Tatlılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tatlılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Kasım 2013 Cumartesi

Köstebek Pasta (Kümbet Pasta)



" Aldıklarını geri vereceksin
Vermiş olduklarını aldğın zaman.
Biliyorum ne düşündüğünü,
Ne zaman uyuduğunu,
Nereye gittiğini,
Nereye gideceğini.
Seninle rardevumuz var,
Bay 658."

         Evet o bilindik sözler, o çoook bilindik kitaptan. "Aklından Bir Sayı Tut" benim uzun zaman önce aldığım kitaplardan biri, okumaya yenice fırsat bulmuş olmam, bir çırpıda bitirmeme engel olmadı. O kadar sürükleyici ve zekice uyarlanmış ki, insan sonunu merak ettiğinden, kitabı bir an önce bitirmek istiyor.

        Epey yorucu birkaç haftanın ardından, kendimi bolca dinlenmeye, yan gelip yatmaya ve kitap okumaya ayırdım. Bir de birkaç gün önce başladığım bebek yeleğim var. Muhtemelen,  bu hızla gidersem bebeğin doğumundan sonra anca bitiririm :)

        Benim günlerim böyle geçiyor, her sabah kalktığımda, penceremden içeri vuran güneş ışıkları içimi aydınlatmaya ve ısıtmaya yetiyor. Bebeğin tüm gün ve hatta gece boyunca verdiği sıkıntıları saymazsak, mutlu ve huzurlu olmaya çalışıyorum fakat itiraf etmeliyim bu öyle kolay olmuyor...



     
      Malzemeler:
(22 cm'lik kelepçeli kalıp için)
(fincan ölçüleri türk kahvesi fincanı ile yapılmıştır)
Kek malzemeleri:

  • 4 adet yumurta
  • 3 fincan şeker
  • 1,5 fincan yağ
  • 1,5 fincan süt
  • 2 yemek kaşığı kakao (25 gram)
  • 6 yemek kaşığı tepeleme un
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilin
Kreması:
  • 3 su bardağı süt
  • 1,5 fincan şeker
  • 3 yemek kaşığı un
  • 3 yemek kaşığı nişasta
  • 50 gram tereyağ
  • vanilin
  • 3 adet muz






Yapılışı:
  1. Derince bir kasede, yumurta ve şeker ağarıncaya kadar çırpılır. Yağ, süt, kakao eklenir. Unla birlikte kabartma tozu eklenir. Vanilin ilavesi ile yağlanmış kalıba alınır.
  2. Önceden ısıtılmış fırında, 180 derecede pişirilir. (Üzeri yanarsa folyo koyun) Kürdan testiyle piştiğine karar verilir.
  3. Ilınınca kelepçeli kalıptan çıkartılan kek, kenarlarından 2 cm kalacak şekilde önce bıçakla yuvarlak halinde kesilir(alt tabana değmeden). Sonra kaşık yardımıyla bu kısım alınır, kekin ortası resimdeki gibi açılır.
  4. Artan kek parçaları robotta çekilir.
  5. Kremayı yapmaya başlıyabiliriz. Nişasta ve un süt ilavesi ile inceltilir, tencereye eklenir. Şeker da katılarak ocağın altı yakılır. Kıvam alıncaya kadar pişirilir. İndirilince, içine tereyağ katıp, robotta iyice çırparız. Vanilin ilavesi ile karıştırdıktan sonra, keke yarısı yayılır.
  6. Kremanın üzerine, muzlar şekildeki gibi dizilir. Kalan krema muzların üzerine dökülür. En üstünü ise, robotta çektiğimiz kek kırıntıları ile iyice kaplarız. Buzdolabında 2 saat bekletiriz. Afiyet Olsun...

30 Ekim 2013 Çarşamba

Kadayıflı-Cevizli Sütlü Rulo


               Merhabalar Sevgili Dostlar...

               Bir hafta öncesinden kalan masamız ve verilmeyi bekleyen tariflerimiz var. Ben bu süre zarfında, Bilecik'e gidip geldim bir de düğüne katıldım. İtiraf etmeliyim ki, henüz yorgunluğumu atabilmiş değilim. Üstelik bir de soğuk algınlığım var, çoluk çocuk hasta olduk.
               Sütlü tatlıları seviyorum. Kremşantili yada kaymaklı şekillerini daha önce denediğim sütlü ruloları bu kez kadayıfla denedim. Bayram için aldığım taze kadayıfı, buzluğa kaldırmıştım. Buradan çıkartıp, küçük kırıklar haline getiriyorum. Çok az tereyağ  ile kavurup kadayıfı yukardaki renge kavuşturuyorum. Böylece tatlının alt kısmı hazır oluyor.

Sütlü Tatlımız en büyük boy fırın tepsisi ölçüsündedir. Yarıya indirerek deneyebilirsiniz.

Malzemeler:
Sütlü Bölümü İçin:

  • 5 su bardağı süt
  • 1 su bardağı şeker
  • 1,5 kaşık nişasta (tepeleme değil)
  • 3 kaşık un (tepeleme değil)
  • 1 kaşık tereyağ
  • vanilin
Kadayıfı için:
  • 2,5 su bardağı kadayıf
  • 1 kaşık tereyağ
  • 2 kaşık şeker
İçi için:
  • 1 su bardağı iri çekilmiş ceviz içi

Yapılışı:
  1. Kadayıflarım kavrulmamış idi benim. Bu yüzden, tavaya alıp, kırıntıladım. İçine 1 kaşık tereyağ ve şeker ekleyip kavurmaya başladım. Yeterince kızarınca altını kapatıp soğumaya bıraktım.
  2. Kadayıfları en büyük boy fırın tepsisinin altına düzgün bir şekilde serdim.
  3. Sütlü tatlı için, süt ve şekeri tencereye aldım. Bir kasede, nişasta un karıştırıp, biraz süt ekleyerek incelttim. Nişastalı karışımı süte ekledim. Ocağa alıp, kıvam alıncaya kadar, pişirdim. İndirince içine tereyağ ve vanilin ekleyip, blendırla iyice çırptım.
  4. Kaşık yardımıyla eşit miktarda, tepsiye bu tatlıyı serdim. Soğuyunca dolaba kaldırdım. Rulo olabilmesi için incecik dökülmesi gerekiyor. Ben bu şekilde bir gece dolapta beklettim.
  5. Ertesi sabah, istediğim boy şeritler halinde kestim. Ucuna ceviz içinden koyup, rulo şeklinde sardım. Sararken. elimde, mümkün oldukça düzgün şekil vermeye çalıştım. Bu da zor olmadı. (İnce olmasından dolayı) Afiyet Olsun...

