27 Şubat 2013 Çarşamba

Pancar Turşusu

    
    Bir yerlerde koca bir ağaç varmış. O kadar güzel bir yerde bulunuyormuş ki, yakın çevrede oturanlara yüksekten bakıyor heryeri ayakları altına alıyormuş. İnsanlar da bu ağaca hayranmış ve hatta o ağaca bez bağlıyarak dileklerde bulunurlar, böylece dileklerinin yerine geleceğine inanırlarmış.
   Orada bulunan, inançlı bir kimse eline bir balta almış ve o ağacı kesmeye karar vermiş. Böylece o ağaçtan istenen dilekler yok olacak ve istenilecek tek zat olan Allah ü Teala'dan istenilecekmiş. Baltayı almış eline, ağacı kesmeye gidiyormuş. Durumu farkeden şeytan, adama yaklaşmış, her türlü vesvese ile ağacı kesmesine engel olmaya çalışmış. Başarılı olamıyormuş ki son defa şöyle demiş : " _ Eğer sen bu ağacı bugün kesmezsen, ben sana yarın bu dünyanın bütün altınları getirir, ayağına sererim. Hem de bunun üzerine yemin ederim. Ne kaybedersin ki sözümü tutmayacağımı düşünüyorsan en fazla bir gün bekleyip, ertesi güne yine ağacı kesersin. Ya sözümü tutarsam, o zaman sen düşün o parayla nice hayırlar işler, şu ağacı keserek alacağın sevaptan kat kat mislisini yapar hatta rahat içinde yaşarsın.
    Adam diğer dediklerine değil de bu son dediğine takılmış. Durumu farkeden şeytan, biraz daha üsteleyince, ağacı kesme fikrinden vazgeçirmiş sonunda.
    Ertesi gün olunca, adam evde şeytanı bekliyor fakat bir türlü gelmiyormuş şeytan. "_ Beni kandırdı, bu gelmeyecek ben ağacı keseyim." diyerek çıkmış evinden elinde baltası ile. Bakmış şeytan ağacın orda adamı bekliyor. Ama elinde ne altın var ve başka birşey.
    Adam anlamış durumu, şeytanın kendini kandırdığını. "_Zaten senden de bu beklenirdi, sözünde durmadın her zamanki gibi, bak ben de günaha girmeye vesile olan bu ağacı, keseceğim işte." demiş.
     Şeytan kıs kıs gülmüş ve "_ Keees. " demiş. "_ Ama kesmeden önce şunu da bil ki artık sen de aynı kişi değilsin. Eğer bu ağacı dün kesseydin, o zaman gerçekten hakkı yerine getirmiş olacaktın, fakat bugün aynı düşünce ile kesmiyorsun, bana kızdığın için kesiyorsun, dün halbuki sadece Allah inancından kesecektin. Artık kessen de bir, kesmesende... "
    
    
    Merhabalar Sevgili Dostlarım. Bugün sizlere çok sevdiğim bu hikaye ile merhaba diyeyim istedim. Pancar turşusuna gelince; Pancar turşusunun yapımı çok kolay. Olmaması durumu söz konusu değil. Miktarları kendi elimde bulunduğu şekilde vermiş olsam da aslında tamamen size bağlı. Pancar turşusunun mutfağımızda kullanım alanı çok geniş. Her türlü salataya girebildiği gibi, yoğurtlaması da çok güzel oluyor. Denemeniz dileğiyle...
Pancar Turşusu İçin Malzemeler:

  • 2 kg kırmızı pancar
  • 8-9 tatlı kaşığı tuz
  • istediğiniz kadar sarımsak (ben bir baş kullandım)
  • 1,5 su bardağı sirke
  • üzerine kereviz yaprakları


