliğinde bol katılımlar diliyorum.

13 Kasım 2012 Salı

Lalanga Tarifi


Her şey yolunda gidecek mi sandın
Barikatsız, setsiz yolların hani
Sen de dünyanın yalanına kandın
Altının, gümüşün, pulların hani

Sen böyle değildin, sana ne oldu
Feleğin oyunu seni mi buldu
İnsanlar kapında köleydi, kuldu
Nerde kölelerin kulların hani

Sen çareydin, gerisi hep naçardı
Kederler, elemler senden kaçardı
Gülünce yüzünde güller açardı
Cemalinde açan güllerin hani

İmkanların vardı, dağlar aşardın
Nasıl istiyorsan öyle yaşardın
Yel gibi eser, sel gibi coşardın
Rüzgârların dindi, sellerin hani

Dediğim kişi herkes olabilir
İsteyenler üstüne alabilir
Kamil'in de başına gelebilir
Derler ki: Görkemli hallerin hani


             Nasıl, güzel olmuş değil mi? Ben yazmadım tabiiki de. Şiirin, şairi kuzenim olur. Kendisi türkçe öğretmenliği mezunu olup, yatkındır böyle şeylere. Facede görünce ben de sizlerle paylaşayım istedim. Ben beğendim şahsen, umarım sizler de beğenmişsinizdir bu acemi şairi :)

             Lalangaya gelince,  yıllardır yaparım. Tarifi nerden öğrendim, onu bile hatırlayamıyacak kadar uzun süre oldu. Kahvaltılık, hatta öğlen atıştırmalık harika bir şey bu. Belki krep, belki cızlama, belki adı başka birşey oluyor. Ben dereotlusunu seviyorum, bu yüzden bir kısmını sade yapsam da bir kısmını dereotlu yapıyorum. Bu tabağın tamamını yedim sanmayın, tombul dediysem o kadar da değil yani... 

           
           
Malzemeler:

  • 2 yumurta
  • 2 su bardağı süt
  • 4 çorba kaşığı rendelenmiş kaşar
  • 1 çorba kaşığı sıvıyağ
  • 1 tatlı kaşığı tuz (silme)
  • aldığı kadar un
  • kızartmak için biraz sıvıyağ
  • isteğe göre dereotu

Yapılışı:
  1. Yumurtayı derince bir kasede çırp. İçine tuz ekle, sıvıyağ ekle, süt ekle karıştır.
  2. Azar azar unu ekle, boza kıvamına gelince üzerine kaşar rendesini de ekle ve istersen dereotu yada maydanoz gibi yeşilliklerde ekleyebilirsin. Karıştır.
  3. Yanmaz tavaya biraz sıvıyağ kat. Kepçeyle (dolu olmadan) al ve küçük yuvarlaklar halinde dök. 
  4. Kısık ateşte, bir tarafı pişince, zaten hamuru kaldırabilir hale gelir, böylece diğer tarafını da çevirerek, pişir.
  5. Sıcak servis yap. Afiyet Olsun...

31 Ekim 2012 Çarşamba

Susamlı Nohut Salatası


               Merhabalar Sevgili Dostlar... Geçen süre zarfında, bir Kurban bayramı, bir de Cumhuriyet bayramını geride bıraktık. Her ikisini de büyük bir coşkuyla kutladık. Bayramlarla dolu tatilimiz oldu :)
               Tatil uzun olunca, tekrar bloğa dönüp tarifler paylaşmak da zor oldu haliyle. Epeydir bekleyen nohut salatam da böylece araya sıkışıverdi.
                Nohut salatası, hem besleyici, hem de hane halkına bakliyat yedirmenin başka yolu olduğu  için, favori salatalarım arasında. Ah bir de kabuklarını soyma kısmı olmasa :(
                Tavsiyemdir.

