Bakliyat Tarifleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bakliyat Tarifleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ekim 2013 Perşembe

Domates Soslu Buğday Salatası


                        Buğdayı tıpkı bulgur gibi çok seviyorum. Çocuklara bir keşkek bir de çorbasını yedirebildiğim bu tahıl  bu kez salata ile eşlik etti soframıza. Küçük dokunuşlar yaptım sadece. Benim elimdeki malzemelerimle böyle bir salata çıktı ortaya. Buğday salatasının değişik hallerine denemeye karar vermemle buğday aşkı yeniden depreşti bende. Sofrada en çok bu salatayı yedim diyebilirim. Kızlar ve babamız ise  birer kaşık denediler o kadar.

Malzemeler:

  • 2 su bardağı haşlanmış buğday
  • 1 büyük domates
  • 5-6 adet az tuzlu siyah zeytin
  • 5-6 adet kırma yeşil zeytin
  • 1 küçük çay bardağı haşlanmış mısır
  • birer tutam dereotu,maydanoz,taze nane 
  • sıvıyağ
  • isteğe göre 1 tatlı kaşığı nar ekşisi

Yapılışı:
  1. Domatesin kabuğu soyulup, doğranır. Biraz sıvıyağ ve az tuzla kavrulur.(Suyu fazla olursa suyunun hepsini ilave etmeyin)
  2. Bir kaseye buğday, domates sosu, tuz, yağ, mısır ve dilimlenmiş zeytinler birlikte harmanlanır.
  3. Üzerine ince doğranmış dereotu, nane ve maydanoz eklenerek servis yapılır. Afiyet Olsun...


               

25 Eylül 2013 Çarşamba

Zeytinyağlı-Domatesli Yeşil Mercimek Yemeği


              Bu mercimekleri annem gönderdi. Bildiğimiz yassı ve büyük olan mercimeklerden değil. Tamamen yerli, ve doğal üretilmiş, hatta biraz tıknazca kalmış bir tür. Ayrıca bildiğimiz mercimeklerden daha koyu renk suyu oluyor.
              Mercimek yemeğini babamız yemez fakat ben sık sık yaparım. Mercimeğin tadını çok sever, pişerken kokusuna bayılırım. Hele de bol domatesli ve zeytinyağlı olursa. İstenirse içine erişte katılabilir yada bulgur... Fakat ben en çok bu şekilde tercih ediyorum.  Et yemeyenler, çocuklar ve hatta benim gibi bakliyat konusunda daha dikkatli davranmak zorunda olan hamileler için yeşil mercimek iyi bir tercih olur kesinlikle.


Zeytinyağlı-Domatesli Yeşil Mercimek Yemeği İçin Malzemeler:

  • 1 su bardağı yeşil mercimek
  • 1 orta boy kuru soğan
  • 2 adet orta boy domates
  • 5,5 su bardağı su
  • zeytinyağı

Yapılışı:
  1. Mercimekleri yıkayıp, tencereye alınız. İçine 3 su bardağı su ekleyip biraz da tuz ilavesi ile yumuşayıncaya kadar haşlayınız.
  2. Soğanları ince ince doğrayıp, zeytinyağında şeffaflaşana kadar pişiriniz.
  3. Domateslerin kabuklarını soyup küçük küpler halinde doğrayıp, soğanlara ekleyiniz. Birlikte domatesi pişiriniz. 
  4. Haşladığınız mercimeklerin suyunu süzüp çok az ılık su tutun. 
  5. Mercimekleri tencereye ekleyip, bir iki kavurun. Sonra 2,5 su bardağı ılık su ekleyerek tuzunu da ekleyip, pişmeye bırakın. Afiyet olsun...

12 Eylül 2013 Perşembe

Domatesli Bulgur Pilavı


                Bengisu'nun okulda 4. günüydü. Öğretmenimiz toplantı yaptı. Beslenme saatinde, öğle yemeği tarzında şeyler koymamızı istedi. Mutlaka doğal olan şeyleri istedi. Bulgur pilavı, dolmalar, köfteler vs. Bugün için bulgur pilavı yapmak öyle aklıma geldi.
                Domateslerin şu en güzel ve en tatlı olduğu sıralar,  domatesle bolca,  haşır neşir olmak istiyorum.
                Bulgur pilavı yapmışken, domateslisini yapmalıydım. Hakikaten umduğum gibi oldu. Bu mevsim domates yemenin keyfi bir ayrı.
               Yanına da cacık ve kuru soğan ikilisini tercih ettik. Küçük kızım tam bir cacık hastası iken, büyüğü kuru soğansız yapamıyor. Bana da onlara bulgur yedirmenin keyfi kalıyor. Kalın sağlıcakla...

