Değişik Tatlılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Değişik Tatlılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Kasım 2013 Salı

Elmalı-Cevizli Toplar




                  "Evlat" ne kadar tatlı, ne kadar vazgeçilmez ve ne kadar anlatılmaz...
Rabbime binlerce şükürler olsun ki benim iki tane var. Nasip olursa üçüncüsü de yolda. Çocuğun sorumluluğundan, yetiştirememekten, hatta maddi sıkıntılardan cesaret edemeyenlere naçizane küçük bir sözüm var: En az bir tanesine sahip olun.
                   Hele de kalabalık olursa, evet çook zor, her aşaması her hali. Ama inanın insan hiçbirinden vazgeçemiyor, hiçbirine kıyamıyor, hiçbirini diğerine tercih edemiyor. Çok güzel çoook.
                   Kızlarım ikisi de okulda güzel başarılar elde ettiler bu son haftalarda. Gerek öğretmenlerinden, gerekse sınav sonuçlarından aldığımız sonuçlar beni de babasını da çok mutlu etti. Sağ olsunlar, herkesin evlatlarıyla birlikte.
                  Biri dördüncü sınıfta, biri bu sene ilkokula yeni başladı, birinci sınıfta, üçüncüsü de beni görenlerin çok yakında doğuracağımı düşündüğü kadar yakında yolda...
                  Bir anne olarak insan ilk önce, hepsine yetemeyeceğini düşünüyor. Hele böyle ağır ve hantal bir haldeyken... Bazen işler çığırından çıkıyor, yetişmiyor istediğim gibi olmuyor falan falan... Ki ben hep düzgün ve düzenli olsun istiyorum tabi.
                  Sonra bakmışım, herşey yoluna girmiş, bakmışım, herşeyi önce Allah'ımın bana verdiği (ve tabi tüm annelere) güçle yetiştirmişim, başarmışım, güzel güzel sonuçlara ulaşmışım...
                   Sonra o söz aklıma geliyor Başlamak bitirmenin yarısıdır. Hepinize musmutlu günler diliyorum...

Malzemeler:

  • 3 orta boy elma
  • 3 kaşık şeker (isterseniz şeker eklemeyebilirsiniz, elmanın ve kekin tadı kafi gelirse size kalmış )
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
  • 2,5-3 su bardağı robotta çekilmiş kakaolu kek (elmanın sululuk oranına göre)
  • Üzeri için : 1 çay bardağı irice çekilmiş ceviz içi
Yapılışı:
  1. Elmaları soyup rendele, üzerine 3 kaşık şeker ekleyerek, suyunu çekene kadar tavada kavur.
  2. Elmalar soğuyunca, kakaolu kek kırıntısını elmalara ekle. Tarçın ekle, birlikte iyice karıştır.
  3. Küçük toplar halinde al ve ceviz içine bula. Afiyet olsun...

30 Mart 2013 Cumartesi

Elmalı Bisküvi - Bengisu'nun Doğum günü ve Kısa Bir Mola


                 Merhabalar Sevgili Dostlar...
Ev taşımam sebebiyle kısa olacağını umduğum bir süre, sizlerden ayrı kalacağım. Yerleşmem, interneti bağlatmam vs. ne kadar sürerse, o kadar uzayacak ayrılığım. Tez zamanda görüşürüz inşallah.
                  18 Mart günü küçük kızım Bengisu'nun doğum günü. Ablası gibi, onun da doğum gününü, ana sınıfında kutlamayı planlıyorduk. Fakat bu okulda doğum günü kutlanmıyormuş. Son günde bunu öğrenince, alel acele, bir ufak masa hazırladım. O günün menüsünde pırasa dolması ve haşlanmış patateslerim vardı. Pırasa dolması, mecburen masada yerini aldı. Haşlanmış patatesten patates mantısı yaptım. Çocukların sevdiği sigara böreği ve makarna salatası da onların tercihlerine göre hazırlandı. Cevizli çörek ise uzun zamandır yapmayı düşündüğüm bir çörek çeşidi idi.( Bunun üzerinde biraz daha çalışmalıyım ) Babamız da pastayı hazır alıp geldi ki öğle Bengisu okula bırakıldı, akşama geldiğinde masamız hazırlanmıştı. Neyse ki bu sefer de bir şekilde yetiştirdik. İnşallah bir daha ki sefere, pastayı özellikle kendim yaparım.
             Masada bence en güzel şey, bu elmalı bisküvilerdi. Bu tarifi ben Dilek 'ten aldım. Petibör bisküvilerle yapılan bu tatlı, hem yağsız, hem de  meyveli. Ayrıca çok kısa sürede hazırlanıyor. Bence en iyi tarafı ise tadı. Mutlaka denemelisiniz. Bana teşekkür edeceksiniz...