Malzemeler:

  • 1 büyükçe kase nohut (haşlanıp kabukları soyulmuş)
  • birkaç dal taze soğan
  • 2 adet salatalık (ben birini kullanmadım)
  • bir tutam maydanoz
  • küçük bir parça kırmızı lahana
  • 1 adet küçük kırmızı biber 
  • (maraş biberi)
  • üzeri için susam
  • sıvıyağ ve limon


Yapılışı:
  1. Nohutları derince bir kaseye alıyoruz.
  2. Soğan, lahana, maydanoz, kırmızı biber, salatalık hepsini küçük küçük doğruyoruz. Nohutların üzerine ekliyoruz. Tuzunu da ekliyoruz bu esnada.
  3. Bir küçük bardak yada kasede, limon suyu ve sıvıyağı karıştırıp kaseye ekliyoruz. Salatayı servis kaselerine alıp, üzerine susam serperek servis yapıyoruz. Afiyet Olsun...

11 Eylül 2012 Salı

Papara


                    Papara, bayat yada sert ekmekten yapılan bir kahvaltılık. Bayat ekmekleri hep ekmek köftesi mi yapacağız? Bir de böyle deneyin derim. Şahsen ben çok seviyorum, Denemeniz Dileğiyle...

Papara için malzemeler:

  • İstediğiniz kadar ekmek dilimi(küp doğranmış)
  • 1 yumurta
  • 1 çay kaşığı kırmızı toz biber
  • 1/2 çay kaşığı karabiber yada beyaz biber
  • 1/2 kaşık kimyon
  • 1/2 çay kaşığı isot yada kırmızı pul biber
  • 1/2 yemek kaşığı salça
  • sıvıyağ
  • 1/2  çay bardağı kadar ılık su




Yapılışı:
  1. Yanmaz bir tavaya, biraz sıvıyağ koyup, içine salça katıyoruz. Biraz kavurduktan sonra, ekmekleri katıp iyice her tarafını kızartıyoruz. 
  2. Üzerine baharatları katıp tekrar karıştırıyoruz.
  3. Üzerine suyu ekleyip, kapağını kapatıyoruz, kısık ateşe alıyoruz. Biraz buharlaşsın.
  4. Bir yumurtayı küçük bir kasede çırpıp, yemeğe katıyoruz. 
  5. Yemeye hazırdır paparamız afiyet olsun...


5 Eylül 2012 Çarşamba

Pratik Tirit Yemeği


                 Tirit yemeğini bilenler bilir "Yukardaki de tirit mi?"  diyebilirler doğal olarak. Bu "pratik tirit", yada çok kullanılan şekliyle "yalancı tirit". Bizim yöremizde tirit yufka ile yapılır ve yahni tarzında pişirilen et kullanılır. Onun lezzeti bir başkadır. İnşallah onu bir başka zaman paylaşırım.
               Bu yemeğin tek püf noktası ekmeğin seçimi. Sert olmalı ekmek, lapa gibi olmamalı suyu çektiği zaman. Ben, bizim yöresel ekmeğimizi kullandım. Bu ekmeğin özelliği; ekşi mayalı, köy fırınlarında pişen, kalın kabuklu ekmek olması. Pratik bir öğlen yemeğinde tüketildi tarafımızca. Belki sizlere de fikir verebilir düşüncesiyle paylaşılmaya değer görüldü. Sevgiyle kalın dostlarım.

Malzemeler:
  •  Tabak sayısına göre ekmek dilimi (ben bir tabak için 2 incecik dilim kullandım)
  • Üzerine yine tabak sayısına göre 100 gram kadar kıyma kullandım tabak başı (daha da az olabilir)
  • 1 tane küçük soğan
  • 1 orta boy domates
  • 1 diş sarımsak
  • 1/2 tatlı kaşığı karabiber
  • isteğe göre kimyon 
  • Üzerine isteğe göre yoğurt
  • tuz

Yapılışı:
  1. Soğanı küp şeklinde mümkün olduğunca ince kıyıyoruz. Çok az sıvıyağda hafifçe kavuruyoruz.
  2. Soğanlar kavrulurken, içine kabukları soyulup küçük küpler halinde domates ve sarımsak da eklenir.
  3. 1 su bardağı su eklenir. Bir iki fokurdadıktan sonra indirilir.(gerekirse suyu çoğaltabilirsiniz)
  4. Ekmekleri, ince dilimler halinde doğrayıp, kare kare doğrarız. Üzerine hazırladığımız kıymalı harcı döker, suyuyla ekmeklerin ıslanmasını sağlarız. İsteğe göre yoğurt da ekleyibilirsiniz. Afiyet Olsun...