                  Domatesli Bulgur Pilavı için malzemeler:

  • 1,5 su bardağı iri bulgur
  • 2 su bardağı rendelenmiş domates
  • 1 adet büyükçe kuru soğan
  • 1-2 adet küçük sivri biber
  • 1 su bardağı etsuyu
  • 2 çay kaşığı tuz
  • isteğe göre baharatlar

Yapılışı:
  1. Soğanlar yemeklik doğranır, sıvıyağda şeffaflaşana kadar kavrulur. Doğranmış sivri biberler eklenir.
  2. Domates püresi eklenir ve kaynamaya bırakılır. 
  3. Bu arada bulgurlar sudan geçirilir.
  4. Domateslerin çiğ kokusu çıkınca, bulgur eklenir, tuz ilavesi de yapıldıktan sonra, etsuyunu koyup, ocağın altı kısık ateşe alınır.
  5. Suyunu çekene kadar pişirilir. Afiyet Olsun...
Not: Bizim evin ahalisi menüde bulgur pilavı olunca mutlaka yanına cacık isterler, tabi bir de klasikleşen o tad olan kuru soğan vardır ki... Yufka ekmekle de iyi gider, bilen bilir :)

30 Temmuz 2013 Salı

Tavuklu Topalak Çorbası


            "Topalak" yuvarlak anlamına geliyor. Göcenin elimizde küçük yuvarlaklar yapılması ile oluşuyor. Göce, buğdayın iri çekilmesiyle oluşmuş, irice buğday. Ayranlı Göce Çorbası da sıkça yaptığımız çorbalardan biridir. Doğruyu söylemek gerekirse, elimde göce varken, bulgurla köfte yapmak hiç işime gelmedi. Ayrıca, göce ile yaptığınız bu küçük köfteler, kesinlikle dağılmıyor, içinde ne yumurtası var ne başka birşey. Buğdayın, kendine has yapışkanlığı gerekli birleşmeyi sağlıyor. Küçük, şirin köfteleriniz oluyor.
            İçine eklediğimiz nohut ve tavuk, çorbaya ayrı bir lezzet verdiği gibi besin değerini de artırıyor. Özellikle, çocuklar için önereceğim bu çorbayı, iftar akşamları için de misafirlerinize hiç çekinmeden sunabilirsiniz. Denemeniz dileğiyle...

Tavuklu Topalak Çorbası İçin Malzemeler:

  • 1 küçük kase ince göce
  • 1/2 tavuk göğsü (haşlanmış)
  • 1 küçük kase nohut (haşlanmış)
  • 2-3 diş sarımsak
  • 2 kaşık domates salçası
  • 2 su bardağı tavuk suyu
  • 6 su bardağı ılık su
  • 1 yemek kaşığı iri bulgur
  • 1 kaşık kavrulmuş un
  • 1 kaşık tereyağ
  • pulbiber-karabiber



Yapılışı:
  1. Çorbamızı yapmaya, göceyi yoğurup şekil vermekle başlayabilirsiniz. Göceyi yoğurma kabına alıp, içine tuz, karabiber ve bir kaşık sıvıyağ ekliyoruz. Azar azar ılık su ilavesi ile göceyi yoğuruyoruz. Nohut büyüklüğünde parçalar koparıp, küçük parmağımız yardımıyla üzerini hafifçe bastırıyoruz. Yassı şekil veriyoruz böylece. 
  2. Bir taraftan, sıvıyağ ile salçayı kavuruyoruz. İçine kavrulmuş un, tavuk suyu ve 6-7 bardak su ekliyoruz. Kaynamaya başlayınca içine, iri bulgur, tavuk eti ve nohutu ekliyorum. (Benim nohutum biraz sert idi sizinki yumuşaksa en son da ekleyebilirsiniz.)
  3. En son bu hazırladığım göce yuvarlaklarını ekleyerek, kısık ateşte pişmeye aldım. (Ara sıra karıştırarak, çorbanın suyunu kontrol ediniz, gerekirse daha ekleyiniz)
  4. Çorbamız piştikten sonra, üzerine küçük parçalara doğranmış sarımsakları, tereyağının içinde şöyle bir kavurdum, ve en son pul biber katarak, bu tereyağlı karışımı çorbaya ekledim. Afiyet Olsun...