26 Eylül 2013 Perşembe

Karışık Meyve Püreli Puding ve Bloklardan Hediye Çekilişleri


                       Bir pazar gününde, kızlar koşarak mutfağa yanıma geldiler. "_Anne, puding oldu mu?" dediler. Benden oldu onayını alınca da henüz dolaba bile kaldırmadığım pudingleri masanın üzerinde görüp, ellerine birer kaşık alıp daldılar birine. Abartmıyorum, ikisi birlikte, muhteşem olmuş, şahane olmuş, en güzel şeyleri onların anneleri yaparmış gibi bir sürü iltifatlar ettiler tabi bir taraftan da bir kase pudingi birlikte hüplettiler :)
                       Sütlü tatlıları çok seviyorlar. Bir de meyve sevgileri eklenince buna, karşı konulmaz oluyor. Şeftali, elma ve erik kullandım meyve püresi için. Üçünün birden aroması denemeye değer gerçekten. Hafif mayhoş olmasını isterseniz şeker miktarını azaltabilirsiniz. Her şekilde iyi gidecektir. Kalın sağlıcakla...


Orta boy 6 kup için:

Malzemeler:

  • 4 su bardağı süt
  • 2 türkkahvesi fincanı şeker
  • 1 türkkahvesi fincanı un
  • 1 silme yemek kaşığı nişasta
  • 1 yumurtanın sarısı
  • şekerli vanilin
Üzeri için:

  • 2 adet şeftali
  • 1 adet elma
  • 2 adet mürdüm eriği
  • 1/2 türkkahvesi fincanı şeker 
  • 1 tatlı kaşığı nişasta
  • 1 türkkahvesi fincanı su
Yapılışı:
  1. Süt, şeker,un,nişasta ve yumurta sarısını bir tencereye koyup iyice çırpın. Sonra ocağa alıp, sürekli karıştırarak kıvam alıncaya kadar pişirin.
  2. Ocaktan alınca içine vanilini ilave edip bir daha çırpın. Eşit miktarda kaselere ayırın.
  3. Şeftali, elma ve eriğin kabuklarını soyup, blendıra yerleştirin. İçine şekeri de katıp püre haline getirin.
  4. Hazırladığınız püreye nişasta ve su katıp, kaynatın. Göz göz olup kaynayıncaya kadar karıştırın ve bu şekilde de biraz kaynattıktan sonra ocaktan alın ve soğumaya bırakın.
  5. Püre soğuyunca, pudinglerin üzerine eşit miktarda yayın. (Biraz artabilir)
  6. Soğuması için buzdolabında 2 saat bekletin. Afiyet olsun...

Öncelikle ilk hediye vermek isteyen arkadaşımız Değmesin Yağlı Boya. Bugüne kadar pek çok bloğa header yapmış olan arkadaşımız 10 kişiye daha header yapmaya talip.Umarım biri ben olurum ...
Değmesin yağlı boya 10 kişiye header(anasayfada bulunan geniş resim)hediye ediyor 10 kişiden biri olmak için buraya tıklayın:Mutluluğum Seninle Artsın-Şartsız 10 header Hediye!
                               

İkinci çekiliş Mutfak Dili arkadaşımdan 6. yılına özel . Yukarıda resimde görülen cicileri hediye etmek istiyor. Siz de hediye çekilişine katılmak isterseniz, Mutfak Dili 'ni ziyaret edin. 

Üçüncü çekiliş ise Aylin ' den. Yukardaki arabalı cicileri gönderiyor.  Katılmak isteyenler buradan daha fazla bilgi alabilirler. 

20 Eylül 2013 Cuma

Granül Kahveli Puding



         Kahvenin kokusunu her şeye yakıştırıyorum. Hamilelikten dolayı çay ve kahveye epeyce mesafeli olsam da bir küçük kaçamak yaptım gündüz gündüz. Kızlar da bayıldılar bu tada tabi. İçine katılan krema ve üzerindeki kremşanti epeyce ağırlık verir düşüncesindeyseniz, umduğumuz gibi olmuyor. Belki denemek isterseniz.
         Ben bu tarifi Soframız.com'dan aldım. Birebir de uyguladım. Kalın Sağlıcakla...

Malzemeler:

  • 3 su bardağı süt
  • 1 kutu sıvı krema
  • 3/4 su bardağı kahverengi şeker (ben beyaz kullandım)
  • 2 yemek kaşığı nişasta
  • 3 yemek kaşığı ılık su
  • 1 yemek kaşığı granül kahve
  • Üzeri için: Sade kremşanti
  • 1 su bardağı soğuk süt

Yapılışı:
  1. Krem şanti üzerindeki tarife göre çırpılır ve buzdolabına kaldırılır.
  2. Süt, krema, şeker, nişasta bir tencerede karıştırılır. Ocağa alıp, sürekli başında durarak karıştırılır. Böylece pudingin kıvam alması sağlanır.
  3. Kremanın altını kapatınca, 3 kaşık su ile kahve karıştırılır ve pudinge ilave edilir. Birlikte iyice çırpılır. 
  4. Servis kaselerine alınır ve soğumaya bırakılır. Soğuyunca buzdolabına alınır.Kremşanti üzerine sıkılıp servis edilir.Afiyet olsun...

27 Ağustos 2013 Salı

Bergamut Aromalı Küp Kek Pastası

         Küp Kek pastasını, ilk kez 7-8 yıl evvel, arkadaşımda yemiştim. Ertesi gün ilk işim, eve gidip denemek olmuştu. Her daim yiyenler tarafından tam not alan bu tatlıyı, bergamutlu yapmak zorunda değilsiniz. Mantık diğer pastalardakiyle aynı, yani keki ister sütle, ister meyve suyuyla ıslatabilirsiniz. Bergamut kokusunu ben çok sevdiğimden, hep bu şekilde yaparım.
          Çocuklar tatlı isteyince, aklıma nerden geldiyse, yıllardır yapmadığımın farkına vardım. Tamam kabul ediyorum bu kez herşeyi hazır kullandım, nitekim mutfakta her daim işler planlı gitmiyor. Bazen çabukluk, ev yapımının önüne geçiyor. Siz de dar zamanlarınızda denemelisiniz. Hazır puding kullanmak yerine, kendi hazırladığınız muhallebi, kendi yapımınız çikolata sosu yada artan kekleri de kullanarak böyle bir tatlı yapabilirsiniz.

