Süt ürünleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Süt ürünleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Nisan 2013 Perşembe

Bir Kahvaltı Sofrası Ve Çerkeş Loru


               Merhabalar Sevgili Dostlar...
Nihayet taşınma, yerleşme işleri yoluna girdi. Ardından bu yorgunluğun üzerine ağır bir grip atlattık. Halen hastalığın izlerini taşıdığımız halde, normal hayatımıza döndük çok şükür. İlk kahvaltımızı da yaptık yeni evimizde. Masada pek bir emek isteyen şeyler yer almadı malesef. Tombul Tarifler'in o zorlu tarifleri henüz evimizde yerini almadı. Bu boşluğu bir peynir çeşidi ile kapatalım istedim ben de.

              Çerkeş loru, kayınvalidemin köyden yaptırtıp getirdiği bir peynir türü. Kızartılarak da yeniyor, kaşar gibi rendelenerek yeniyor. Fazla bir kokusu yok. Yuvarlak ve çok sert olan bu peynir, bir gece önceden, suyun içinde alınıyor. Böylece hem fazla tuzundan kurtulmuş, hem de peyniri kesebilecek hale getirmiş oluyoruz. Yöresel olması açısından paylaşılmaya değer buldum. Türkiye, peynir çeşitleri bakımından oldukça zengin bir ülke. Birçoğundan haberimiz bile yok malum.

               Tarif falan yok bugün. Hatta bugünlerde de gelmeyebilir yeni tarifler. Benimkisi, bir seda vermekti sadece. Bilgisayardan uzak olduğum şu günlerde, bu durum bir süre daha devam edeceğe benzer. Ben masadakilerin resmini çekerken, küçük kızımın masada çıkan görüntüsünü de paylaşmadan edemedim. Zavallım, bütün blogger çocuklarının yaşadığı o tatsız anları yaşıyor.
              Hepinizi çok özlediğimi söyleyerek, şimdilik benden bu kadar diyorum. Kalın Sağlıcakla...

31 Mayıs 2012 Perşembe

Ev Yapımı Lor Peyniri


                   Her pastörize olmayan süt bulduğumda, altın bulmuş kadar seviniyorum. Geçen gün görümcem, sağ olsun, kendisiyle birlikte bana da süt almış eve kadar getirdi. 5 kg sütten hem, süt karameli yaptım, hem de bu lor peynirini yaptım. Lor peynirini, lorlu tatlı yapmak için yaptım diyebilirim. Bu yüzden içine ben tuz eklemedim. Ama siz eğer bunu kahvaltıda yada böreklerde tüketecekseniz içine biraz tuz atın derim. Denemeniz dileğiyle...

Lor peyniri için malzemeler:
  • 3 kg yağlı süt (pastörize olmayan)
  • 2 çay bardağı üzüm sirkesi
  • tuz.(ben tatlı yapacağım için katmadım)
  • Süzmek için temiz bir tülbent.
Yapılışı:
  1. Sütü bir gün önceden kaynatmıştım. Bu yüzden ısıtmak için tekrar ocağa aldım. Kaynamaya yakın, altını kapatıp içine sirkeyi kattım. Bir kez karıştırdım.
  2. Ben bu işlemi geceden yapmıştım, sabaha kadar böylece serin bir yerde bekledi.
  3. Sabah. kesilen sütü, temiz bir tülbente aldım, altına leğen koydum. ve tülbentin iki ucunu eline alıp bir o tarafa bir bu tarafa çekiştirdim. Fazla suyunu akıttım böylece sonra sıkıcı tülbentin ucunu bükerek peynirin bir yere toplanmasını sağladım. Her zamanki gibi altına leğen koyup, mutfak çeşmesine astım. (Siz asacak başka bir bulursanız yada çeşmeniz artema ise yüksekçe bir yere asmalısınız. Böylece 4-5 saat müdahale etmeden süzdürdüm.
  4. Bir kaseye alıp dolaba kaldırdım.
Not: Bu şekilde dolapta fazla beklemeyeceği için çabuk tüketmenizi öneririm. Eğer hemen tüketmiyecekseniz buzluğa kaldırmalısınız.