Elmalı Bisküvi için malzemeler:
  • 3 yumurta
  • 2 çay bardağı şeker
  • 2 çay bardağı un
  • 1 paket petibör bisküvi
  • 3-4 elma
  • 1 çay bardağı fındık
  • tarçın
  • 1 portakal kabuğu rendesi
  • 1 paket kabartma tozu
  • üzeri için pudra şekeri

Yapılışı:
  1. Bisküvileri, yağlı kağıdın üzerine, bir sıra halinde dizin.
  2. Yumurta ve şekeri çırp, iyice beyazlaşsın. Üzerine un ve kabartma tozunu birlikte ekle. Portakal kabuğunu ekle, karıştır. 
  3. Elmalı soy, dilimle, bisküvilerin üzerine bir sıra halinde diz. Bisküvilerin üzerine, iri kırılmış fındığı serp ve tarçın serp. 
  4. Hazırladığın yumurtalı harcı elmaların üzerine dök.
  5. Önceden ısıtılmış fırında 170 derecede 30 dakika pişir. Fırından çıkınca biraz beklet üzerine pudra şekeri serp. Afiyet Olsun...

          Ve işte küçük kurbağam için hazırladığım masam. Kusurlarım affola arkadaşlar. Hepinizi Allah'a emanet ediyorum.

Sizleri Seviyorum Kuzularım. İyi ki Varsınız...

29 Eylül 2012 Cumartesi

Safranlı Armut Tatlısı



          
   Armutu seviyorum,bazen marmelat , bazen salata , bazen tatlı, bazen tart yada bazen böyle sadesini yapmayı... Armut yerken aklıma hep,  "Melekler Şehri" filmindeki o sahne geliyor. Hani Meg Ryan'ın , meleğe armutun tadının nasıl birşey olduğunu anlattığı sahne...Rabbim her meyveye nasıl ayrı renk, ayrı koku ayrı tat vermiş. Sadece bu bile tefekkür sebebi olabiliyor bende.
   Armutu safrana eklemek uzun zamandır aklımdaydı. Zerdeçaldan sonra, armuta o bal rengini verecek şey olarak, safranı kullanmayı düşündüm. Şöyle bir baktığımda ise bunu ilk kez benim düşünmediğimi benden önce de pek çok kişinin bunu yaptığını gördüm. Tüh yine kaçırdım yine birileri benden önce davranmış :)

 Malzemeler:
  • 5 adet irice armut
  • 1 su bardağı + 2 yemek kaşığı şeker
  • 1 tatlı kaşığı safran
  • 1 kabuk tarçın
  • 1 limonun kabuğu (portakal da olabilir)
  • üzeri için nane yaprağı


