İçecekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İçecekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ağustos 2013 Cumartesi

Kızılcık Şerbeti ve Kızılcık Marmelatı

              Kızılcık yada bilinen diğer adıyla kiren meyvesinin yararları o kadar çok ki... Bunlardan birkaçını söylemeden geçemeyeceğim dostlarım.

  • Mideyi güçlendirir
  • Vücut direncini artırır
  • Bağırsak yaralarına iyi gelir
  • Ateş düşürücü etkisiyle özellikle menepoza iyi gelir
  • Böbrek taşlarının düşürülmesine yardımcı olur
  • Gazı önler
  • Ağız yaralarını giderir
  • Mikrop öldürücüdür.
  • İltihaplanmayı önler ve alerjileri azaltır.   

              Kızılcık şerbetine bayıldım ben doğrusu. 1 kg kızılcıktan hem şerbet, hem de küçük bir kavanoz marmelat yaptım. Hem de ayrı ayrı değil, şerbet yapımında kullandığım kızılcık taneleriyle... İçim elvermedi o güzelim taneleri atmaya. Siz de bir taşla iki kuş tutabilirsiniz. Önce suyunu içer sonra, marmelatını yersiniz. Şiddetle öneririm.

Kızılcık şerbeti için malzemeler:

  • 1 kg kızılcık
  • 3-4 su bardağı toz şeker (damak tadınıza göre)
  • 3 litre su
  • 1 adet kabuk tarçın
  • birkaç damla limon suyu
Yapılışı:
  1. Kızılcıkları ayıklayıp yıkıyoruz. Tencerede suyunu koyup, tarçını da ekleyip,  kaynamaya alıyoruz.
  2. 15 dakika kaynayınca, içine şeker ve limon suyunu ilave ediyoruz. Biraz da bu şekilde kaynatıyoruz. Soğumaya bırakıyoruz. Afiyet Olsun...
             
               Kızılcık şerbeti bitmeden önce 2 su bardağı kadar şerbetten ayırın, bunu marmelat için kullanacağız. 
Kızılcık marmelatının yapılışı:

  •               Kızılcık şerbeti için suyunu süzünce, geriye kalan tanelerini bir süzgece alın. Elinizle bastırarak püresinin alta geçmesini sağlayın. (Bu kısım biraz zor olacaktır.)
  • Bu pürenin üzerine 1 su bardağı toz şeker ve 2 su bardağı kızılcık şerbetinden ekleyin. Kaynamaya bırakın. Kıvam alınca ocaktan alıp sıcak sıcak kavanoza alın. Afiyet Olsun...

7 Kasım 2012 Çarşamba

Reyhan Şerbeti



                   Şerbetler, Osmanlı mutfağının olmazsa olmazları arasında. Açıkçası benim de, denemeyi ve öğrenmeyi çok sevdiğim şeylerin başında geliyor. Hele de doğal olmayan içeceklerle kuşatılmış durumdayken...
                   Reyhan otuyla, tanışıklığım anca iki seneyi bulur. Çorumlu komşularımdan öğrendim bu bitkiyi. Onlar resimde de görülen tohumlarını kullanmayı seviyorlar. (Fakat şerbette, tohumlu olanları almamazı öneririm. Ben iki demet reyhan aldım, biri tohumlu, diğerini tohumsuz tercih ettim. Farklı yerlerde kullanılacak olduğu için. )Hele de Çorum usulü Tavuklu Bulgur Köftesi 'nde  muhteşem oluyor.
                 Ben şahsen kendim alıp kurutuyorum artık reyhanı. Bulgurlu olan herşeye çok yakıştırıyorum. Hal böyle de, iş, şerbete gelince biraz değişiyor. Bloklarda gezinirken gördüğüm bu şerbeti, biraz araştırdıktan sonra, Cahide Jibek'in ölçüleriyle denemeyi uygun buldum. Rengi onun da dediği gibi daha kırmızı oldu, çünkü benim reyhanlarımın rengi daha bir koyu idi.
               Büyük kızım bir tadına bakıp beğenmediğini söyledi, küçük olan ise, benim verdiğim birinci bardaktan sonra arkasından iki bardak daha götürdü. Söylemek istediğim gibi, kimi çok severken kimi sevmiyor. Sevip sevmeyeceğinize de denemeden karar vermemelisiniz bence.
 Son bir not; reyhan bitkisinin,

  •  anne sütünü artırmaya
  •  mide bulantısına
  •  baş ağrısına
  •  öksürüğe iyi geldiği söylenir.
             Şerbetini eğer ki şekerli yapmak istemiyorsanız, bal ile de tatlandırarak içebilirsiniz. Afiyet Şifa Olsun...
       

