29 Mayıs 2011 Pazar

Madımak Yemeği

Daha önce eşimin Çankırılı olduğunu söylemiştim. Çerkeşliler özellikle mayıs ve haziran aylarında sırf madımak toplamak için köylerine yada kasabalarına giderler. Kış için topladıkları madımakları kıyıp(ince doğrayarak) dondurucuya koyarlar. Madımağın yemeği ve bükmesi meşhurdur. Biz  de dün piknik için gittiğimiz yerden kayınvalidemle madımak topladık. Çok taze ve güzeldi. Bir öğün yenebilecek kadar oldu.Ben de sizlerle paylaşmak istedim. Rabbim yaratmışsa vardır bir bildiği ve tabiki vardır bir yararı.

Malzemeler:
1 kg taze madımak, iki tane soğan, bir kaşık salça, iki yemek kaşığı pirinç, isteğe göre bir yumurta, zeytinyağı, sebze çeşnisi, bir tutam tuz.

Yapılışı;

  1. Madımakları toplayıp geldikten sonra önce bir ayıkladım ki içinde yabancı otlar kalmasın diye. Sonra iki kez yıkadım ve suya koydum. Birkaç saat toprağı falan varsa diye beklettim.
  2. Çıkarıp süzgece aldım. İnce ince doğradım onları.(isteğe göre bu aşaması robatta da yapılabilir)
  3. Soğanları doğrayıp zeytinyağında kavurdum salçasını, koyup iki dakika daha kavurduktan sonra içine madımakları koydum. Kapağını kapatıp kısık ateşe aldım ki renkleri sararıncaya kadar yumuşasınlar diye.
  4. Üzerine sebze çeşnisini, ekledim tuzu bu aşamada koymadım çünkü sebze çeşnisi zaten tuzlu oluyor.(Yumurtalı yapmak istiyorsanız suyunu koymadan yumurtasını kırıp bir iki kez karıştırdıktan sonra suyunu ekleyebilirsiniz.) Üzerine suyu koyup karıştırdım tuzunu ekledim.40 dakika kadar pişirdim.
  5. Madımaklar pişince üzerine pirinçleri yıkayıp ekledim. Pirinçlerle birlikte 5 dakika daha pişirdim. Kendi sıcağında pirinçlerinin olması için altını kapattım.
  6. İsteğe göre sarımsaklı yoğurtla servis yapılabilir.
                                                               AFİYET OLSUN

28 Mayıs 2011 Cumartesi

Çilek Reçeli



Mevsiminde yapılan reçeller, marmelatlar, kurular, hatta meyve suları güzel olur. Ben de kendimce bir karar aldım bu sene 10  farklı reçel yada marmelat yapacağım. Bunlardan ilki de çilek reçeli oldu.
Aslında çilek reçelini yapalı birkaç hafta oldu.  Bunun da bir hikayesi var. Bir kaç hafta önce çocuklarla markete gittik 2 kilodan fazla çilek aldık. Aynı gün kayınvalidem de 2 kilo çilekle eve geldi. Biraz yedik falan baktım elimde 3 kilo çilek kalmış. Malum çilek fazla dayanabilen bir meyve olmadığından ben de reçel yapayım dedim. İyiki de yapmışım
Çilek reçeli için malzemeler:
Ben üç kilo çilek kullandım, tabi buna istinaden de 3 kilo şeker, reçel üçlemesinin son ayağı yarım limon.
Bunu kilo bazına indirgeyecek olursak 1 kg çileğe, 1 kg şeker ve kanımca yarım limon çok geleceğinden bir tatlı kaşığı limon suyu yetecektir.

Gelelim Yapılışına:
Çilekleri yıkayıp ayıkladıktan sonra derince bir kaba alıp üstüne şekerimizi döküyoruz. Bir gece bekletiyoruz. Ben geceleyin bir kere karıştırdım hafifçe. Sabah çocuğumu okula gönderdikten sonra ilk işim reçelimi ocağa koymak oldu. Kaynamaya başlayınca baktım çilekler eriyecek, çilekleri kevgire aldım. Şerbeti kıvam alıncaya kadar (ben meşhur tabak testini yaptım yani bir damla tabağa damlatıp hafif akışkan olduğuna baktım ) kaynattım ve çilekleri ekledim. Limon suyu ekleyip bir taşım daha kaynattıktan sonra indirdim ocaktan. Cam kavanozlara aldım,soğuyunca dolaba kaldırdım.
Ayrıca belirteyim ben reçelin köpüğünün alınması taraftarı değilim. İsteyen alabilir fakat böylesi daha yararlı olacaktır.
AFİYET OLSUN...