1 Mayıs 2012 Salı

Peynir Yapımı


                            Evet Sevgili Dostlar. Sonunda bu da oldu. Evde peynir yaptım. Yağlı 5 kg süt buldum. Peynir mayası aldım. İlk peynirimi yaptım. Nasıl keyif alıyor insan kendi yaptığı peyniri yiyince. Bu güzelliği hepinizin tatmasını öneririm şiddetle.
                           Peynir kahvaltının , böreklerin, çeşitli hamurişlerinin vazgeçilmezi... Nasıl ortaya çıktığı konusunda çeşitli rivayetler olsa da , en bilineni ve kabul göreni; 8000 ila 10 000 yıl önce, Mezopotamya'da İndus vadisinde hayvan güden çobanlarca yapıldığı. İlk zamanlar peynir, zengin yiyeceği imiş. Babil 'de peynire soyluların yiyeceği olarak bakılır, Tevrat'ta ise "kahramanların yiyeceği " olarak bahsedilirmiş. Evet yanlış duymadınız, şimdi peynir - ekmek diye küçümsediğimiz bu ikili, malum zamanlarda mayalama teknikleri bilinmediği için sadece  tapınaklarda yapılıyor, zengin  kesim tarafından tüketilebiliyormuş.

                         Fransa, Hollanda gibi ülkeler peynir konusunda çok iddialı olup, dünyaca ünlü peynirler üretip bunları tanıtmayı başarmışlar. Örneğin; mozzarella, gravyer, rokfor, parmesan gibi peynirleri sürekli almıyor olsak da duymayanınız yoktur. Fakat ben daha önce de belirttiğim gibi Türkiyenin peynir çeşitliliğini de çok gelişmiş olarak buluyorum. 200 çeşit peynire sahip olan ülkemizin sadece 5 tanesi ülke adına tescillenmiş durumda. Bunlar ise; Erzincan tulum peyniri, Ezine peyniri, Edirne beyaz peyniri, Erzurum civil peyniri ve hellim. Bizim her yörenin, ayrı bir peyniri olmakla beraber, dünyanın en iyi peynirleriyle yarışabilecek peynirlerimiz de mevcut. Hatta öyle ki, bu saydığımız peynirlerin yerine kullanılabilecek ve onları aratmıyacak olduklarını düşünüyorum.


                                 Bakar mısınız şu güzelliğe... Bir de tatsanız. Hele bir de "Bunu ben yaptım " mutluluğu yok mu?
                                 Peynirin mayalanması konusunda bu kez acemiliklerim olmadı değil. Öncelikle evde maya yoktu. Ben sütü kaynattım ve bir gece bekledi kaynamış süt. Sonra ertesi gün sütü ılıttım, ve anneme sorup maya ölçüsünü aldım. Süzmek için, yoğurt süzdüğüm beyaz tülbenti kullandım. Ve asacak yer bulamadığım için, mutfaktaki çeşmeyi kullandım. Altına bir leğen koyarak, buradaki çeşmeye astım. Elimde sürekli sıvazladım suyunun çıkmasına yardım ettim. Sonra elimde yuvarlayarak, üzerine bir tepsi ve onun üzerine 5 kg su bidonu koydum.  Böylece süzdü. Fakat bir hata yapmışım, arada bir kaldırsaydım tekrar yuvarlasaydım, daha kalın dilemlerim olabilirdi. Benimkiler biraz ince oldu.
                                  Bir de küçük bir hatırlatma yapmadan edemiyeceğim. Peynir alt suyu çok yararlı bir su olduğu için, bunu börek, çörek, ekmek yapımında kullanın derim.

Malzemeler:
  • 5 kg süt
  • 1 tatlı kaşığı peynir mayası
  • Süzmek için beyaz tülbent
  • Tuzlamak için yeteri kadar tuz