25 Temmuz 2013 Perşembe

Yeşil Mercimekli Bulgur Pilavı yada Taşlı Pilav ile Merhabalar...




  Merhabalar Sevgili Dostlar...
                     Öncelikle geç de olsa, bütün müslüman alemine, ramazan ayının hayırlara vesile olmasını diliyorum. Rabbim bu ayda yaptığınız bütün ibadetlerinizi misliyle kabul etsin inşallah.
                    Artık üzerimden şu rehavet kalksın, tekrar döneyim istedim. Sağlığım epeyce düzeldi, mutfağa girip yemek yapabiliyorum mesela. Soğan, sarımsak ve fazla salça kullanmayarak idare ediyorum durumu.
                   19. haftaya giriyoruz hayırlısıyla. O kara günler inşallah geçmişte kaldı. Bebeğimin olacağına nihayet kanaat getirdim (bundaki kasıt, düşük tehlikesi ve sağlık sorunlarımdan dolayı her an kaybedeceğim endişesiydi). Kendimce ufak tefek eşyalar almaya, beşik vs. bakmaya başlıyorum. (Gerçi yatak, beşik bizim evde son ana kadar alınmaz. Beğenilir, bebek eve gelince beşik de öyle eve gelir. Bunun da bir hikayesi vardır aile geçmişimizde.)
                  Bu arada bebeğimizin cinsiyeti de belli oldu, oğlumuz olacakmış hayırlısıyla. Erkek bebeklerde genelde böyle sorunlar yaşanabiliyormuş. Sanırım bizde de durum böyle oldu.
                 Bu kadar haber havadis yeter. Sizleri, çok bilindik bu pilavla karşılayacağım. Kış günlerinden kalma, arşivden bir tarif bu. Ne yapalım yeni tariflerin gelmesine daha biraz var sanki... Ben bu pilavı komşumdan öğrendim. Bizim oralarda daha önce hiç yapmazdık. Benim kızlarım da et yemeyince, bakliyata ağırlık yermeye çalışıyorum beslenmelerini düzenlemek için. Bu pilav da bu çabaların bir sonucudur.
               Kalın Sağlıcakla...

Malzemeler:

  •  1,5 su bardağı iri bulgur
  • 1 adet kuru soğan
  • 2 domates
  • 1 su bardağı haşlanmış yeşil mercimek
  • 1-1,5 su bardağı tavuksuyu
  • aldığı kadar ılık su
  • tuz

Yapılışı:
  1. Soğanı küp küp doğrayıp, biraz sıvıyağda kavuruyoruz. Domatesleri rendeleliyoruz, soğana ekliyoruz.
  2. Bulguru yıkayıp, suyunu süzdürüp, soğana ekliyoruz. 
  3. Mercimeği ve arkasından tavuk suyunu ekliyoruz.Üzerini hafifçe geçecek kadar kadar ılık su ilavesi yapıyor, kısık ateşe alıyoruz.
  4. Bulgur, suyunu çekene kadar pişiriyoruz. Afiyet Olsun...