Bergamutlu Küpkek Pastası Malzemeleri:

  • 2 adet kakaolu baton kek
  • 1 paket hazır vanilyalı puding tozu
  • 1 paket vanilyalı kremşanti
  • 1/2 paket çikolata sosu 
  • 1 su bardağı fındık
  • 3 su bardağı süt
  • 1 tatlı kaşığı margarin
  • 1 çay bardağı bergamutlu 5 şekerli çay
  • çikolata sosunu hazırlamak için 1su bardağı su yada süt

Hazırlanışı:
  1. Baton keki, küp küp doğrayıp, orta boy yuvarlak borcamamın dibine diziyoruz.
  2. Bir tencerede, 1/2 paket çikolata sosunu, 1  su bardağı su ile hazırlıyoruz ve soğumaya alıyoruz.
  3. Başka bir tencerede, 3 su bardağı sütü koyup, vanilyalı pudingi pişiriyoruz.İndirince içine 1 tatlı kaşığı margarin katıp çırpıcının hızlı ayarında karıştırıyoruz.
  4. Küp doğradığımız kakaolu keklerin üzerine süzdürdüğümüz bergamut çayına 5 küp şeker katıp iyice karıştırıyoruz. Bu çayı, keklerin üzerine döküp, kekleri ıslatıyoruz.
  5. Hazırladığımız puding ılınınca üzerine vanilyalı kremşantiyi ekleyip yine hızlı ayarda iyice çırpıyoruz. Bu pudingi, keklerin üzerine döküyoruz.
  6. En üstüne hazırladığımız çikolata sosunu (Soğumuş olması gerekiyor) gezdirip, isteğe göre fındık ile süslüyoruz. Buzdolabında 2 saat dinlendikten sonra yemeye hazırdır. Afiyet Olsun...


1 Ağustos 2013 Perşembe

Vişneli Armut Tatlısı



     Saat epey geç oldu, birden tatlı yapmak mı istediniz. Yaza uygun hem hafif hem meyveli hem de serin birşeyler olsun istiyorsunuz, bir o kadar da kolay olsun. O zaman gelin bu tatlıya kulak verin. Denemenize değecek.
       O kadar kolay ve o kadar hoş bir tatlı ki, kesinlikle tekrarı gelecektir. Hatta, misafirlere de yapmayı düşünüyorum. Eğer buzlukta kış için kaldırdığınız vişneleriniz ve 4 armutunuz varsa, tatlınız hazırdır. Hafif ekşimsi ve tatlı pembe renkli bu tatlıya bayılacaksınız.  Armutu ne kadar çok kullandığımı bir kez daha fark ettim. Sizler de benim gibi armutseverlerdenseniz Safranlı Armut Tatlısı 'nı da öneririm. Şimdiden afiyet bal olsun...

Vişneli Armut Tatlısı İçin Malzemeler:

  • 4 adet orta boyda ve sertlikte armut
  • 1 su bardağı dondurulmuş vişne (taze de olabilir)
  • 1 çay bardağı +2 yemek kaşığı toz şeker
  • 1 çay bardağı su
  • 1 adet kabuk tarçın
  • isteğe göre vanilyalı dondurma

Yapılışı:
  1. Armutların kabuklarını soyup, ortadan ikiye ayırın ve ortasındaki çekirdek kısmını çıkarın. Ortaları yukarıya gelecek şekilde yanmaz tencereye dizin.
  2. Üzerine toz şekeri her yerine eşit miktarda dökün. Vişneleri de armutların üzerine ekleyip, kabuk tarçın ekleyin. Üzerine suyunu koyup, ağzı kapalı olarak kısık ateşte pişirin
  3. Armutlar yumuşayınca, armutları bir tabağa ayırın. Vişnelerle birlikte, vişne suyunu kıvam alıncaya kadar kaynatmaya devam edin. Tekrar armutları tencereye alıp, ocağın altını kapatın. Tencerenin ağzını kapatarak, bu şerbetin içinde armutların bir süre daha durmasını sağlayın.
  4. Servis esnasında, vişnelerle birlikte  vanilyalı dondurma da kullanabilirsiniz. Şahsen bizim ev ahalisi tarafından böylesi sevildi. Afiyet Olsun...

   

24 Mart 2013 Pazar

Bumbada Tatlısı



        O, öyle bir cemaat içinde zuhur etmişti ki, vahşet onların tabiatlarıyla bütünleşmiş ve içiçeydi: İçki içer, kumar oynar, açıktan açığa zina eder ve bunların hiçbirini de ayıp saymazlardı. Fuhuş adeta resmi hale gelmişti. Bu iş için hasusi evler vardı ve bu evlerin kapısında bayrak dalgalanırdı. Rezalet, insanı, insanlığından utandıracak seviyedeydi. Ve, yazmaktan hicap duyduğum daha neler neler... Ayrıca bu insanlar bir bardak suda kızıl kıyamet koparacak karakterdeydiler. Bunları birbirine ısındırmak, imtizac ettirmek, bir araya getirmek adeta imkansızdı. Akif'in ifadesiyle : "Dişsiz mi bir insan onu kardeşleri yerdi!" Tefrika derdi ise bütün Arab Yarımadası'nı sarmış, onulmaz gibi görünen bir hastalıktı. Evet, aklınıza kötülük adına ne gelirse hepsi orada vardı. Ve bunların Hz. Muhammed Mustafa (sav)'yı dinlemeleri kat'iyen mümkün görülmüyordu. Ama O, onların o fena huy ve fena hasletlerini birer birer söktü aldı ve adeta Kafdağının arkasına attı. Sonra da onları, en ali ahlak ve en muhteşem meziyetlerle öyle bir donattı ki, en kısa zamanda bütün medeni dünyanın önüne geçti, hatta onun muallimliğini derpiş ettiler.
                                                                                               -  Sonsuz Nur-379.sayfa-
     Mutlu Pazarlar Sevgili Dostlarım...
      Peygamberimizin hayatını okuyorum. Daha önce de okuduğum bazı kitaplar oldu. Onlar da güzeldi. Fakat Fethullah Gülen'in Sonsuz Nur'u kadar beni etkilemedi, itiraf etmeliyim. Kesinlikle gözyaşlarınızı tutamayacağınız derecede, başka birçok yerde karşılaşmayacağınız ayrıntılarla ve müthiş bir peygamber sevgisiyle yazılmış güzel bir eser. Tavsiye ederim.

     
       İkinci tavsiyem ise Bumbada Tatlısı.Bu tatlıyı uzun zamandır yapmayı düşünüyordum. Aslına bakarsanız, bu kadar uzun düşünerek yazık etmişim. Ev halkı tarafından, hatta eve gelen misafirlerimiz tarafından da çok beğenilen bir tatlı oldu. Tarifi ben, Birsence 'den uyarladım. Tam olarak onun ölçüleri olmasada onunkine yakın oldu. Ayrıca ben üzerine çikolata sosa gerek duymadım. Şerbet ve kakao tadı, tatlıyı gereken forma sokmuştu. Misafirlerinize güvenle deneyebileceğiniz, hoş bir ikram olur. Kalın Sağlıcakla...