Pancar Turşusunun Yapılışı:
  1. Pancarların kabukları soyulur, irice doğranır, büyükçe bir tencereye alınıp, üzerini bir parmak geçecek kadar su konulur.
  2. Ocakta pancarlar hafifçe yumuşayana kadar haşlanır. ( Bu esnada çatal testi yapılıyor, çatal kolayca batıyorsa olmuş demektir)
  3. Sarımsakların kabukları soyulup, bütün halde üzerine bastırılarak ezilir. Kereviz yaprakları yıkanır.
  4. Pancarlar ılık hale gelince, pancarlar sudan ayrılır. Turşu kabımızın dibine pancarların bir kısmı konur, üzerine birkaç tane sarımsak atılır, bu işlem pancarlar bitene kadar devam eder.
  5. Üzerine 1,5 su bardağı sirke eklenir. Tuz eklenir, en üstüne kereviz yaprakları konulur.
  6. Pancarın kendi suyu turşunun üzerine yavaşça konulur. Ağzı sıkıca kapatılarak 5-6 gün içinde turşunun olması beklenir. (Turşunun olduğuna tadarak karar verebilirsiniz, bu süre turşunun kışın yada yazın yapılışında uzayıp kısalabilmektedir, zira pancar turşusu her daim yapılabilmektedir.)

Gisi'den Hediye Varr...


     
   Sevgili arkdaşımız Gisi  Muhteşem bir runner hediye ediyor. Bu hediye ve daha fazlası için kendisini ziyaret edin.
         Masanızda çok şık duracak bu takımı bende istiyorum diyorsanız yada hadi çıkmadı bari satın alayım diyorsanız, Gisi burada...

26 Şubat 2013 Salı

Un Kurabiyesi ile Merhabalar...

   
       Uzun aradan sonra işte yine sizlerle beraberim. Merhabalar Dostlarım...
       Zorunlu ayrılığım, sonunda nihayete erdi çok şükür. Bu ayrılığın ardından, tatlı başlayalım istedim, o muhteşem lezzet, "un kurabiyesi"  ile açılışı yapıyorum inşallah.
       Hem ağızda dağılıyor, hem de biraz sert olduğu için ufalanıp gitmeden o bilindik un kurabiyesi tadını alıyoruz.
 
       İtiraf etmeliyim, un kurabiyesi çocukluğumun unutulmaz lezzetindendir. Kesinlikle bir tane ile yetinemem doğrusu. Arkadaşım Meral'de yedikten sonra ne kadar özlediğimin farkına vardım.
       Un kurabiyelerini iki kez yaptım. Meral'den aldığım ölçüler farklı idi. İlkini onun verdiği aynı ölçüde yaptım, fakat ben evde uyguladığımda, bir takım farklılıklar oldu. Sanırım, margarinin markası ve suyunu alırken, birkaç kez suyunu almam un miktarının artıp azalmasına sebep oldu. İşte bu nedenden dolayı, sizler denemek isterseniz, un miktarını kaşık ile teker teker eklerken, bir taraftan yoğurup ölçüyü belirlemenizi öneririm. Bu şekilde en doğru ölçüyü bulabilirsiniz.
       Bana gelince, ben iki kez margarini eritip iki kez suyunu aldıktan sonra 10 tepeleme kaşık un eklemem yeterli oldu. Yeterli olmaktaki kasıt, elimizle şekil verebilmektir.
      Sevgili arkadaşım Paşasofram'ın düzenlemiş olduğu Yumurtasız ve Sütsüz Tarifler etkinliği için hazırlamıştım bu kurabiyeleri. Fakat malesef bilgisayarın bozulması ile, ancak bugüne nasip oldu.
   
   
Un Kurabiyesi İçin Malzemeler:

  • 1 paket margarin
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • 10-11 kaşık un tepeleme
  • 1 çay kaşığı kabartma tozu
Yapılışı:
  1. Margarini küçük bir tencerede, ocakta eritiyoruz. Sonra soğuk bir yere koyuyoruz. En son buzdolabının buzluğuna atıp, iyice donmasını sağlıyoruz. Çıkartınca, birkaç dakika bekliyor ve tencenin dibinde suyu birikiyor. Bu suyu döküyoruz. 
  2. Margarinin suyunu bu şekilde alınca, tekrar ocağa alıyoruz ve eritiyoruz.
  3. Margarin tekrar ılınıyor. Bu kez içine pudra şekeri, 10 kaşık un ve kabartma tozunu ekliyoruz. Yoğuruyoruz.
  4. Yoğurduğumuz hamurdan parçalar alıp, uzun bir şekilde yuvarlıyoruz.
  5. Üzerinden çatalla iz yapıp, istediğimiz uzunlukta kesiyoruz.
  6. Yağlı kağıt üzerine, önceden ısıtılmış 100 dereceli fırında 40-45 dakika pişiriyoruz. (Kurabiyeler fırından çıkarmadan önce elinizle alın, kolayca geliyorsa olmuş demektir.)
  7. İsteğe göre pudra şekeri serperek tüketebilirsiniz. Afiyet Olsun...

4 Şubat 2013 Pazartesi

bu aralar yokum

 
Merhabalar sevgili dostlar...
Bilgisayarım bozuldu. Bu nedenle, bir süre daha sizinle olamayacağım.
Beni merak edenler sağolsunlar, ben iyiyim.
Bir seda vermek istedim sadece,
Kalın sağlıcakla...












21 Ocak 2013 Pazartesi

Balkabaklı İrmik Tatlısı


       Hayırlı haftalar Sevgili Dostlar...
       Bildiğiniz gibi bu hafta çarşamba günü, iki cihan güneşi sevgili peygamberimizin doğduğu gün olan Mevlit Kandili. Lütfen es geçmeyelim. En azından, peygamberimize getirdiğimiz selavatlarımız olsun. Umulur ki  O da bizden şefaatçi olsun.
      Yeni bir haftaya, tatlı tatlı başlıyalım istedim. Papatya Şef 'te gördüğüm bu irmikli tatlıyı denedim. Hazır balkabağı zamanıyken...
      Bence tatlının adı, "kendini cheesecake zanneden irmik tatlısı" vs. olmalıydı. Şekil itibariyle cheesecake e benziyor fakat bildiğin irmik tatlısı. Ben içine aroma vermesi için muzlu puding kullandım. Tarifin orijinali için  Papatya Şef 'e bakınız.
      Balkabağı tatlısının yapılışı ve diğer balkabağı tatlısı çeşitleri için tıklayın.

Malzemeler:
Alt Tabanı İçin:
  • 2 paket yulaflı bisküvi
  • 3 kaşık yumuşak tereyağ
İrmik Tatlısı İçin:
  • 1 kg süt
  • 15 tatlı kaşığı irmik
  • 13 tatlı kaşığı şeker
  • 3 tatlı kaşığı muzlu puding tozu
  • 1 tatlı kaşığı tereyağ yada margarin
Üzeri İçin:
  • 2 su bardağı balkabağı tatlısı
  • 1 su bardağı irice çekilmiş ceviz içi

Yapılışı:
  1. Balkabağı tatlısı robotta püre haline getirilir.
  2. Yulaflı bisküvi, robatta çekilir. Yumuşak tereyağ ekleyerek iyice karıştırılır. Sonra en küçük kelepçeli kalıbın tabanına yulaflı harç düzgün bir şekilde bastırarak yerleştirilir. Buzdolabına alınıp, 30 dakika bekletilir.
  3. İrmik tatlısı için bir tencereye süt, şeker, irmik, puding tozu eklenir ve ocakta kıvama gelinceye kadar pişirilir. İndirilince sıcakken içine tereyağ katılıp iyice karıştırılır.
  4. İrmikli tatlı, yulaflı alt tabanın üzerine yayılır. Ilınınca tekrar buzdolabına kaldırılır. Tekrar 30 dakika kadar tutulur. 
  5. Püre haline getirilmiş balkabağı tatlısı, irmikli tatlının üzerine yayılır. Bu şekilde bir gece buzdolabında bekletilmesi gerekiyor.
  6. Servis etmeden önce irice çekilmiş ceviz içi dökerek servis ederiz. İsteğe göre üzerine tahin de ekleyebilirsiniz. Afiyet Olsun...