17 Ocak 2013 Perşembe

Kesme Aşı (Kars Yöresi) - Yada Erişteli Yeşil Mercimek Yemeği

                 Mehmet Ali Birand'ı kaybettik. Allah'tan rahmet diliyorum, ailesine de sabır. Bugün sabahtan beri, facede "öldü" haberleri yayınlanıyor. Ben hiç ummuyordum. O kadar sağlıklı, o kadar neşeli duruyordu ki, sanki yakıştıramıyordum. (Hoş ölüm kime yakışmış ki!) Daha geçenlerde, bir programda, türban konusunu paylaşmıştı. Ben de o programı büyük keyifle izlemiştim. Her gün gördüğümüz bu insanlar, sanki yakından tanıdığımız kişiler kadar tanıdık, bildik oluveriyor. Ani ölümüyle de beni  sarstı. Yani demek istediğim, "Ölüm bize o kadar yakın ki, bugün var dediğimiz, yarın toprak oluyor. "  Ve yine düşünüyor insan, bu dünyanın geçiciliğini, aslında gerçek olmayan, güzel bir gölgeden ibaret olduğunu...
               Bu yemeği yayına hazırlarken hiç aklımda bu konulara girmek yoktu. Ama burası benim bloğum. Ne düşünüyorsam, ne hissediyorsam onları da paylaşmalıyım. Yoksa tek derdimiz, yemek yapmak ve yemek olsaydı, Elif bunun neresinde olabilirdi ki?
Yeşil Mercimek 
               
                Kesme Aşı, komşum Naringül Abla'dan öğrendiğim bir yemek (yada çorba ). Her ne kadar kış çorbası olarak söz ediyor olsak da aynı zamanda içindeki malzemelere bakınca başlı başına bir ana yemek bile oluyor bence.
               Yeşil mercimeği bizim evin ahalisi pek sevmez. Ben ise ısrarla yedirmeye çalışırım. Hele de içine erişteler girince başka güzel oluyor.
                Naringül abla, Kars- Sarıkamışlı. Onlar çok severek yapıyorlar, bir gün bana da bir tabak almış gelmişti. Çok beğenince yapılışını sordum. Bildiğimiz yeşil mercimek çorbasına bildiğimiz erişte katılıyor, tek farkı hamurun bir kısmı ile kıtır hamurlar da ilave ediliyor yemeğe.
               Bol naneli, bu yemeği özellikle şu kış aylarında yapmanızı öneririm. İki gündür üst üste çorba vermiş olsam da, farklı zamanlarda yapılıp yenildi. Arayı soğutmadan vermek istedim. Hayırlı cumalar...

Kesme Aşı İçin Malzemeler:

  • 1 su bardağı yeşil mercimek
  • haşlamak için 3 su bardağı su
  • 1 orta boy kuru soğan
  • 1/2 kaşık domates salçası
  • 1/2 kaşık biber salçası
  • pişirirken ilave edilmek için 7 su bardağı su
  • 1 tatlı kaşığı kuru nane
Hamuru İçin:
  • 1 yumurta
  • 8 kaşık un
  • 4 kaşık su
  • 1/2 tatlı kaşığı tuz

Yapılışı:
  1.  1 su bardağı yeşil mercimeği, 3 su bardağı su bardağı suda (az tuz ilavesi ile) haşlıyoruz. (Dağılmadan, hafif diri olsun)
  2. Bir kaseye, yumurta kırıp, tuz ve suyu ekliyoruz. 8 kaşık un ilavesi ile biraz katı bir hamur yoğuruyoruz.
  3. Bu hamurun birini büyük birini daha küçük 2 bezeye ayırıyoruz. Bezeleri un yardımıyla açıp, birini şeritler halinde erişte şeklinde  kesiyoruz. ( 3 nolu foto)
  4. Tencereye, çok az yağ koyarak, küp küp doğradığımız kuru soğanı, ölünceye kadar kavuruyoruz. Üzerine salçaları ilave edip, bir iki çevirdikten sonra, haşladığımız mercimeği ilave ederek, 7 su bardağı su ekliyoruz. Tuzunu da damak tadımıza göre belirleyip, kaynamaya bırakıyoruz.
  5. Bu arada, diğer bezeyi,  büyükçe parçalara ayırıp, elimizde oklava gibi uzun yuvarlıyoruz. Bunları una bulayıp, küçük küpler halinde kesiyoruz. (2 nolu foto)
  6. Yemeği kısık ateşe alıp, erişteleri ilave ediyoruz.(Erişte miktarını kendiniz belirleyebilirsiniz, hepsini katmak zorunda değilsiniz)
  7. Bir tavaya, biraz sıvıyağ katıyoruz (Çok az da salça katabilirsiniz). Bu küp şeklinde kestiğimiz hamurları bu yağda kızartıyoruz. Yemeğin altını kapatmadan önce, bu kızarmış hamurları ilave ediyoruz. Çok az daha ocakta tutuyoruz. Afiyet Olsun...