Yapılışı:
  1. Armutlar soyulup, sapları çıkartılır. Üzerine 2 kaşık şeker serperiz ve böylece 1-2 saat dinlendiririz.
  2.  Safranı bir bardağı koyup üzerine ılık su koyarız. Böylece bekler.
  3. Armutları derince bir tencereye yatırarak koyarız. Üzerine 1 su bardağı şekeri dökeriz. Kabuk tarçını ve limon kabuğu rendesini de ekleriz.
  4. Safranı süzgeçten süzüp tenceremize suyunu da ekleriz. Üzerinden hafifçe armutlar görünecek kadar su koyup, küçük ocakta pişmeye bırakırız. Arada bir armutları ters yüz ederiz. Üzerine gelen köpüğü alırız.
  5. Armutlar yumuşayınca, şerbet de biraz koyulaşmış oluyor. Armutları servis kasesine alıp, üzerine nane yaprakları ile süsleriz. Servis yaparken özellikle bu şerbetini de üzerine dökeriz. Afiyet Olsun...

10 Mayıs 2012 Perşembe

Çilek Şerbeti (Lohusalar ve Emziren Anneler İçin)



                                                   Limon Ağacı Hikayesi
              Bir bahçede iki limon ağacı varmış. Bu limon ağaçlarından birisi oldukça heybetli, diğeri ise nispeten daha küçükmüş. Sahibi büyük olan ağaca daha çok limon yapıyor diye daha güzel bakarmış. Bolca sular ve çapalarmış. Halbuki küçük limon ağacına ise zoraki yapar, birinde sulasa bir diğerini "Nasılsa kuruyacak, boş yere uğraşmanın gereği yok." dermiş.
             Bir gün uzak diyarlardan birinden çok güzel çiçek tohumları, rüzgara takılmış , limon ağaçlarının olduğu bahçeye gelmiş. Heryer parsellendiği için sadece limon ağaçlarının dibinde boş toprak varmış. Önce büyük ağaca gitmişler, toprağa düşüp, çiçek açmaları için onun dibinde yer istemişler. Ama büyük ağaç, büyüklüğünün ona verdiği kibirle, onları reddetmiş.
             Küçük ağaç ise, kendi rızkını verenin onun kurumasını istemezse kurumayacağını düşünürek, bu yeni misafirleri kabul etmiş. Böylece kısa sürede toprağa düşen çiçek tohumları rengarenk, mis kokulu çiçekler oluvermişler. Sahibi ise bir gün bahçeye geldiğinde bakmış bu güzel kokuların geldiği yöne. Güzel çiçekleri görünce içi gitmiş. Her gün gelip bu çiçekleri sulamaya ve en iyi gübrelerle beslemeye başlamış.
             Böylece bizim cılız limon ağacı çiçeklerin sayesine iyice beslenmiş, ta dipteki köklerine kadar güçlenmiş. Kısa sürede bahçenin en büyük ve heybetli ağacı oluvermiş...  

           
               Hikayemizdeki gibi, birbirine yardımcı olarak büyüyen, gelişen dostlar ve dostluklar bulmak dileğiyle Hayırlı Cumalar Herkese... Cumanın bereketi üzerinize olsun inşallah.
               Limon ağaçlarının hikayesine benzemez ama ben de günün anlam ve önemine riayeten, arkadaşım için yaptığım çilek şerbetini paylaşacağım bugün. 
              Doğum yapan komşumdan bahsetmiştim sizlere. İşte o arkadaşımın ikiz bebekleri oldu. Sütü yetmez endişesiyle evde 1 kg çilekten yaptım bu şerbeti. Sütü artırmak için yapılan bir şerbet. Ama açıkçası ben bu şerbeti içince, kendim de evde, çocuklar için yapmaya karar verdim. Gerçekten çok güzel. Ben her ihtimale karşı içine karanfil koymadım, ama lohusa şerbetinde olduğu gibi o da eklenebilir. Sadece kök tarçın kullandım, arkadaşım da beğendi tadını. Denemek isteyen olursa, tam da mevsimi gelmişken serin serin ne hoş olur...