17 Ocak 2013 Perşembe

Kesme Aşı (Kars Yöresi) - Yada Erişteli Yeşil Mercimek Yemeği

                 Mehmet Ali Birand'ı kaybettik. Allah'tan rahmet diliyorum, ailesine de sabır. Bugün sabahtan beri, facede "öldü" haberleri yayınlanıyor. Ben hiç ummuyordum. O kadar sağlıklı, o kadar neşeli duruyordu ki, sanki yakıştıramıyordum. (Hoş ölüm kime yakışmış ki!) Daha geçenlerde, bir programda, türban konusunu paylaşmıştı. Ben de o programı büyük keyifle izlemiştim. Her gün gördüğümüz bu insanlar, sanki yakından tanıdığımız kişiler kadar tanıdık, bildik oluveriyor. Ani ölümüyle de beni  sarstı. Yani demek istediğim, "Ölüm bize o kadar yakın ki, bugün var dediğimiz, yarın toprak oluyor. "  Ve yine düşünüyor insan, bu dünyanın geçiciliğini, aslında gerçek olmayan, güzel bir gölgeden ibaret olduğunu...
               Bu yemeği yayına hazırlarken hiç aklımda bu konulara girmek yoktu. Ama burası benim bloğum. Ne düşünüyorsam, ne hissediyorsam onları da paylaşmalıyım. Yoksa tek derdimiz, yemek yapmak ve yemek olsaydı, Elif bunun neresinde olabilirdi ki?
Yeşil Mercimek 
               
                Kesme Aşı, komşum Naringül Abla'dan öğrendiğim bir yemek (yada çorba ). Her ne kadar kış çorbası olarak söz ediyor olsak da aynı zamanda içindeki malzemelere bakınca başlı başına bir ana yemek bile oluyor bence.
               Yeşil mercimeği bizim evin ahalisi pek sevmez. Ben ise ısrarla yedirmeye çalışırım. Hele de içine erişteler girince başka güzel oluyor.
                Naringül abla, Kars- Sarıkamışlı. Onlar çok severek yapıyorlar, bir gün bana da bir tabak almış gelmişti. Çok beğenince yapılışını sordum. Bildiğimiz yeşil mercimek çorbasına bildiğimiz erişte katılıyor, tek farkı hamurun bir kısmı ile kıtır hamurlar da ilave ediliyor yemeğe.
               Bol naneli, bu yemeği özellikle şu kış aylarında yapmanızı öneririm. İki gündür üst üste çorba vermiş olsam da, farklı zamanlarda yapılıp yenildi. Arayı soğutmadan vermek istedim. Hayırlı cumalar...

Kesme Aşı İçin Malzemeler:

  • 1 su bardağı yeşil mercimek
  • haşlamak için 3 su bardağı su
  • 1 orta boy kuru soğan
  • 1/2 kaşık domates salçası
  • 1/2 kaşık biber salçası
  • pişirirken ilave edilmek için 7 su bardağı su
  • 1 tatlı kaşığı kuru nane
Hamuru İçin:
  • 1 yumurta
  • 8 kaşık un
  • 4 kaşık su
  • 1/2 tatlı kaşığı tuz

Yapılışı:
  1.  1 su bardağı yeşil mercimeği, 3 su bardağı su bardağı suda (az tuz ilavesi ile) haşlıyoruz. (Dağılmadan, hafif diri olsun)
  2. Bir kaseye, yumurta kırıp, tuz ve suyu ekliyoruz. 8 kaşık un ilavesi ile biraz katı bir hamur yoğuruyoruz.
  3. Bu hamurun birini büyük birini daha küçük 2 bezeye ayırıyoruz. Bezeleri un yardımıyla açıp, birini şeritler halinde erişte şeklinde  kesiyoruz. ( 3 nolu foto)
  4. Tencereye, çok az yağ koyarak, küp küp doğradığımız kuru soğanı, ölünceye kadar kavuruyoruz. Üzerine salçaları ilave edip, bir iki çevirdikten sonra, haşladığımız mercimeği ilave ederek, 7 su bardağı su ekliyoruz. Tuzunu da damak tadımıza göre belirleyip, kaynamaya bırakıyoruz.
  5. Bu arada, diğer bezeyi,  büyükçe parçalara ayırıp, elimizde oklava gibi uzun yuvarlıyoruz. Bunları una bulayıp, küçük küpler halinde kesiyoruz. (2 nolu foto)
  6. Yemeği kısık ateşe alıp, erişteleri ilave ediyoruz.(Erişte miktarını kendiniz belirleyebilirsiniz, hepsini katmak zorunda değilsiniz)
  7. Bir tavaya, biraz sıvıyağ katıyoruz (Çok az da salça katabilirsiniz). Bu küp şeklinde kestiğimiz hamurları bu yağda kızartıyoruz. Yemeğin altını kapatmadan önce, bu kızarmış hamurları ilave ediyoruz. Çok az daha ocakta tutuyoruz. Afiyet Olsun...

