5 Temmuz 2012 Perşembe

Mantı Çorbası (Tavuklu)


                           Mantı çorbası, kolay bir çorba tabi mantısını kendiniz yapmazsanız.  Ben bu çorba için, mantıları kendiniz yapmanızı önermem açıkçası. Zaten halihazırda satılan mantılar var. Onları makarna niyetine alıp, içine biraz haşlanmış nohut, biraz haşlanmış tavuk eti, yoğurt ve sarımsak...
Güzel bir çorba idi benim için. Tabi işkembe severseniz bu çorba onu da hatırlatabilir size. Aslında bir çorba demek haksızlık bence, çünkü, içinde barındırdığı şeyler itibariyle, tam bir ana öğün bile olabilir. Denemeniz dileğiyle...

Malzemeler:
  • 1 su bardağı haşlanmış nohut (size zor gelmiyorsa kabuklarını da soyabilirsiniz)
  • 1 su bardağı hazır mantı
  • 1 tavuk kalça (haşlanmış)
  • 2 kaşık süzme yoğurt
  • 1 yumurta
  • 1 kaşık un
  • 3-4 diş sarımsak
Üzeri İçin:
  •  Biraz sıvıyağ
  • 1 çay kaşığı kırmızı toz biber
  • 2 çay kaşığı pul biber
  • isteğe göre kuru nane.

Yapılışı:
  1. Nohutları, ve tavuk kalçasını haşlamakla işe başlıyoruz. Tabiki ayrı ayrı. Haşlanmış nohutların kabuklarını soyabilir yada hazır alabilirsiniz, böylesi daha güzel oluyor.
  2. Haşlanmış tavuk etini, küçük parçalara ayırıyırozu. Suyunu ise süzdürüp başka bir tencereye alıyoruz.
  3. Üzerine biraz da normal su ekleyip, kaynamaya bırakıyoruz. Su kaynayınca içine mantıları atıyoruz. (tavuk kalçasını haşlarken, içine tuz kattıysanız tuz oranını ayarlamanızı öneririm) Biraz tuz atıyoruz. 2-3 dakika sonra (mantıların sertliğine göre) önce nohutları, sonra ayıklanmış tavuk etlerini ekliyoruz tencereye.
  4. Bir taraftan biz terbiyesini yapmaya hazırlanıyoruz. Bir kaseye, 2 kaşık süzme yoğurt alıp, içine dövülmüş sarımsakları, yumurtayı ve unu ekleyip iyice çırpıyoruz. Sonra bu kaseye, mantı tenceresinden aldığımız bir kepçe suyu azar azar ekleyerek, bir taraftan da yumurtası pişmeden hızlı hızlı çırpıyoruz. Mantılar yumuşadıysa, bu kasede hazırladığımız terbiyeyi azar azar tencereye ekliyor bir taraftan da karıştırıyoruz.
  5. Küçük bir tavaya, biraz sıvıyağ koyuyoruz (isteğe göre tereyağ da olabilir) Yağ biraz kızınca, içine baharatları katıp, karıştırıyoruz ve altını kapatıyoruz.
  6. Pişen çorbamızın üzerine kaseye alınca servis yapıyoruz. Afiyet Olsun...

4 Temmuz 2012 Çarşamba

Portakallı-Fındıklı İrmik Helvası


                              Merhabalar Sevgili Dostlar. Kısa bir aranın ardından, gezdim, dolaştım, biraz da çalıştım (her zamanki gibi) ve işte burdayım.

                              Bu akşam Berat Kandili. Bütün müslüman aleminin kandilini kutluyorum. Rabbim hayırlara vesile etsin inşallah. Bu gece, müslümanların inanışına göre, bir senelik beratımız verilecekmiş. Babaannem,"_Bu gece bir sene başımıza gelecek olaylar, hastalık-sağlık, kazanç ve herşey verilecek. Allah'a bol bol dua et." derdi. 

                             "_Gelir gelmez, helva mı yaptınız? dediğinizi duyar gibiyim. Bu günün kandil olması dolayısıyla, helva ile açılış yapıyorum. Mis gibi helvam ve güzel dileklerimle geldim.

                             İrmik helvası, yapımı kolay ve güzel bir tarif bence. Portakallısını denemelisiniz. Ben bu sefer içine fındık ilavesi yaptım. Yiyenler tarafından beğenildi. Beraz Kandili ışığında, hepimizin aydınlanması dileklerimle...
  