Malzemeler:

  • 1 demet reyhan
  • 7 kaşık şeker
  • 1 adet limon (az sıkılmış)
  • 1 çay kaşığı limon tuzu
  • 8 bardak sıcak su

Yapılışı:
  1. Reyhanları kalın saplarından ayırarak ,(uçlarındaki ince saplarıyla birlikte) sürahiye koyuyoruz. Üzerine şekeri ilave ediyoruz.
  2. En üstüne limon kabuklarını koyup, sıcak suyu ekliyoruz. Limon tuzlarını da katıyoruz, böylece dinlenmeye bırakıyoruz.
  3. Böylece dinlenen şerbeti, süzdürüp buzdolabına soğuması için alıyoruz. Soğuk içiyoruz. Afiyet Olsun...

17 Haziran 2012 Pazar

Gül Şerbeti ve Biraz Mola

                 
                    Bir süre buralarda olmayacağım Dostlarım. Biraz mola vermenin vakti geldi. Annemlere gideceğim henüz dallarda kirazlar varken. Biraz çalışıp, biraz gezeceğim. Kısa bir süre olacak bu ayrılık tahminim 15 gün kadar. Sizi bu nefis gül şerbeti ile başbaşa bırakacağım bir süre. Gül kokulu günler dileklerimle. Hoşçakalın...
                    Osmanlı saraylarında, bir yemekten diğer yemeğe geçişte, damak tadını hazırlamak ve mideyi rahatlatmak için kullanılırmış gül şerbeti. Hep yapmak istemiştim, kısmet bugüne oldu. Bu şerbeti yapmak için, kırmızı renkli ve kokulu gül yapraklarını kullanmanızı öneririm. Rengi kadar kokusu da şahane. Değişik bir o kadar da güzel.
                   Şerbet iki aşamalı olarak yapılıyor. Öncelikle, şerbeti hazırlamak için kullanılan şurup hazırlanıyor. Bu şurubu, limon, su ve şekerle çoğaltarak kullanabiliyorsunuz. Fakat yine de buzdolabında uzun süre bekletmemenizi öneririm.
 
 Gül Şurubu İçin Malzemeler:
  • 170 gram kırmızı kokulu gül yaprakları
  • 1 su bardağı toz şeker
Şerbeti İçin:
  • 1 çay bardağı gül şurubu
  • 2 limon suyu
  • damak tadına göre toz şeker
  • yeteri kadar soğuk su







Yapılışı:
  1. Şurubu yapmakla işe başlıyoruz. Gül yaprakları yıkanır ve derince bir kaseye alınır. Üzerine 1 su bardağı toz şeker katılır ve yoğurulur. (Bu esnada elinize eldiven takmanınız öneririm, çünkü parmaklarınız mor bir renk alabilir.) 15-20 dakika, şeker eriyip, gül yapraklarının kokusu ve rengi çıkana kadar yoğurulur. Daha sonra kasenin ağzı streç filmle kaplanıp buzdolabına kaldırılır. (Ben bu şekilde buzdolabında 1 gece beklettim)
  2. Buzdolabından çıkarılan şurup, temiz bir tülbente alınır ve süzdürülür. Böylece şurubumuz hazırlanmış olur. Bu şuruba istediğimiz oranda şeker, limon suyu ve soğuk su ekleyebiliriz.
  3. Şerbeti hazırlamak için, öncelikle limonu sıkarız. Limonun suyunu tülbentten geçiririz. Bu suya, 1 çay bardağı şeker ekleriz, biraz su ilavesi ile şeker eriyene kadar karıştırırız. Tadına bakarak, soğuk su ilavemizi tamamlarız. (damak tadınıza göre ayarlamakta yarar var)
  4. Limonata hazırlanınca, içine azar azar gül şerbetini bir yandan karıştırarak ekleriz. Aromasına yine kendi damak tadımıza göre karar verip, servis edebilirsiniz.

28 Mayıs 2012 Pazartesi

Limonata

Limonata,
                       Mutlu haftalar Sevgili Dostlar.Kaç zamandır bekliyor limonata tarifim. Havalar ısınsın, sıcaklar gelsin de vereyim diyorum. Fakat bir türlü gelmeye karar veremeyen yaz sıcaklarını bekleyerek olmayacak anlaşıldı. En iyisi önümüzdeki sıcak günlerde yapmanızı tavsiye ettiğim bir linomata olsun bu.
                        Yaz gelince serin serin birşeyler içmek lazım. Doğalını tercih edecekseniz, en sevileni ve bilineni limonata tabiki. Bazıları naneli içmeyi tercih etse de ben sevmem naneli olanını. "-E o zaman Elif niye naneli bardaktaki limonata ?" derseniz buna cevabım sadece görüntü amaçlı olmasıdır.
                       Birkaç gün önceki aşırı sıcaklarda okuldan gelirken, kızlar dondurma diye tutturdular. Ben dondurmayı, pastanelerden alanlardanım. Hazır dondurmaları pek almam. Hiç almam demiyorum ama özellikle çocuklar söz konusu olduğunda, onların süttozundan yapıldıklarını düşündüğüm için, hazır dondurma almıyorum çoğu zaman.
                       İşte böyle bir günde, kızlar dondurmalarını yerken, benim gözüme limonata ilişti. Bir bardak içtim orda ama beni kesmedi. Eve gelir gelmez yapmaya koyuldum. Yaz sıcağında ev yapımı limonata gibisi var mı?