27 Mayıs 2011 Cuma

Haşhaşlı Çörek



Haşhaşlı çörekler yada  bizim deyimimizle lokumlar Ramazan Bayramı' nın vazgeçilmezlerindendir Küre'de. Ramazan bayramı geldimi arefe gününden lokum yapılır. Bunu ister haşhaşlı, ister susamlı alüminyum fırın tepsilerinde köy fırınlarında ateşin o kendine has kokusuyla pişer. Sıcak sıcak pek yiyemeyiz çünkü o sıra oruçlu oluruz. Sabahına ise bayram soframızda misafirlerimize ikram etmek için yerini alır. Bu bizde öteden beri süregelen bir gelenektir. Bilecik 'in diğer ilçelerinde de hala yapılıyormu bilmiyorum ama bizim köyümüzde annemler yapmaya devam ediyor.
Tabi ben şimdi daha farklı olarak yaptım. Malum ne köy fırınımız var ne de o kadar büyük yapabiliriz. Ben evde yaptığım zaman bir iki atımlık yapıyorum. Hem böylesinin pişmesi daha iyi oluyor, hem de misafirler için daha uygun olduğunu düşünüyorum.
Cahide Jibek 'in bloğunu gezerken orda aklıma düştü. Hemen bende yapayım sizlerle paylaşayım dedim. Bakalım benim yaptığım şekliyle beğenecek misiniz?

Haşhaşlı Çörek  (Lokum)

Malzemeler:
 Aktardan aldığım 250 gram haşhaş, yarım yaş maya, iki bardak süt, bir küçük  bardak sıvıyağ, bir bardak  ılık su, iki tatlı kaşığı tuz, üç tatlı kaşığı şeker, açmak için sıvıyağ, üzeri için yumurta sarısı

Yapılışı:
  1. Ilık suyumuzun içine mayamızı ekliyoruz, şekeri ekliyoruz, tuzu ekliyoruz, eritiyoruz, sıvıyağ, ısıtılmış sıcağı yakın süt ekliyoruz, yoğuruyoruz.
  2. Hamuru iki saat mayalamamız gerekiyor.
  3. Hamurdan açabileceğimiz bezeler alarak açıyoruz, içini yağlıyoruz.
  4. Biraz yağ ve tuzla özelediğimiz haşhaşı bu hamurun üzerine yayıyoruz.
  5. Rulo halinde sarıp istediğimiz büyüklükte kesiyoruz. Yağlanmış tepsimize diziyoruz. Biraz da böyle tepsinin üzerinde mayalandırıyoruz, önceden ısıtılmış fırında  önce 200 -sonra 180 indirerek pişiriyoruz.
Not: İsteğe göre içine ceviz yada susam eklenebilir.
                         Afiyet Olsun...

25 Mayıs 2011 Çarşamba

Ezo Gelin Çorbası


Ezo gelin çorbası hep en sevdiğim çorbalar arasında olmuştur. Başlı başına bir yemek bence. İçinde barındırdığı kuru bakliyatlar sayesinde çocuklar için de çok besleyici ayrıca. Siz de benim anne iseniz yemeğin kolaylığı kadar çocuğunuzun dengeli beslenmesi için her türlü besinlerden  yedirmeye dikkat ediyorsunuzdur. Tabi her hafta kuru fasuyle pilav olmuyor. Bazen bir çorbayla bu açığı kapatmaya çalışıyorum.Ezo gelin işte böyle durumlarda bu açığı fazlasıyla kapatan bir çorba. Tek kusuru biraz acıyla bir başka güzel olması :)Ben bu tarifi Oktay ustadan almıştım. O gün bugündür hep aynı şekliyle yapıyorum. Lezzeti de garanti ayrıca.
Gelelim malzemeleri vermeye;
1 çay bardağı kırmızı mercimek, 1 çorba kaşığı bulgur, 1 çorba kaşığı pirinç, 1çorba kaşığından biraz az biber salçası,yarım çorba kaşığı un, 1 soğan, bir kaşık tereyağ, ılık su, nane.

  1. Bir tencereye biraz su koyup kaynamaya bırakıyoruz.
  2. Suyumuz kaynarken biz mercimekleri yıkıyor suya ekliyoruz. Ardından soğanımızı rendeleyip onu da tencereye ekliyoruz. Bu arada suyun üzerine gelen köpükleri alıyoruz.
  3. Bulguru, pirinci yıkayıp bunları da ekliyoruz tencereye.Suyu az gibiyse biraz ılık su ekliyoruz.
  4. Ne kaldı geriye? Tavada tereyağını eritip unu kavuruyoruz, salçayı ekleyip kavurmaya devam ediyoruz, tencereden bir kepçe su alıp kavurduğumuz tencereye eklemek için karıştırıyoruz.Daha sonra yavaş yavaş tencereye ekliyoruz.
  5. En son tuz ve nane üzerine ekleyip pirinçler pişinceye kadar bekletiyoruz. Çorbamız oldu. Afiyet Olsun.