16 Ocak 2013 Çarşamba

Karnıbahar Çorbası



         Karnıbaharın sevmeyeni çoktur, malum. Fakat bugünkü çorbamızda, karnıbaharın o istenilmeyen kokusu yok oluyor. Bambaşka bir çorba içiyorsunuz.
         Karnıbaharın  kokusunu ortadan kaldırmak ve sasiliğini yok etmek için, patates ekliyoruz. Kavrulmuş un ilavesi ise bütün çorbalarda olduğu gibi, hem kıvam oluşturmak hem tadını kuvvetlendirmek için kullanılıyor. Bazıları, içine süt yada yoğurt ilavesi yapıyor. Ben et suları ile zenginleştirmeyi tercih ediyorum. Yine isteğe göre karnıbahar ve patatesi haşlarken kuru soğan ilavesi de yapılabilir, hatta sarımsak rendesi de konulabilir. Bu şekilde tadı, işkembeye de benziyor.
          Benim evde haşlanmış patatesim vardı, bu şekilde yaptım çorbayı. Fakat siz karnıbahar, patatesi birlikte haşlayarak, kısa sürede yemeği ortaya koymuş olursunuz. Ve son bir not, üzerine yakılan yağ ve eklenen krutonlar sayesinde, çorba bambaşka bir boyuta taşınıyor.Tavsiyemdir...

Karnıbahar Çorbası İçin Malzemeler:

  • 1/2 küçük karnıbahar
  • 2 su bardağı et yada tavuk suyu
  • 1 adet haşlanmış patates
  • 2 kaşık un (silme)
  • 5-6 su bardağı su
  • isteğe göre köri,karabiber vs baharat

Üzeri İçin:
1/2 kaşık tereyağ, 1/2 kaşık sıvıyağ, 1 tatlı kaşığı toz kırmızı biber.



Yapılışı:
  1. Karnıbaharı yıkayıp, irice parçalara böldükten sonra, tencereye biraz tuz ve 2 su bardağı etsuyu + 2 su bardağı su ile haşla.
  2. Haşlanan karnıbaharı ve haşlanmış patatesleri robotta  pürüzsüz olana dek çek.
  3. Bir tencereye biraz sıvıyağ koy,  un kat ve kokusu çıkana kadar kavur.
  4. Tencereyi kenara çek ve üzerine robotta çektiğin sebze pürelerini kat hızlı bir şekilde karıştır. Daha sonra ocağa koymadan önce, 3 su bardağı su daha ekle ve iyice karıştır. Ocağa al.
  5. Bir taraftan karıştırarak, çorbanın pişmesini sağla. Kaynayınca kıvamına bak. (gerekirse biraz daha su ekleyebilirsin). Baharatları ekleyip, kısık ateşte bir süre daha pişir. 
  6. Servis etmeden önce, üzerine 1/2 kaşık tereyağ ve 1/2 kaşık sıvıyağı biraz kızdırıp, toz biber ekleyerek, çorbaya ilave edebilirsin. Afiyet Olsun...
Not: Çorbalar kaynadıktan sonra, kısık ateşte bir süre bekletilirse lezzeti çoğalır. Koyu kıvamlı çorbalar içinse durum farklı tabi...