6 Kasım 2012 Salı

Mısır Çorbası (En doğalından)


             Bayram dönüşü, annemin evinin önündeki durumlarımız aynen :
Çocuklar hariç 9 kişi evin önünde, bizi Ankara'ya yolcu etmeye hazırlanıyor. Annem, yine her zamanki gibi, arabamızın her yerini birşeylerle doldurmaya çalışıyor. Domates sosları, salçalar, üzüm, nar vs... Oradan babam görünüyor, elinde bir poşet, içi mısır dolu. Ben "_Baba yeter mısır koyma, arabanın her yeri doldu." diyorum. Babam : "_Olsun bunları da kızlara yedirirsin." diye ısrar edince" babamıza boynumuz kıldan ince " hesabı karşı koyamıyorum.
          Eve dönüşte, 3-5 gün bir kenarda kalıyor mısırlar. Nitekim benden başkası da bu işe soyunmayacağına göre, başlıyorum mısır soymaya. Mısır hazırlamaktaki en zor kısım, mısır koçanını tanelerinden ayırmak olduğunun bir kere daha, idrak ederek, defalarca yıkamaya başlıyorum mısırları. Bunu yapmamdaki sebep ise, mısırın tanelerini ayırırken üzerine çıkan nesnelerinden iyice temizlemek. Sonra düdüklüde 40-45 dakika kadar pişiriyorum. Buzluk torbalarına alıp, kalanını çorba yapımında kullanmak üzere ayırıyorum.
           Mısır daha düne kadar en korktuğum sebzelerin başında gelirdi benim, nitekim hâlâ da öyle. Çünkü, gdonun en çok kullanıldığı tohumlardan biri. Bu yüzden, mısır seçimi  konusunda itinalı davranıyorum şahsen ben.
             Mısır bu kadar hassas iken,  "doğal" mısırı bulduğum için kendi kendime bir kez daha seviniyorum.
             Mısır çorbası çok hafif bir o kadar da leziz bir çorba. Yapılması ve yenilmesi kesinlikle tavsiye edilir tarafımca. Taze ve güzel tanelerden oluşan bir mısır çorbası, şifa olur ancak. Kalın sağlıcakla...

Malzemeler:

  • 1 kase haşlanmış tane mısır
  • 2 yemek kaşığı un
  • 1 orta boy soğan
  • 2 diş sarımsak
  • 1 yemek kaşığı tereyağ
  • 2 bardak etsuyu
  • 1 su bardağı süt
  • 4 su bardağı su
  • isteğe göre 2-3  kaşığı mısır taneleri
  • kırmızı toz biber

Yapılışı:
  1. Kasedeki mısırları robotta iyice çek. Soğanları küp küp doğra.
  2. Bir tencereye tereyağ ve biraz da sıvıyağ koyarak, doğradığın soğanları, şeffaflaşana kadar kavur.
  3. Üzerine un ekle ve birlikte yine kavur. Unun kokusu gidince üzerine mısırları ilave et, etsuyu ve suyu da ekle. İçine sarımsakları küçük rendeden geçirerek, çorbaya ilave et.  Kaynamaya bırak.
  4. İndirmeden önce sütü ilave et, birkaç dakika daha kaynat.
  5. Bir taraftan küçük bir tavaya, biraz tereyağ ve sıvıyağ koy. Tereyağ eriyince içine kırmızı tatlı biber kat ve kapat.
  6. Kaseye alınan mısır çorbasının üzerine isteğe göre mısır tanelerinden bir kaşık ilave edebilirsiniz. Bu hazırladığın toz biberli sosu, servis esnasında mısır çorbasının üzerine ilave et. Afiyet Olsun...



31 Ekim 2012 Çarşamba

Susamlı Nohut Salatası


               Merhabalar Sevgili Dostlar... Geçen süre zarfında, bir Kurban bayramı, bir de Cumhuriyet bayramını geride bıraktık. Her ikisini de büyük bir coşkuyla kutladık. Bayramlarla dolu tatilimiz oldu :)
               Tatil uzun olunca, tekrar bloğa dönüp tarifler paylaşmak da zor oldu haliyle. Epeydir bekleyen nohut salatam da böylece araya sıkışıverdi.
                Nohut salatası, hem besleyici, hem de hane halkına bakliyat yedirmenin başka yolu olduğu  için, favori salatalarım arasında. Ah bir de kabuklarını soyma kısmı olmasa :(
                Tavsiyemdir.