Bumbada Tatlısı
Malzemeler:

  • 1 paket oda sıcaklığında margarin (yada 250 gram tereyağ)
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 4 yemek kaşığı kakao
  • 2 yumurta
  • 1 çay bardağı pudra şekeri
  • 1 paket kabartma tozu
  • 6 çay bardağı un (altıncısını yoğurduktan sonra gerekirse ekleyin)
İç Harcı İçin:
  • 1 su bardağından iki parmak eksik hindistan cevizi
  • 2 yumurta akı
  • 2 kaşık süt
  • 2 kaşık pudra şekeri
Şerbeti İçin:
  • 3 su bardağı su
  • 3 su bardağı şeker
Yapılışı:
  1. Hamur malzemelerinin hepsini bir derince kaseye alıp, yoğuruyoruz. 
  2. İç harcı için gerekli malzemeleri bir kaseye alıp hafifçe yoğuruyoruz.
  3. Şerbetini ocağa alıp, kaynamaya bırakıyoruz.
  4. Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alıp içli köfte yapar gibi şekil veriyoruz.
  5. İçine hazırladığımız iç harcından, bir küçük top yapıp koyuyoruz. Ağzını kapatıyoruz. Yuvarlak kurabiye şekli veriyoruz.
  6. Tepsiye diziyor, önceden ısıtılmış fırında 165 derecede pişiriyoruz. 
  7. Şerbet kıvamına gelince ılımaya alıyoruz. (Şerbet ne çok koyu, ne çok sulu olacak, hafif koyu bir şerbet istiyoruz)
  8. Fırından çıkardığımız kurabiyeleri başka bir tabağa alıp, sıcakken, şerbet ise ılıkken döküyoruz. (Kurabiyeler sıcak, şerbet oda sıcaklığında ılımış olacak) Afiyet Olsun...
Not: Kurabiye hamurunu yoğururken, son bardağı gerekirse diye eklememdeki kasıt, bardaktan bardağa değişiklik gösteriyor olmasıdır. Her zaman un oranlarını belirlerken, sizlerin son ölçüleri yoğurduktan sonra eklemenizi öneririm.

3 Mart 2013 Pazar

Çiçek Tatlısı Eşliğinde, İç Hesaplaşmalarım...

                        

            Bir gün Hz. Ömer, peygamberimizin odasına girmiş. Peygamberimiz uyuyormuş, Ömer gelince uyanmış. Yattığı yer hasırmış, ve hasırın, o mübareğin yüzüne izi çıkmış. Bunu gören Ömer'in gözleri yaşla dolmuş. Ve "_ Kisre ve Kayser saraylarında bazıları debdebe ile yaşasınlar, iki cihan serveri kuru bir hasırın üzerinde yatsın, bu nasıl iştir? " demiş.
            Peygamberimiz, hafifçe gülümseyerek "_ Dünya onların olsun ya Ömer, cennet bizim olsun istemez misin? " buyurmuş.
           Ne zaman peygamberimizin yattığı yerin resmini koysalar (bilmiyorum gerçek midir) içim cız eder, elimde bulundurduğum imkanlardan utanır olurum. Bu dünyanın onun yüzü suyu hürmetine kurulduğunu bildiğim, Rabbimden her istediği misli ile verileceğini bildiğim, onun mütevazilik ve dünyalık şeylere karşılık ahireti istediğini bildiğim halde, yine beni şaşırtan ve aklımın idrak bile edemediği  bu hikaye karşısında hep gözlerim yaşarır Ömer gibi...
           Güzel sofralar kurmayı, değişik tatlar denemeyi, güzel eşyalar alıp, güzel kıyafetler giyinmeyi düşünüyorum da... Bunların hesabını, bunların sorumluluğunu nerde vereceğim Rabbim. Hele de böyle bir peygamberim varken, bana böyle bir yol göstermişken.
            Hiçbirşey ve hiçbir bahane, o mübareğin yüzündeki hasır izinin, beni etkilediği kadar etkilemiyor. Bu dünya üzerinde, açlıktan ölen insanlar var, bu dünyada, ikinci el kıyafet almayı bile lüks sayan insanlar var ve bizim hayran olduğumuz, kurban olacağımız, örnek aldığımız Muhammed Mustafa var...
            Şimdi bazılarınız diyecekler ki "_Peki neden sen o kadar yiyecekle meşgul olup, zengin sofralar kuruyorsun, bunlar da bir yerde mütevazilikten, peygamberimizin izinden gitmekten uzak değil mi?"
_Evet yüzbin kere evet. Sık sık düşünüyorum, peygamberimizin ve ailesinin üst üste karnını doyurarak yemek yediği zamanlar olmuyormuş. Bırakırsam bu işi sırf bunun yüzünden bırakacağım arkadaşlar... Tabi bırakmakla da kalmaması gerekiyor. Burda resimlemeyi bıraksam bile, sonuçta evimde de aynı mütevaziliği yaşatabilecek miyim?
           Şimdilik tek elimden gelen şey, evimde mümkün olduğunca israf etmemeye çalışmak. Bir parça ekmekten, birkaç pirinç tanesinden dolayı sorumluluk duymak ve çöpe gitmemesini sağlamak. Rabbim bizi korktuğumuz şeylerden korusun. Amin...
     Gelelim çiçek tatlısına... Sizlere, buruk bir hüzünle birlikte, vermek istedim bu tatlıyı. Çiçek tatlısı çok nefis bir tatlı. Sırf böyle olduğu için, içimizde, yiyemeyen insanlar adına bir burukluk hissetmek gerektiğine inanıyorum. Şöyle yapın böyle yapından ziyade, bu güzel nimetleri yerken, yiyemeyenleri ve peygamberimizi düşünüp yememizi sizden istiyorum naçizane...  
    Halihazırda bekleyen, mevsim sebzeleriyle yapılmış başka tarifler varken, istek üzerine çiçek tatlısını paylaşmak zorunda kaldım.
    Bu tatlıyı iki kez yaptım. İlkinde ev halkına, ikincisinde ise, ablamın gününde misafirlerine yaptık. Orada yiyenler tarafından çok beğenilince, "_Bloğa koy, biz ordan tarifi alırız." dediler ve böylece ben de tarifi fazla geciktirmeden yayınlamak istedim.
     Bu tarifi yeşil kivi den aldım. İyiki de almışım, gerçekten nefis birşey oldu. Baklava tadında, ama hamur değil, hem de baklavaya yada diğer şerbetli tatlılara göre ne bir ağırlığı var, nede yapılışında bir zorluğu.
 Kesinlikle sizi misafirleriniz önünde mahçup etmeyecek bir tatlı olacaktır. Denemeniz dileğiyle...