Portakallı İrmik helvası için malzemeler:
  • 125 gram tereyağ (yada 1/2 paket margarin)
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 2 su bardağı irmik
  • 2 su bardağı su
  • 2 su bardağı şeker
  • 3 portakal suyu (1,5 su bardağı portakal suyu)
  • 1 portakal kabuğu rendesi
  • 1 su bardağı irice kırılmış fındık
Yapılışı:
  1. Bir tane portakalın kabuğunu rendeliyoruz ve üçünün de suyunu sıkıyoruz.
  2. Portakal suyunun içine şekeri katıp karıştırarak eritiyoruz.
  3. Tereyağını ve sıvıyağı teflon tencereye alıp, erimesini sağlıyoruz.
  4. Yağ eriyince içine irmiği ekliyoruz, kavuruyoruz. Sonra fındıkları katıyoruz, portakal kabuğunu katıp, su ve portakal suyunu ekliyoruz.
  5. Suyunu çekene kadar karıştırıyoruz. Helvayı yaparken başında durmanızda fayda var. Sürekli karıştırmanız gerekecektir.
  6. İsterseniz küçük kaselere alıp, benim gibi ters çevirebilirsiniz. İsterseniz, düz bir tabağa alıp, kaşıkla bastırıp servis yapabilirsiniz. Afiyet Olsun...



    17 Haziran 2012 Pazar

    Gül Şerbeti ve Biraz Mola

                     
                        Bir süre buralarda olmayacağım Dostlarım. Biraz mola vermenin vakti geldi. Annemlere gideceğim henüz dallarda kirazlar varken. Biraz çalışıp, biraz gezeceğim. Kısa bir süre olacak bu ayrılık tahminim 15 gün kadar. Sizi bu nefis gül şerbeti ile başbaşa bırakacağım bir süre. Gül kokulu günler dileklerimle. Hoşçakalın...
                        Osmanlı saraylarında, bir yemekten diğer yemeğe geçişte, damak tadını hazırlamak ve mideyi rahatlatmak için kullanılırmış gül şerbeti. Hep yapmak istemiştim, kısmet bugüne oldu. Bu şerbeti yapmak için, kırmızı renkli ve kokulu gül yapraklarını kullanmanızı öneririm. Rengi kadar kokusu da şahane. Değişik bir o kadar da güzel.
                       Şerbet iki aşamalı olarak yapılıyor. Öncelikle, şerbeti hazırlamak için kullanılan şurup hazırlanıyor. Bu şurubu, limon, su ve şekerle çoğaltarak kullanabiliyorsunuz. Fakat yine de buzdolabında uzun süre bekletmemenizi öneririm.
     
     Gül Şurubu İçin Malzemeler:
    • 170 gram kırmızı kokulu gül yaprakları
    • 1 su bardağı toz şeker
    Şerbeti İçin:
    • 1 çay bardağı gül şurubu
    • 2 limon suyu
    • damak tadına göre toz şeker
    • yeteri kadar soğuk su







    Yapılışı:
    1. Şurubu yapmakla işe başlıyoruz. Gül yaprakları yıkanır ve derince bir kaseye alınır. Üzerine 1 su bardağı toz şeker katılır ve yoğurulur. (Bu esnada elinize eldiven takmanınız öneririm, çünkü parmaklarınız mor bir renk alabilir.) 15-20 dakika, şeker eriyip, gül yapraklarının kokusu ve rengi çıkana kadar yoğurulur. Daha sonra kasenin ağzı streç filmle kaplanıp buzdolabına kaldırılır. (Ben bu şekilde buzdolabında 1 gece beklettim)
    2. Buzdolabından çıkarılan şurup, temiz bir tülbente alınır ve süzdürülür. Böylece şurubumuz hazırlanmış olur. Bu şuruba istediğimiz oranda şeker, limon suyu ve soğuk su ekleyebiliriz.
    3. Şerbeti hazırlamak için, öncelikle limonu sıkarız. Limonun suyunu tülbentten geçiririz. Bu suya, 1 çay bardağı şeker ekleriz, biraz su ilavesi ile şeker eriyene kadar karıştırırız. Tadına bakarak, soğuk su ilavemizi tamamlarız. (damak tadınıza göre ayarlamakta yarar var)
    4. Limonata hazırlanınca, içine azar azar gül şerbetini bir yandan karıştırarak ekleriz. Aromasına yine kendi damak tadımıza göre karar verip, servis edebilirsiniz.