24 Mayıs 2011 Salı

Güveçte Tavuklu Türlü

              Eğer türlü yapmak istiyorsanız ve benim gibi türlüyü seviyorsanız tavukluymuş, etliymiş sizin için önemli değilse, güveçte yapmanızı tavsiye ederim. Her zaman tencere yemeğinden daha lezzetli olacağının garantisi vardır. Ayrıca ben tavuklu türlüyü etliye tercih ederim. Benim damak tadıma daha yatkın bir lezzet. Eminim sizde benim gibi düşüneceksiniz bir tadınca birdaha vazgeçemiyeceksiniz. Şimdi tavuklu türlümüzü yapmaya geçelim.

Malzemeler:
500 gram kadar tavuk( but, kanat, göğüs eti vs. ben bütün tavuğu parçalar dolaba koyarım, uygun olan yerlerini uygun olan yemeklerde kullanırım.), 2 patates, 2 patlıcan, birkaç tane arpacık soğan, 2 kırmızı ve 2 yeşil biber, 2 domates, 3 diş sarımsak, 3 kaşık sebze çeşnisi, 1 kaşık domates salçası, 1 kaşık biber salçası, iki tutam taze fasulye isteğe göre kabak(bende yoktu ben koymadım),

Gelelim yapılışına;
  1. Güvecimizi hazırlıyoruz, dibine biraz sıvıyağ koyalım ki tavuklar yapışmasın, üzerine yıkanmış ve az tuzlanmış tavuk etlerini yerleştiriyoruz.
  2. Sebzeleri soyup biraz irice doğruyoruz, patatesleri dörde bölüp, patlıcanları kalın ve uzun parçalıyoruz, fasulyeleri de onlara uygun yapmaya çalışıyoruz.


    3.   Hazırladığımız sebzeleri pişme sırasına göre güvecimize yerleştiriyoruz. Etlerin üzerine arpacık soğanları, onun üzerine fasulyeleri, patatesleri ve patlıcanları yerleştiriyoruz, koyarken üzerlerine çok az tuz serpiştiriyoruz.(yemeğin her aşamasında tuz eklemek size riskli geliyorsa suyunda ayarlayabilirsiniz)
   4.   En üstünü domatesleri yuvarlak keserek  kapatıyoruz.İkiye böldüğümüz sarmısaklarımızı aralarına katıyoruz.
   5.   Bir kapta salcaları biraz suyla incelterek, içine üç çay kaşığı toz sebze çeşnisi ve tuz ekliyoruz. (Fazla tuzlu olmasın suyunun tadına bakabilirsiniz) biraz da sıvıyağ koyarak güvecimize kenarlarından ekliyoruz. Sebzeler suyunu salacağı için fazla su eklememiz gerekiyor.
   6.   Kapağını kapattığımız güveci önce yüksek ateşte suyu kaynamaya başlayınca da kısık ateşte 45 dakika kadar pişiriyoruz.


                          
                                                                AFİYET OLSUN

 

23 Mayıs 2011 Pazartesi

Puf Pasta




Pasta dedinmi çocuklar bayılır. Siz de benim gibi çocuklu bir anne iseniz pasta ve tatlı türlerinden iyi yaptığınız tarifler mutlaka birkaç tane vardır. Puf pasta da benim bu tür tariflerimden. Yapımı kolay olan aynı zamanda görünüşü ve tadı konusunda hiçbir risk içinde barındırmayan bir tarif bu. Ben bu tarife yakın bir tarifi portakal ağacında rastladım fakat tam olarak benim yaptığım gibi olmadığı için kendi yaptığım şekliyle sizinle paylaşmak istedim. Benim tarifimin yapımı daha kolay. Siz de benim gibi kolaycı iseniz ve çocuklarınızın fazla tahammülü yoksa denemenizi şiddetle tavsiye ederim . İnanın pişman olmıyacaksınız.

Şimdi gelelim Tarifimize:
Normal bir kakaolu kek yapın, fırın tepsisine koyun, bir tane kabartma tozu koyun, çünkü çok kabarmamasını tercih ediyoruz.