Tatlı İçin Malzemeler:

  • 250 gram oda sıcaklığında margarin
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 2 yumurta
  • 1,5 yemek kaşığı yoğurt
  • 1,5 tatlı kaşığı elma sirkesi
  • 1 paket kabartma tozu
  • 4 su bardağı + 2 kaşık un
Şerbeti İçin:
  • 5 su bardağı şeker
  • 5 su bardağı su
  • 5-6 damla limon suyu
  • 1 su bardağı irice çekilmiş ceviz
Üzeri için ve arasını yapıştırmak için 
  •  1 adet yumurta (sarısını üzerine süreceğiz- beyazıyla iki hamuru birleştireceğiz)
Yapılışı:
  1. Şerbeti hazırlamakla işe başlıyoruz. Şeker ve suyu katıp, bir taşım kaynattıktan sonra, limon damlatıyoruz ve bir iki fokurdatıp indiriyoruz.
  2. Hamuru için un hariç, bütün malzemeleri bir kapta birleştiriyoruz. Azar azar unu ilave edip, kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde ediyoruz.
  3. Bu hamuru resimdeki gibi iki parçaya ayırıyoruz. Çiçek kalıbımızla, (yada yıldızlı kapli siz nasıl isterseniz) hamuru kesiyoruz. Kestiğimiz parçaların içine bir de küçük bir kapak yardımıyla tam ortasından bir yuvarlak daha kesiyoruz. (Marmelatlı kurabiyede olduğu gibi)
  4. Bir bütün bir de ortasından yuvarlak delik açılmış ikinci parçayı, yumurta akı yardımıyla yapıştırıyoruz.
  5. Şeklini verdiğimiz çiçeği tepsiye yerleştiriyoruz. (yağlamaya gerek yok zaten içinde yağ var)
  6. Üzerine yumurta sarısı sürüyoruz, en son ceviz ile ortasını dolduruyoruz ve 200 dereceli fırında kızarana kadar pişiriyoruz. 
  7. Tepsideki çiçekleri başka bir kaba alarak (şerbetleyeceğimiz tepsiye) üzerine ılık şerbet döküyoruz. Hem hamurlar hem de şerbet ılık olmalı. Hamurlar ılık olmalı çünkü içinde margarin olduğu için donmadan şerbetini alması gerekiyor. Afiyet Olsun...

7 Ocak 2013 Pazartesi

Sıvıyağlı Un Helvası (Sütsüz)


 Merhabalar Sevgili Dostlar. Un helvasını sevmeyen var mıdır? Bizim evde sevilerek tüketilir. Ben genelde, biraz margarin ve sıvıyağ karışımı ile sütlü yapardım. Bir akrabamızda, bu şekilde gördükten sonra, helvanın yumuşaklığına ve lezzetine bayıldım. Bu helvalar, arkadaşıma giderken yapılıp götürüldü. Yiyenler beğendi, zaten beğenilmeyecek gibi de değildi. Oldu ki helvayı sevmiyorsanız, yada pek meraklısı değilseniz bu tarifle bir daha deneyin derim. Sizler bizim gibi müptelası olacaksınız buna eminim. Kalın sağlıcakla...

Malzemeler:

  • 2 su bardağı şeker
  • 3 su bardağı su
  • 1,5 su bardağı sıvıyağ
  • 1 su bardağı fındık
  • 12 kaşık tepeleme un (gerekirse ekleyiniz)


Yapılışı:
  1. Su ve şekeri bir küçük tencereye alıp, bir iki fokurdatıp kapatıyoruz.
  2. Teflon tencereye, sıvıyağ katıp, 12 kaşık tepeleme un ekliyoruz. Kokusu çıkana kadar kavuruyoruz.(hafif rengi sararsın, fakat fazla da kahverengimsi olmasın)
  3. İsteğe göre kavurma işleminin bitmesine yakın, isterseniz daha önce fındıkları da ekliyoruz. (Ben kavrulmuş hallerini daha çok sevdiğimden unu katıp karıştırınca çok geçmeden fındıkları da ekliyorum)
  4. Un resimdeki gibi hal alınca, tencereyi kenara çekiyoruz. İçine azar azar sıcak şekerli sudan ekleyerek, bir taraftan da hızlı hızlı karıştırarak, şekerli su ile unu birleştiriyoruz.(azar azar ekliyoruz çünkü topaklanmadan yapmak gerekiyor)
  5. Sonra tekrar ocağın üzerine getiriyoruz, biraz kısık ateşte karıştıra karıştıra pişmesini sağlıyoruz.
  6. Kenara aldığımız helvayı, biraz ılınınca istediğimiz şekli verip, servise sunuyoruz.
Not: Tereyağsız, margarinsiz yaptığımızda helvayı, daha yumuşak oluyor ve ayrıca soğuyunca da sertleşme olmuyor, ertesi günde bile yumuşacık haliyle tüketebiliyoruz.


1 Aralık 2012 Cumartesi

Ayva Tatlısı



            Mutlu Pazarlar Sevgili Dostlar. Kış sebzeleri, kış meyveleri kullanmanın zamanı geldi. Hava durumuna göre, kış kapıda. Bana kışı hatırlatan meyvelerin başında gelir ayva. Tatlısını yapmak o kadar kolay ki. Hem de kısa zamanda hazır oluyor. 
            Ayva tatlısını yada reçelini, neden kırmızı yapmak isterler bir türlü anlayamam doğrusu. Çekirdeklerinin, tatlının rengini biraz olsun koyulaştırma özelliği olsa da, kıpkırmızı ayva tatlısı bence ayvanın kendi doğal rengine aykırı bir durum. Ben böyle sarı hallerini daha çok seviyorum şahsen.
            Tabiri caizse, ayva tatlısı, tam da lokum kıvamında oluyor. Yumuşak, ve son derece leziz. Hele de pişmiş ayvanın, kendine has aroması gerçekten güzel...
            
Malzemeler:

  • 4 adet ayva (sekiz porsiyon için)
  • 5 çay bardağı şeker (siz bir bardak eksik de tercih edebilirsiniz)
  • 2 çay bardağı su
  • isteğe göre karanfil, kabuk tarçın gibi şeyler de kullanabilirsiniz (ben kullanmadım)
  • üzeri için kaymak (mutlaka öneririm)
Not: Çay bardağı ölçüm, küçük boy cam çay bardağıdır.