Malzemeler:
  • 2 litre içilebilir su
  • 3 limonun kabuğu(beyaz yerleri rendelenmiyecek)
  • 1 portakal kabuğu
  • 1 su bardağı şeker
  • 4 limon suyu (büyük)
  • 1çay kaşığı limon tuzu
Yapılışı:
  1. Limonun kabuklarını ve portakal kabuğunu rendele. Beyaz yerlerini rendeleme ki acı olmasın.
  2. Suyun 1 litresini buzluğa koy, diğer 1 litresini tencereye koy, limon kabuklarını da ekle, çok az (aroması çıkana kadar) kaynasın. Süzgeçten geçir, limon kabuklarını ayır.
  3. Şekeri ekle,limon tuzunu ekle karıştırarak erit. İçine soğutulmuş 1 litre su ekle.
  4. İçmeden önce sıkılmış limon suyunu ekleyerek afiyetle iç. 
Not: Limon tuzu, limon suyu ve şeker oranı kendi damak tadınıza göre ayarlayabilirsiniz. 

Limonata


    10 Mayıs 2012 Perşembe

    Çilek Şerbeti (Lohusalar ve Emziren Anneler İçin)



                                                       Limon Ağacı Hikayesi
                  Bir bahçede iki limon ağacı varmış. Bu limon ağaçlarından birisi oldukça heybetli, diğeri ise nispeten daha küçükmüş. Sahibi büyük olan ağaca daha çok limon yapıyor diye daha güzel bakarmış. Bolca sular ve çapalarmış. Halbuki küçük limon ağacına ise zoraki yapar, birinde sulasa bir diğerini "Nasılsa kuruyacak, boş yere uğraşmanın gereği yok." dermiş.
                 Bir gün uzak diyarlardan birinden çok güzel çiçek tohumları, rüzgara takılmış , limon ağaçlarının olduğu bahçeye gelmiş. Heryer parsellendiği için sadece limon ağaçlarının dibinde boş toprak varmış. Önce büyük ağaca gitmişler, toprağa düşüp, çiçek açmaları için onun dibinde yer istemişler. Ama büyük ağaç, büyüklüğünün ona verdiği kibirle, onları reddetmiş.
                 Küçük ağaç ise, kendi rızkını verenin onun kurumasını istemezse kurumayacağını düşünürek, bu yeni misafirleri kabul etmiş. Böylece kısa sürede toprağa düşen çiçek tohumları rengarenk, mis kokulu çiçekler oluvermişler. Sahibi ise bir gün bahçeye geldiğinde bakmış bu güzel kokuların geldiği yöne. Güzel çiçekleri görünce içi gitmiş. Her gün gelip bu çiçekleri sulamaya ve en iyi gübrelerle beslemeye başlamış.
                 Böylece bizim cılız limon ağacı çiçeklerin sayesine iyice beslenmiş, ta dipteki köklerine kadar güçlenmiş. Kısa sürede bahçenin en büyük ve heybetli ağacı oluvermiş...  

               
                   Hikayemizdeki gibi, birbirine yardımcı olarak büyüyen, gelişen dostlar ve dostluklar bulmak dileğiyle Hayırlı Cumalar Herkese... Cumanın bereketi üzerinize olsun inşallah.
                   Limon ağaçlarının hikayesine benzemez ama ben de günün anlam ve önemine riayeten, arkadaşım için yaptığım çilek şerbetini paylaşacağım bugün. 
                  Doğum yapan komşumdan bahsetmiştim sizlere. İşte o arkadaşımın ikiz bebekleri oldu. Sütü yetmez endişesiyle evde 1 kg çilekten yaptım bu şerbeti. Sütü artırmak için yapılan bir şerbet. Ama açıkçası ben bu şerbeti içince, kendim de evde, çocuklar için yapmaya karar verdim. Gerçekten çok güzel. Ben her ihtimale karşı içine karanfil koymadım, ama lohusa şerbetinde olduğu gibi o da eklenebilir. Sadece kök tarçın kullandım, arkadaşım da beğendi tadını. Denemek isteyen olursa, tam da mevsimi gelmişken serin serin ne hoş olur...


    Malzemeler:
    • 1 kg çilek
    • 2 kg içilebilir su
    • 1 büyükçe su bardağı şeker
    • 1 kabuk tarçın
    • İsteğe göre 3-4 tane karanfil(Ben koymadım)

    Yapılışı:
    1. Çilekler yıkanıp temizlenir tenceyere su ile birlikte konur.
    2. Su kaynamaya başlayınca içine tarçın ilave edilir.Karanfil koyacaksanız bu esnada koymalısınız.
    3. Çileklerin rengi beyazlaşıncaya kadar kaynamaya devam edilir.
    4. Çilekler beyazlayınca şekeri ilave edilir. Bir miktar da bu şekilde kaynatılarak. Süzgece alınır.
    5. Cam bir sürahiye soğuması için bırakılıp, soğuyunca içime uygun hale gelir. Afiyet Olsun...