Yine de miktar vermek gerekirse Keki İçin ben:
3 yumurta, 1 su bardağı yağ, 1 su bardağı süt, 1 küçük paket kakao, 1 bardaktan bir kaşık fazla şeker, bir kabartma tozu, bir vanilin kullandım.

İç harcı İçin: 2 tane sade kremşanti, iki bardak soğuk süt, bir tane bitter çikolata

Yapılışı:
  1. Keki bilinen şekilde hazırlayıp, 180derece fırında pişirmeye başlıyoruz.
  2. Krem şantiyi soğuk sütle çırpıp dolaba koyuyoruz. Kullanmadan hemen önce içine ufak ufak kestiğimiz çikolata parçalarını ekliyoruz.
  3. Kekimiz, fırından çıkınca soğuması gerekiyor. Sonra bu keki su bardağı ile yuvarlak şekilde kesiyoruz. Kestiğimiz yuvarlak kekleri bir tepsiye alıp, geri kalan kısımlarını robottan geçiriyoruz.
  4. Hazırladığımız krem şantili iç harcı yuvarlak keklerin üzerine kaşık yardımıyla koyup, robottan geçirdiğimiz keke buluyoruz. Elimizle yuvarlak şekil veriyoruz.
  5. En son olarak tepsiye yerleştirdiğimiz puf pastalarımızın üzerini isteği göre hindistan cevizi ile süslüyoruz.
Buzdolabında biraz beklerse kendine daha iyi gelir tabi eğer sizin çocuklarınız bekleyebilirse...

                                                         Afiyet Olsun

Biber Dolma


Biber dolması her sofraya yakışan bir lezzet. İftar sofralarından tutun, mütevazi bir akşam yemeği hatta misafir masası hepsine de çok yakışıyor. Fakat bizim evde bu dolma en sade şekliyle yeniliyor. Niye mi
bizim kızlara et yedirmek çok zor. Hatta yemeklerin içinde bile kıyma görmek istemiyorlar. Ben de bu yüzden yemeklerimin içine eti fazla kullanmamayı tercih ediyorum. Bu yaptığım dolmanın içinde de yok. Tabi sizin böyle bir sonunuz yoksa kıyma koymalısınız hatta benim annem bu dolmanın içine küp küp doğranmış tavuk kavurup koyuyor ki ben çok severim onun dolmasını.Öyle de güzel oluyor. Aslında içine dereotu, maydanoz da konulunca güzel oluyor. Dün akşam yaptığım patatesli böreğe maydanoz koyunca büyük kızım kıyametleri koparınca ben ona da cesaret edemedim. Bilinen en sade şekliyle olmasına rağmen tadı çok güzel olmuştu. Hatta pirinçler tane tane ve tam da olması gerektiği gibi pişmişti. Şimdi gelelim malzemelere;

Dolmalık biber (ben küçüklerini seviyorum bu yüzden de manavdan küçük ve şekilleri düzgün olanlarını seçmeye gayret ediyorum.) , 2 domates, 1, 2 bardak pirinç (yapacağınız yemeğe göre), 2 orta boy soğan, birkaç dal taze nane yaprağı, karabiber, bir kaşık salça, 3 çay kaşığı sebze çeşnisi.

Yapılışı:
  1. Pirinçleri yıkayıp ılık suda diğer malzemeleri hazırlayana kadar bekletiyorum.
  2. Biberleri tohumlarından ayıklayıp yıkıyorum ve tabanlarından bir çatal batırıyorum. Sonra da parmağıma aldığım tuz ile biberlerin içini hafif tuzluyorum.
  3. Soğanları ince ince doğrayıp tavaya atıyorum biraz sıvıyağ ve tuz ekliyorum pembeleşinceye kadar kavuruyorum ve pirinçleri süzüp atıyorum, üzerine bir kaşık salça ekleyip iki yemek kaşığı su ekliyorum. Su 1,2 dakikakaya kadar çekiyor altını kapatıyorum.
  4. Pirinçlere yıkayıp doğradığım taze naneleri, karabiberi, sebze çeşnisini ekliyorum iyice karıştırıyorum.
  5. Biberlerin içini hazırladığım harçla dolduruyorum. Üzerlerine domates kesip kapatıyorum. Bir kaşık salçanın içine bir tutam tuz katıyorum tencereye ekliyorum.Suyu biberlerin üstünü geçmemesine dikkat edilmeli. En son üzerine sıvıyağ gezdiriyorum ve önce normal ateşte suyu kaynayana kadar sonra kısık ateşte pişirmeye başlıyorum.Ara sıra kontrol edilerek pişiyor. Gerekirse su eklenebilir.
                                                       Afiyet Olsun