Yapılışı:
  1. Ayvaları soy, yarım limonu her yerlerine sürerek kararmalarını önle.
  2. Ayvaların, ortalarını genişlet, (ben sadece ortalarını çıkarmayı tercih ettim) tabanından biraz kes tencereye düzgün otursun. Ortaları üstte kalacak şekilde ayvaları geniş tabanlı bir tencereye yerleştir.
  3. Üzerini örterekten toz şekeri dök. Ayva çekirdeklerini de atmayıp üzerine serpiştir. 
  4. 15 dakika kadar beklet ve ocağa al. Yüksek ateşte şekerler biraz erimeye başlayınca, üzerine suyu ekle, kısık ateşte yavaş yavaş pişsinler. Küçük bir çatal ile pişip pişmediğine karar ver. 
  5. Ocaktan indirince, biraz soğusun, üzerine kaymak koyarak servis yap. Afiyet Olsun...
Not: Ayva tatlısını eğer daha kırmızı olsun istersen, suyunu koyduktan, kısa süre sonra kırmızı gıda boyasından çay kaşığının ucu ile çok az miktarda toz boya kullanmak yeterli gelecektir.

9 Kasım 2012 Cuma

Kestaneli Toplar + Üşengeçlik = Mutlu Son :)


          Bu aralar pek bir üşengecim. Havalar değişti Ankara'da. Soğuk kendini göstermeye başladı, doğalgaz yanmaya başladı. Grip, nezle kapıdadır tabi doğal olarak. Fakat beni en mutsuz eden şey, sabahları kalktığımda karanlık, puslu havayla güne başlamam. Güneşin pırıl pırıl ışıkları sizi çook özleyeceğim anlaşılan...
          Böyle puslu havalarda, ne birşey yapasım var ne de kızların istediği tatlıları. Evde, kaç gündür bekleyen kestaneleri çizip de kavurmak yerine,  düdüklüye koyup, haşlıyorum. Kızım burun kıvırıyor, "_Ben kestane yemem." diyor. Tutturmuş tatlı istiyor.  Ben de "_Sen misin tatlı isteyen?" deyip kestaneleri robota atıveriyorum. Sonra  kızların eline kestaneli harcı veriyorum ve  yuvarlatıyorum. Çikolataya batır. Bu kadar... Bitti gitti...
           Hem benim ufaklıkların tatlı krizi geçiyor, hem de ben, bugünkü tembelliğimden ödün vermeden, kendimi minumum yorarak, tatlı yapmış oluyorum. (İyi fikir tuttum bunu, ben bundan sonra meşakkatli yemeklerden uzak durayım, bak böyle de güzel oluyor nasılsa...)
            Kestane toplarına gelince ; dışına bakıyorsun çikolata, içini yiyorsun, bildiğin kestane...  Bu gün de böyle geçsin. Hadi kalın sağlıcakla...


Tarif buradan alınmıştır.
 Ben bu tarifi Sevgili arkadaşım Gelibolu 17 ye gönderiyorum. Etkinliğin kolay gelsin arkadaşım. 

Malzemeler:


  • 4 su bardağı haşlanmış, soyulmuş kestane (ezilmemiş halde) 
  • 200 ml krema
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • 2 adet vanilin
  • 180 gram bitter çikolata
  • üzeri için hindistancevizi, fındık yada antepfıstığı gibi süsler

Yapılışı:
  1. Haşlayıp soyduğumuz kestaneleri robota atıyoruz. Üzerine pudra şekeri, vanilin ve 5 yemek kaşığı krema katıp iyice robotta çekiyoruz.
  2. Biraz da elimizle yoğurup, yuvarlak küçük toplar yapıyoruz.
  3. Bir tencerede benmari usulü erittiğimiz çikolatayı açmak için arada birer kaşık krema ilave ederek, çikolatanın istediğimiz akışkanlıkta olmasını sağlıyoruz. 
  4. Sonra bu kestane toplarını çikolataya atıp, tepsiye diziyoruz. Dolaba kaldırıyoruz.
  5. İsterseniz hemen sıcakken isterseniz benim gibi daha sonra üzerine fındık kırığı yada başka birşey ekleyerek servis yapıyoruz. Afiyet Olsun...

5 Ekim 2012 Cuma

Cevizli Tatlı


              Cevizin içine girdiği herşey güzel geliyor bana. Hele de böyle şerbetli tatlılar ile birleşirse...
              Bu tarif için fazla uzun bir malzeme listesi yapmanıza gerek yok. Yapımı için ise, hamurlar açıp, incecik yufkalara hiç gerek yok. Kurabiye yapması kadar kolay, fakat yine bir o kadar da garanti.
              Kesinlikle evde reçetesi bulunması gereken bir tarif. Fazla söylemiyeyim de siz deneyin...

Malzemeler:
  • 2 su bardağından 1 parmak eksik sıvıyağ
  • 1 su bardağı ılık su
  • 1 su bardağı irice çekilmiş ceviz içi
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilin
  • 19 kaşık un
Şerbeti İçin:
  • 3 su bardağı toz şeker
  • 3 su bardağı su
  • 1/2 limon suyu

Yapılışı:
  1. Tatlımıza şerbetimizi yapmakla başlıyoruz. Su ve şekeri bir taşım kaynatıp, içine limon suyunu sıkıyoruz. Az daha kaynattıktan sonra ılımaya bırakıyoruz.
  2. Sıvıyağ, su, vanilin, kabartma tozu, ceviz ve un bir kasede karıştırılır.
  3. Fazla sert olmayan bir hamur yoğurulur.
  4. Tepsiye köfte şeklinde şekil verilerek dizilir.
  5. 180 derecedeki fırında altı hafif kızarıncaya kadar pişirilir.
  6. Pişen hamurları bir tepsiye alıp ılıyan şerbeti üzerine dökeriz.
  7. İsteğe göre hindistancevizi ile süsleyip servis yaparız.
Not: Hamurlar sıcak, şerbet çok az ılık olacak.