Malzemeler:
  • 1 kg çilek
  • 2 kg içilebilir su
  • 1 büyükçe su bardağı şeker
  • 1 kabuk tarçın
  • İsteğe göre 3-4 tane karanfil(Ben koymadım)

Yapılışı:
  1. Çilekler yıkanıp temizlenir tenceyere su ile birlikte konur.
  2. Su kaynamaya başlayınca içine tarçın ilave edilir.Karanfil koyacaksanız bu esnada koymalısınız.
  3. Çileklerin rengi beyazlaşıncaya kadar kaynamaya devam edilir.
  4. Çilekler beyazlayınca şekeri ilave edilir. Bir miktar da bu şekilde kaynatılarak. Süzgece alınır.
  5. Cam bir sürahiye soğuması için bırakılıp, soğuyunca içime uygun hale gelir. Afiyet Olsun...

26 Nisan 2012 Perşembe

Mayalı Kek


                                     Son haftayı artık nasıl bir hamurişi merakıyla geçirdiysem. Salatalı günlerden sonra biraz kilo verdiysem de, tatlı tuzlu derken bu ara yine ipin ucunu kaçırmış durumdayım.


                                 Uzun zamandır merak ettiğim tariflerden biriydi mayalı kek. Mayalı keke, kek demek, asıl keke yapılan haksızlık olsada adı çıkmış dokuza inmez sekize. İçine maya girdiği için, ne yaptıysam bu maya kokusunu kapatamadım istediğim gibi. Eğer klasik kek sever bir Zat-ı Muhterem iseniz, bu keki denemeyin bence. Tadı konusunda fikir edinmek isterseniz paskalya çöreği tadında diyebilirim. Ne tatlı, ne tuzlu, ne kek.

                           
                                Ya görüntüsüne ne diyeceksiniz. Muh- te- şem. Sizce de öyle değil mi Allah için?Tarçın ve vanilin maya kokusunu kapattı biraz. İçine eklediğim kuru üzümler ve üzerine sürdüğüm bal benim ne kadar tatlı düşkünü biri olduğumu ele versede bence asıl tadı veren bu malzemeler oldu. Hele de üzerine fındıklar ellendiğinde..."Sanırım yapılabilecek mayalı keklerin en iyilerinden birisi idi"  desem yapılana haksızlık etmemiş olurum sadece :)
   
                                Bütün uyarılarıma rağmen "Yok ben de senin gibi meraklıyım, yemezsem olmaz, mutlaka deneyeceğim " diyorsanız o zaman buyurun:

Malzemeler:
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • 1/2 yaşmaya
  • 1 yumurta
  • 1 su bardağı ılık süt
  • 3 yemek kaşığı sıvıyağ
  • 1 çay kaşığı kabartma tozu (tepeleme)
  • 1 yemek kaşığı nişasta
  • 2 paket şekerli vanilin
  • 2 yemek kaşığı oda sıcaklığında tereyağ
  • Aldığı kadar un


İçine ve üzerine
  • 1/2 su bardağı kuru üzüm
  • 1 su bardağı fındık (ben kavrulmuş ve kavrulmamış fındığı yarı yarıya kullandım)
  • 1 çay bardağı mavi haşhaş
  • 2 tatlı kaşığı tarçın
  • biraz şeker
  • üzerine sürmek için 1/2  çay bardağı bal




           
    Çok değişik, Çok farklı, Çok güzel...