Yapılışı
  1. Sütü iyice kaynattım.( Aslında peynir yapımında sütü tam kaynatmamak gerektiğini biliyorum fakat, ben sütü aldığım yeri tam olarak bilemediğimden emin olmak istedim.Bu seferlik kaynattım.)
  2. Siz sütü ılınması için bırakın. Süt ne soğuk ne sıcak olmalı. Ben derece falan kullanmadım, fakat küçük parmağım ile test ettim. Parmağımı yakmayacak, birazcık da ılık olacak. Nasıl diyeyim,  süt inekten yeni sağılmış gibi olacak sıcaklığı.
  3. 5 kg sütün içine (kaynamamış hali bu miktar idi, tabi kaynayınca azaldı), 1 tatlı kaşığı maya kullandım.
  4. Mayayı karıştırıp, tencerenin ağızını kapatın. Ben tezgahın üzerinde tuttum. Çok serin olmaması mayalanma işlemini kolaylaştıracaktır.
  5. Sütün üzerine sarı suyu biriktiği ve beyaz kısmı çatlak çatlak olup, tabaka halini aldığı zaman, tülbente alabiliriz. Altına bir leğen koyup, bütün tencereyi döküyoruz, tülbentin üzerine.Kenarlarından tutup sıkıca uçlarını büküyoruz. İyice bükün ki süzmesi kolay olsun.
  6. Daha sonra, tülbentin altına başka bir boş leğen koyup tezgahtaki çeşmeye astım. Siz biraz yüksekçe başka bir yer bulursanız oraya asın.
  7. Yeterince süzünce sırada tülbentin ucunu büküp altına alıyoruz. Üzerine tepsi kapatıp içine 5 kglık dolu su bidonunu koyuyoruz.
  8. Böylece süzmesini bekliyoruz. Benimki sabaha kadar durdu.
  9. Tülbentten çıkarınca, peyniri dörde bölüp her tarafını iyice tuzluyoruz. Bir kaba alıp buzdolabına kaldırıyoruz. Afiyet Olsun...

19 Nisan 2012 Perşembe

5 kg Sütün Başına Gelenler


                         Son zamanlarda çıkan haberlerden son derece rahatsızım. Hani şu süt ve süt ürünleri için söylenenlerden bahsediyorum. Her gün, çocuğuma içirdiğim sütün acaba o kansarojen maddeler kullanan fabrikalardan mı değil mi olduğunu merak ediyorum. Bildiğim güvendiğim markaları tercih ederim ama yine de onlara bile şüpheyle bakar oldum.                       
                         Biri çıkıyor ve diyor ki :" - Hazır süt, ölü süttür. İşlem görmüş süt ölüdür. Evde güvendiğiniz birinden aldığınız sütlerle yoğurt yapın. Kansere özellikle göğüs kanserine karşı kalkan." diyor. Bir diğeri "-Açıkta satılan sütler, hastalığa davetiye." diyor.
                         Bir zamanlar bir sütçümüz vardı. Kadının sütü toplama değil, kendi ineklerinden sağdığı süttü. Yoğurdu çok güzel ve lezzetli olurdu. Şimdi marketten her yoğurt alışımda sanki süttozundan yapılmış yoğurt yiyormuşum gibi hissediyorum.
                        Geçen hafta halamlara gittik. Biz ordayken onların kapısını sütçü çaldı. Halama sütü nasıl diye sordum. O da biz her zaman bu adamdan alırız iyi dedi. Gittim kendim baktım sütü temiz bir depoda saklıyor ve buz gibi. Hatta ben halamın sütünü alırken "-Sen sütü götür üzerine birşey kaçmasın, temiz süt kirlenmesin."diyor ve gözüme giriyor. _Ver bana da ordan beş kilo süt." diyorum.
                      
                           Gelir gelmez sütü kaynatıp mayalıyorum. Köylü kızı olduğum için yoğurt konusunda kendime güvenirim açıkçası. Güzel yoğurt mayalarım. Hem öyle yoğurt yapma makinesine falan da güvenmem.

                         Yoğurt oluyor olmasına ama çok sulu. Hem de öyle böyle değil. Ekşiliği falan yok, sadece bol bol suyu var. Baktım olacak gibi değil, süzme yoğurt yapmayı düşünüyorum. Hemen hiç kullanılmamış bir beyaz tülbent buluyorum. Güzel bir sudan geçiriyorum Yoğurdu buna alıyorum.Akşama kadar takriben 10 saat falan süzüyor böylece. (Siz daha koyu isterseniz daha fazla tutabilirsiniz tabi)
                          İşte sonuç yukardaki tabakta. Bir kahvaltıya eşlik ediyor yoğurt. Hem hafif hem az yağlı.