29 Eylül 2012 Cumartesi

Safranlı Armut Tatlısı



          
   Armutu seviyorum,bazen marmelat , bazen salata , bazen tatlı, bazen tart yada bazen böyle sadesini yapmayı... Armut yerken aklıma hep,  "Melekler Şehri" filmindeki o sahne geliyor. Hani Meg Ryan'ın , meleğe armutun tadının nasıl birşey olduğunu anlattığı sahne...Rabbim her meyveye nasıl ayrı renk, ayrı koku ayrı tat vermiş. Sadece bu bile tefekkür sebebi olabiliyor bende.
   Armutu safrana eklemek uzun zamandır aklımdaydı. Zerdeçaldan sonra, armuta o bal rengini verecek şey olarak, safranı kullanmayı düşündüm. Şöyle bir baktığımda ise bunu ilk kez benim düşünmediğimi benden önce de pek çok kişinin bunu yaptığını gördüm. Tüh yine kaçırdım yine birileri benden önce davranmış :)

 Malzemeler:
  • 5 adet irice armut
  • 1 su bardağı + 2 yemek kaşığı şeker
  • 1 tatlı kaşığı safran
  • 1 kabuk tarçın
  • 1 limonun kabuğu (portakal da olabilir)
  • üzeri için nane yaprağı


Yapılışı:
  1. Armutlar soyulup, sapları çıkartılır. Üzerine 2 kaşık şeker serperiz ve böylece 1-2 saat dinlendiririz.
  2.  Safranı bir bardağı koyup üzerine ılık su koyarız. Böylece bekler.
  3. Armutları derince bir tencereye yatırarak koyarız. Üzerine 1 su bardağı şekeri dökeriz. Kabuk tarçını ve limon kabuğu rendesini de ekleriz.
  4. Safranı süzgeçten süzüp tenceremize suyunu da ekleriz. Üzerinden hafifçe armutlar görünecek kadar su koyup, küçük ocakta pişmeye bırakırız. Arada bir armutları ters yüz ederiz. Üzerine gelen köpüğü alırız.
  5. Armutlar yumuşayınca, şerbet de biraz koyulaşmış oluyor. Armutları servis kasesine alıp, üzerine nane yaprakları ile süsleriz. Servis yaparken özellikle bu şerbetini de üzerine dökeriz. Afiyet Olsun...

18 Eylül 2012 Salı

Armutlu Kolay Tatlı


                             Hani bazen evde ne varsa onunla bir tatlı yapmak istersiniz, yada ev ahalisi sizden bu tür bir istekte bulunur ya... işte öyle anların kurtarcısı bir tatlı bu. Ne özellikle bir malzeme alınması gerekiyor ne de tadından feragat etmek gerekiyor.
                             Bakmayın bu kadar mütevazi durduğuna, gün sofrasından, iftar sofrasına, misafir tabağına kadar her yere de yakışıyor. Benden söylemesi...
                              Ve son bir dipnot; armut yerine, elma, fındık yerine ceviz, bisküvi yerine hindistan cevizi koyun değiştirin de değiştirin işte...

Malzemeler:

  • 1 kg süt
  • 1 su bardağı + 1/3  su bardağı toz şeker
  • 2 kaşık un (tepeleme olmasın)
  • 2 kaşık nişasta (tepeleme olmasın)
  • 1 paket vanilin
  • Üzeri için
  • 2 olgun armut
  • 1 çay bardağı irice kırılmış fındık
  • 1 tatlı kaşığı tarçın (silme)
  • 1 yemek kaşığı toz şeker 
  • Altı İçin 
  • 1 paket bisküvi (tatlı)




Yapılışı:
  1. Bisküvileri robotta çekip, tepsinin altına her yeri düzgün olacak şekilde seriyoruz.
  2. Armutları yıkadıktan sonra, kabuklarını soymadan,  küçük küçük küpler halinde doğruyoruz. İçine şeker,tarçın ve fındık ekleyip şöyle bir karıştırıyoruz.
  3. Sütü derince bir tencereye alıp, içine un ve nişastayı sulandırıp katıyoruz. Şekeri ekleyip kıvam alıncaya kadar karıştırıyoruz.
  4. Kıvamı gelince (dikkat edin çok katı olmasın) ocaktan alıp içine vanilin ekleyip yine karıştırıyoruz.
  5. Sütlü tatlıyı, kepçe yardımıyla her tarafına eşit olacak şekilde döküyor üzerini düzleştiriyoruz.
  6. 1-2 dakika sonra, üzerine armutlu karışımı döküp, ılımaya bırakıyoruz. Soğuması için dolaba kaldırıp, soğuyunca afiyetle tüketiyoruz...

4 Eylül 2012 Salı

Kavunlu Kup


                    Annemin getirdikleri, köyden getirdiklerimiz derken, bende nevaleler bitmiyor.  Annemlerin yetiştirdiği bu kavunlar dışı sarı renkte ve uzun süre dayanabilenlerden değil. Ayrıca susuz yetişiyor. Yani sulama yapılmadan, yağmur suyu ve toprağın nemiyle. Durum böyle olunca, kavunların aroması bol ve rengi ve tadı muhteşem oluyor. Kavunlar o kadar tatlı ve rengi o kadar turuncuydu ki, "_Mutlaka bunu değerlendirmeliyim." dedim ve işte ortaya çıkan kuplar: Muhteşem Kavunlu Kup...
                   İçine daha önceden fazlasını buzluğa kaldırdığım haşhaşlı muffinleri de küp küp doğrayıp ekledim. Evin ahalisinin bazısı buna evet onayı verse de bazısı çekimser davrandı. Dolayısıyla kek eklemek tamamen size kalmış. Ama  kavun aromalı pudingi kimse " Olmamış" demedi, diyemedi. Hazır kavun mevsimiyken siz de deneyin derim.
Kavunlu Kup İçin Malzemeler:

Sütlü Kısmı İçin:
  • 3 su bardağı süt
  • 3/4 su bardağı şeker (kavunun tatlılık oranına göre)
  • 1,5 yemek kaşığı un (tepeleme)
  • 1,5 yemek kaşığı nişasta (tepeleme)
  • 1 kaşık tereyağ (silme)
  • 1 paket şekerli vanilin
Kavunlu Kısmı İçin:
  • 2,5 su bardağı robatta çekilmiş kavun (sert ve turuncu olsun)
  • 2 yemek kaşığı toz şeker (oranı yine size kalmış)
  • 1 yemek kaşığı nişasta 








Yapılışı:
  1. Öncelikle kavunlu kısmını hazırlamakla başlıyoruz. Bir küçük tencereye aldığımız kavun püresine, şeker ve nişasta ekleyip, ocakta biraz suyunu çekene kadar pişiriyoruz. Göz göz olup biraz fokurdaması gerekiyor, fakat dikkat edin dibine tutmasın, sürekli karıştırmakta yarar var. Bırakın biraz koyulaşsın, yoksa pudingimizi fazla sulandırabilir.
  2. Muhallebisini hazırlıyoruz. Yine bir tencereye, süt, şeker, nişasta katıp ocakta pişirmeye başlıyoruz. Sürekli başında karıştırıyoruz. Göz göz olup koyulaşınca, altını kısıp, biraz daha pişiriyoruz. İstediğimiz kıvama gelince ocaktan alıp içine vanilin ve tereyağ katıp iyice karıştırıyoruz. 
  3. Muhallebi sıcakken kavunlu hazırladığımız kısmı da ekleyip ikisini aynı tencerede iyice karıştırıyoruz. 
  4. İsteğe göre dibine küp küp doğranmış keklerden oluşan kupların üzerine isteğe göre sadece puding kasesine alıp, soğumasını bekliyoruz. Soğuyunca buzdolabına kaldırıp, 3-4 saat bekletiyoruz. Üzerini istediğiniz şeyle süsleyebilirsiniz yada sade tüketebilirsiniz. Afiyet olsun...