    15 Haziran 2012 Cuma

    Patatesli Poğaça


                          Ablamdan öğrendiğim bu tarif çok pratik. Geçenlerde onun günü için yapmıştık beraber. Böylece yeni bir patatesli tarifim olmuş oldu. Bu poğaçalar, küçük ve çok güzel. Hem tadı güzel hem de şekli. Denemeniz dileğiyle.


    Malzemeler:
    • 1 su bardağı ılık süt
    • 1 su bardağı ılık su
    • 1/2 su bardağı sıvıyağ
    • 1 yaşmaya
    • Aldığı kadar elenmiş un
    • 1 yumurta (sarısı üzerine, beyazı içine)
    • 2 tatlı kaşığı tuz
    • 2 tatlı kaşığı şeker
    • İç harcı için;
    • 4 haşlanmış patates
    • 1 orta boy kuru soğan
    • pul biber, tuz.



    Yapılışı:
    1. Patatesleri rendeliyoruz ve kuru soğanı küp küp doğrayıp, hafifçe sıvıyağda kavuruyoruz. Patatesleri ekleyip, bir iki çeviriyoruz. Sonra üzerine tuz ve biber ekleyip, ılımaya bırakıyoruz.
    2. Hamur yoğurma işlemine başlıyoruz. Öncelikle, su, süt bir kaba alıp, içine şeker ve maya ekliyoruz. Mayamızı eritiyoruz. Sonra tuz, yumurta beyazını ve sıvıyağ ekleyip azar azar un eleyerek  kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yoğuruyoruz.
    3. Hamuru 30 dakika mayalanması için bekletiyoruz.
    4. Hamurdan ceviz büyüklüğünde bezeler koparıp, yuvarlıyoruz, sonra bu yuvarladığımız hamurları açıp, içine biraz sıvıyağ sürüyoruz ve patatesli iç harcınnı her yerine azar azar yayıyoruz. Bir ucundan başlayıp sarmaya başlıyoruz. Ay şekli verip, yağlı tepsiye alıyoruz. Tepside 15 dakika kadar bekletip, üzerine yumurta sarısı sürüyoruz. 180 derecede üzeri kızarıncaya kadar pişiriyoruz. Afiyet Olsun...

    14 Haziran 2012 Perşembe

    Etli Pilav


                    Merhabalar Sevgili Dostlarım. Cumanın bereketi üzerinize olsun. Bugün etli pilav paylaşacağım sizlerle. Herkes yapıyordur muhakkak. Baktım pilavlar kategorim az, ben de bu pilavı paylaşayım istedim. Denemeniz dileğiyle...


    Etli Pilav İçin Malzemeler:
    • 400-500 gram kuşbaşı dana eti  (yumuşak yerinden)
    • 1,5 su bardağı pirinç
    • 3 su bardağı sıcak su
    • 2 kaşık tel şehriye
    • tuz.

    Yapılışı:
    1. Öncelikle işe etleri pişirmekle başlıyoruz. Etleri bir teflon yada döküm tencereye alıp, çok az sıvıyağ ekleyerek, ağzı kapalı olarak kavurmaya başlıyoruz. Etler suyunu salınca, kısık ateşe alıyoruz ocağı(gerekirse su ekleyebilirsiniz)
    2. Pirinci ılık suda yıkayıp, ıslatıyoruz.
    3. Etler uzunca bir süre bu şekilde pişiyor.Tuzunu ekliyoruz. Suyu bittikçe bir çay bardağı kadar su ekliyoruz bir daha suyunu çekmesini sağlıyoruz.
    4. Etler istediğimizi yumuşaklığa gelince altını kapatıyoruz.
    5. Pilav tenceresine, sıvıyağ koyup, tel şehriyeleri katıyoruz. Hafif pembeleşene kadar kavuruyoruz, yıkadığımız pirinçlerimizi ekliyoruz. Birlikte kavurmaya devam ediyoruz. Pirinçler önce topaklaşacak, sonra tek tek ayrılacak, böyle olunca ılık suyu ekliyoruz. Ağzını kapatıp, suyunu çekene kadar pişiriyoruz.
    6. Pilavı biraz dinlendiriyoruz. Kelepçeli kalıbın en küçüğünü alıp, altını hafifçe sıvıyağla yağlayıp, etleri diziyoruz. Üstüne pilavı ekliyoruz ve biraz bastırıyoruz. 1-2 dakika bekletip, kalıptan çıkarıyoruz. Afiyet Olsun...