    Yapılışı:
    1. Pudra şekerini, yumurta ve tereyağını çırpıcı ile iyice karıştır. Mayayı ılık süt yardımıyla erit. İki malzemeyi birbirine karıştır. Bütün malzemeleri karıştır ve kabartma tozunu ekle. Azar azar un ekle. Ta ik ele yapışmayan çok yumuşak da olmayan bir hamur elde edinceye kadar.
    2. Kuru üzüm, fındık ve biraz şekeri bir kaba al. Hamurdan bir parça kopar. İçini içli köfte yapar gibi oyup bir parça bu hazırladığımız üzümlü harcı koy. Bir kaseye tarçın, haşhaşı karıştır. Bu yuvarladığımız hamuru tarçınlı harca atıp yuvarla.
    3. Margarinle yağlanmış kelepçeli kalıbın tabanına, sıra ile doldur.  Üstüne gelince, hamuru daha küçük toplar yap. İçleri boş oluyor bu defa. En üstüne artan harcı katıp, mayalanmaya bırak. 
    4. Ben mayalama işlemini fırında yoğurt yapma ayarında yapıyorum. Hamur kelepçeli kalıbın yarısına anca gelirken dışından görünmeye başlayana kadar mayalandırıyorum. Sonra 180 derecede iyice içini alana kadar pişiriyorum.
    5. Çıkınca 1-2 dakika bekletip kalıptan tabağa alıyorum. Üzerine bal dökerek servis yapıyorum. Afiyet Olsun.
    Ben bu tarifimi PaSaSofraM 'a ve Pastaeli 'ne gönderiyorum. Etkinlikleri Kolay gelsin...

      4 Aralık 2011 Pazar

      Aşure



                               Aşure iyiki geleneğimizde var ve iyiki yapıyoruz diyorum. İçinde türlü yemişler, türlü çerezler..
      Yemelere doyulurmu, yemeden durulurmu?
                               Eşim dün yapmamı istemişti, ama ne zaman? Akşam şehirdışından  dönerken. Bilen bilir tabi aşurenin öyle bir iki saat içinde yapılamıyacak türden bir tatlı olduğunu? Gel gör ki eşim nerden bilsin? Aslında bu da ilgimi çekmiyor değil. Yani ben araba markalarını, markaların modellerini merak ediyorum yada hangi takımın ne zaman maçı var, şike olaylarında durumlar nedir  bilgi sahibiyim az çok. Fakat eşim aşurenin, neredeyse bir gece önceden ön hazırlıklarının yapılması gerektiğini bilmiyor."Hayatım bu akşam aşure yaparmısın? diye sorabilecek kadar da sakin davranabiliyor. Belki ben biraz abartıyorumdur. Neyse bu fasıl uzar gider. Ben tarifi paylaşayım.

      Malzelemer:
      1 kg aşurelik buğday, 1 su bardağı kuru fasulye, 1 su bardağı nohut,6 su bardağı şeker, 2 su bardağı kuru kayısı,1,5 bardak incir,2 bardak kuru üzüm,1 çay kaşığı tuz,1 çay kaşığı karanfil,2 bardak fındık,2 bardak fıstık içi(tuzsuz),1 su bardağı kırılmış ceviz,2 adet nar.

      Ön hazırlık için:

      • Bir gece önceden bugdayı, kuru fasulye ve nohutu yıkayıp sıcak suda beklettim.
      • Fıstıkları, fındıkları ikiye ayırdım. Cevizi ise irice parçalar halinde robatta çektim.
      Yapılışı:
      1. Buğdayları genişçe bir tencerede haşladım. Nohutlar ve kurufasulyeler içinde aynı işlemi ayrı ayrı tencerelerde yaptım.
      2. Kayısıları ve incirleri dörde bölüp ayrı ayrı tencelerlerde çok yumuşamıyacak şekilde az suyla haşladım.
      3. Aynı işlemi kuru üzümler için de yaptım.
      4. Büyükçe bir tencereye önce haşladığım buğdayları aldım. Suyunu ekledim( Suyu ne az nede fazla olacak. Kaynayacağını düşünerek suyunu koyuyorum) Haşlanmış nohut ve kurufasulyeleri ekleyip şekerini da kattım.
      5. Biraz bu şekilde sık sık karıştırarak ocakta beklettim. Karanfilini, fındık fıstığını ekledim.3 dakika kadar tuttum. Bu sefer en son olarak kuruüzüm, kayısı, ve incirleri ekledim. 3 dakika kadar da bu şekilde bekletince ocaktan aldım. 
      6. Kaselere koyup üzerini kırılmış ceviz ve nar taneleri ile süsledim. İsteğe göre bu aşamada tarçın da eklenebilir. Afiyet Olsun.