9 Ağustos 2012 Perşembe

Panna Cotta




                      Bir İtalyan tatlısı olan panna cottayı biz çok sevdik. Değişik şekillerde, içine değişik aromalarla yapılabilecek bu tatlının içine nişasta koyanlar da var. Ben nişastasız yapıyorum ve buzlukta bekletiyorum. Servisten birkaç dakika önce tabağa alıp hafifçe erimesini sağlıyorum. Şu sıcak yaz günlerinde, tercihinizi sütlü tatlılardan yana kullanmayı isterseniz, panna cotta iyi bir tercih olacaktır. Dondurmayı seviyorsanız, buna da bayılacaksınız. Denemeniz dileğiyle...


Malzemeler:
  • 300 gram süt
  • 300 gram süt kreması
  • 5 yemek kaşığı pudra şekeri (dolu olsun)
  • 1 çay bardağının 3/4 kadarı sıcak su
  • 1,5 yemek kaşığı jelatin (ben limonlu jöle kullandım)
  • 4-5 damla vanilya aroması
  • Üzeri için : hazır çikolata yada meyveli sos




Yapılışı:
  1. Öncelikle tatlımızı koyacağımız silikon kaselerimiz hazırlıyoruz. Ben her ihtimale karşı silikon kalıpların içini de ıslatarak hazırlıyorum.
  2. Sütün içine birkaç damla limon sıkarak, biraz kesilmesini sağlıyoruz. Fakat bu kesilme peynir yapımı gibi suyu bir kenara ayrılacak şekilde olmamalı. Yani hafifçe pıhtıcıklar olmalı.
  3. Süt bir kasede kesilirken, biz diğer işlemlere geçelim. Sıcak suyun içine jelatini katalım o da bir kenarda biraz beklesin.
  4. Kremayı bir tencereye alıp, ocağa alalım. Ocağın altı kısıkta olsun. 1-2 dakika sonra içine pudra şekerini ilave edelim. Aman dikkat edin sütümüz kaynamasın. Bu tatlı için kaynamaması gerekiyor.
  5. Kesik sütün içine hazırladığımız biraz kıvam bulan jelatinli suyu ekle.
  6. Kesik sütlü karışımı, ocaktaki kremalı karışımın üzerine yavaşça bir taraftan karıştırarak ekle. Vanilin aromasını ekle. Bir taraftan da karıştırmalarımız devam etmeli.Sütü ilave ederken dikkat edilecek husus, ocakta fazla tutmadan almak olmalı. Yani süt kesik kesik çok olmadan almalıyız.
  7. Koyu kıvamlı olmayacak bu tatlı. Bebeklere biberon maması kıvamına yakın ( o kadar koyu olmayacak) olacak diyebilirim. Kesinlikle fokurdayıp kaynatmıyoruz.
  8. Tatlımızı ocaktan alıp, süt kesiklerinden arındırmak için,  kalıplara koymadan önce ince süzgeçten geçiriyoruz.
  9.  Ilınınca, buzluğa kaldırıyoruz. Birkaç saat beklemesi gerekiyor.
  10. Servis yaparken, kalıplardan kolayca çıkacaktır. Ters çevirip üzerine istediğimiz bir sos (çikolatalı yada meyveli) ile servis yapıyoruz. Panna cotta yanında meyvelerle yenilmesi tavsiye edilen ve böylece hoş olan bir tatlı olduğu için evimizdeki meyvelerden tabağın yanına  dilimler hazırlayabilirsiniz. Afiyet Olsun...

29 Temmuz 2012 Pazar

Güllaç


                     Merhabalar Sevgili Dostlar. Ramazanın olmazsa olmazı güllaç yapmaya ne dersini?  Bu güllacı ramazanın ilk günlerinde yapmıştım, dolayısıyla çoktan bitti. Ben meyveli seviyorum, erik, şeftali, siyah üzüm kullandım bu defa. Ama siz istediğiniz başka meyvelerle de yapabilirsiniz pekala. Görüntü sizleri yanıltmasın, epey sulu oluyor. Fakat ben tabağı temizleyip görüntülemiştim ki şimdi yanlış yaptığımın farkına vardım. Biraz sütlü görünmesi en iyisi.
                     Eğer iftardan çok önce yani sabahtan yapacaksanız, süt oranını fazla tutabilirsiniz. Çünkü bekledikçe sütünü çekecektir.
                     Geçenlerde Oktay Usta'yı izlerken güllaca pudra şekeri ve hindistancevizi kattı. Ben de bu kez onu örnek alarak kendi yaptığım ölçülere bu malzemeleri de ekledim. Hele bir de fındık eklendi ki... Sormayın gitsin. Yapmak isteyenlere kolay gele...

Malzemeler:

  • 1 paket güllaç (11 adet çıkıyor)
  • 8 su bardağı süt
  • 3 su bardağı şeker
  • 1/2 çay bardağı gülsuyu
  • bir küçük kase pudra şekeri
  • bir su bardağı hindistan cevizi
  • 1 su bardağı fındık (kırılmış)
  • Üzeri için meyveler
  • vanilin


Yapılışı:
  1. İşe sütü şeker  ile karıştırıp hafif ılınacak şekilde ocağa almakla başlıyoruz. Süt elimizi yakmasın. Ocaktan alıp içine vanilin ve gülsuyunu  ekliyoruz.
  2. Genişçe bir tepsiye sütlü karışımı döküp, içine güllaç yapraklarından bir tanesini atıyoruz. Her tarafını ıslatıp, altına bir kepçe süt koyduğumuz tepsimizin tabanına buruşturarak yerleştiriyoruz. Bir tutam pudra şekeri serpiyoruz bir tutam da hindistancevizi serpiyoruz yufkanın üzerine.
  3. Bu işlem 6 yufka olana kadar bu şekilde devam ediyor. Yani bir yufka, üzerine pudra şekeri ve vanilin olarak.
  4. 6. yufkada üzerine pudra şekerini serpince, bu kata, fındıkları  hepsini yayıyoruz.
  5. Tekrar ilk altı yufkada yaptığımız işlemi yaparak bitiriyoruz.
  6. En üstünün iki katının arasına hindistancevizi koymuyoruz. Artan süt olursa hepsini güllacın üzerine döküyoruz. Buzdolabında soğutuyoruz. Servis yaparken, kareler halinde kesip,  üzerini incecik doğradığımız meyvelerle süslüyoruz. Afiyet Olsun...