      Nektarin Reçeli


                        Ben şeftaliye dokunamayanlardanım. Hatta kayısıyı da zorla yerim, üzerindeki tüyler nedeniyle. Mutlaka soyarak yerim. Nektarin ise bu durumu ortadan kaldıran bir meyve. Tam olarak şeftali tadını vermese de şeftali erik karışımında, tam benlik. Reçeli ise çok renkli çok nefis oluyor. Denemeniz dileğiyle.

      Nektarin Reçeli İçin Malzemeler:
      • 1 kg nektarin (sert ve koyu kırmızılarından)
      • 750 gram tozşeker
      • 1/2 limonun suyu
      Yapılışı:
      1. Nektarinleri yıkadıktan sonra, enlemesine ince dilimler halinde kesin.(portakal dilimi gibi)
      2. Bir tencereye, bir sıra nektarin, bir sıra şeker olarak dizin. En üstüne şeker olsun.
      3. Bir gece buzdolabında bekletin.
      4. Tencereyi ocağa alıp, kaynamaya bırakın.
      5. Biraz kaynayınca, nektarinlerin renkleri dönüp, reçelimsi hale gelince, nektarinleri süzgeç yardımıyla alın.
      6. Şerbetini biraz daha kaynatın. (dikkat edin fazla koyu olmasın, soğuyunca da da koyulaşacağını hesaba katmalıyız)
      7. Tekrar nektarinleri tencereye alıp, üzerine limon sıkıp hafifçe karıştırın. 1-2 dakika sonra ocağı kapatın.
      8. Sıcakken, cam kavanoza alıp, ağzını sıkıca kapatın. Ters çevirip soğumaya bırakın. Afiyet Olsun...

      12 Haziran 2012 Salı

      Portakallı Revani


             Geçenlerde arkadaşımın günü için, bahçelerine gittik. Orada çoluk çocuk 33 kişi olduk. Arkadaşım,bizleri çok güzel ağırladı. "Çay bahçesi, kendin pişir kendin ye"  tarzı bir yer olduğu için, hem çocuklar eğlendiler. Hem de bizler yorulmadan bu kadar kişiyle baş edebildik. O gün için yapmıştım revaniyi. Baktım revani tarifim yok, ekleyeyim dedim. Portakallı olanı çok severim ben. Kaldı mı derseniz, en küçük kırıntısından bile eser yoktu. Denemeniz dileğiyle...


      Portakallı Revani için Malzemeler:
      Şerbeti İçin:
      • 4 su bardağı su
      • 3 su bardağı şeker
      • 1 portakal suyu
      Keki İçin:
      • 4 yumurta
      • 2 su bardağı sıvıyağ
      • 2 su bardağı süt
      • 1/2 su bardağı irmik
      • 2 su bardağından biraz fazla un
      • 2 kabartma tozu
      • 1 portakalın kabuğu
      • 1 şekerli vanilin
      Yapılışı:
      1. Bütün şerbetli tatlılarda yaptığımız gibi önce şerbeti ocağa koymakla işe başlıyoruz. Su ve şekeri bir tencerede karıştırıp, ocağa alıyoruz. Damla testini yaptıktan sonra ise, portakal suyunu ekleyip 1 -2 dakika daha kaynatıp altını kapatıyoruz. Ilımaya bırakıyoruz.
      2. Fırını 180 dereceye ayarlalıyoruz.
      3. Keke gelince, yumurtaları 3 dakika çırpıp, sıvıları ekliyoruz(süt, sıvıyağ) sonra irmiği ve 1 bardak unu ekliyoruz. Karıştırıp, kabartma tozu, vanilin, portakal kabuğu ekleyip unun geri kalanını ekliyoruz. Katı yağla yağlanmış fırın tepsisine her yeri eşit olacak şekilde döküyoruz.
      4. Kek kürdan testi ile piştiği onaylandıktan sonra, ılıması için fırından çıkartıyoruz. Kek biraz ılınınca, şerbetini azar azar her yerine değecek şekilde döküyoruz. (Hem şerbet, hem de kek ılıkken dökmelisiniz). İsteğe göre üzeri hindistan cevizle süslenebilir. Afiyet Olsun...