Malzemeler:

  • 1 büyükçe kase nohut (haşlanıp kabukları soyulmuş)
  • birkaç dal taze soğan
  • 2 adet salatalık (ben birini kullanmadım)
  • bir tutam maydanoz
  • küçük bir parça kırmızı lahana
  • 1 adet küçük kırmızı biber 
  • (maraş biberi)
  • üzeri için susam
  • sıvıyağ ve limon


Yapılışı:
  1. Nohutları derince bir kaseye alıyoruz.
  2. Soğan, lahana, maydanoz, kırmızı biber, salatalık hepsini küçük küçük doğruyoruz. Nohutların üzerine ekliyoruz. Tuzunu da ekliyoruz bu esnada.
  3. Bir küçük bardak yada kasede, limon suyu ve sıvıyağı karıştırıp kaseye ekliyoruz. Salatayı servis kaselerine alıp, üzerine susam serperek servis yapıyoruz. Afiyet Olsun...

5 Eylül 2012 Çarşamba

Kuru Börülce Salatası


                       Biz börülceyi çok seviyoruz. Bazen salatasını yapıyor, bazen de sanırım Bilecik'e özgü olan mantısını. Sanırım diyorum çünkü, başka yerde bunun mantısının yapılıp yapılmadığını bilmiyorum. Mantısını da yakın zamanda paylaşacağım inşallah.
                       Bu arada yararlarını merak ettim de hem c vitamini, hem bitkisel protein açısından zenginmiş. Ayrıca kansızlığa da iyi geliyormuş. Şu aralar  tam da ihtiyacım olan şey bu. Düşük orandaki kan seviyem sonucunda, kansızlık tedavisine başlamış durumdayım. İsabet olmuş yani benim için :)
                      Börülce salatasına dönecek olursak, börülce salatası tabii ki de, bir çeşit piyaz. Fakat tadı bakımından biraz daha farklı. İster yeşilini, ister kurusunu, ister turşusunu, ister mantısını yapın her şekilde favoriniz olur kanımca. Tavsiyemdir, denemeniz dileğiyle...
                    
Not: Börülceyi haşlarken bir gece önceden ıslatabilirsiniz yada ıslatmayabilirsiniz. Kurufasulyenin aksine daha çabuk pişen bu fasulye türü, fazla sizi yormayacaktır. Haşlerken iyice yıkadığımız börülcelere su ve az miktarda tuz ekleyerek ocağa alırız. İsterseniz suyunu 2 kez değiştirebilirsiniz. Ben şahsen tercih etmiyorum. Yine de tercih her zamanki gibi sizin.

Malzemeler:
  • Bir kase haşlanmış börülce
  • 1 su bardağı haşlanmış mısır taneleri
  • 1/2 demet maydanoz
  • 1/2 demet dereotu
  • 1/2 demet soğanın yeşil yaprakları
  • 1 kapya biberi
  • 2 orta boy kabuğu soyulup küp küp doğranmış domates
  • 2 kaşık zeytinyağı
  • 2 kaşık nar ekşisi


Yapılışı:
  1. Haşladığımız börülceler, ılık sudan geçirip, bir derince kaseye alırız.
  2. Soğan, maydanoz, dereotunu ince ince doğrayıp, börülcelere ekleriz.
  3. Kapya biberini küçük küpler halinde doğrar ekleriz. Hazırlanmış domatesleri ekleriz.
  4. Mısırı da ekleyip, sosunu hazırlamaya geçeriz.
  5. Sosu için isterseniz, sirke türevi isterseniz limon tercih edebilirsiniz tabi. Ben nar ekşisini tercih ediyorum. Nar ekşisi ve zeytinyağını çok az tuzla karıştırıp (börülceleri haşlarken tuz eklemiştim) salatanın üzerine ekliyorum ve şöyle bir karıştırıp servis yapıyorum. Afiyet şeker olsun...