Günlüğüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Günlüğüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ocak 2014 Pazartesi

Yeni Yıl, Yeni Umutlar, Yeni Bir Can : Dursun Eren


          Merhabalar Sevgili Dostlar...

2013'ün son aylarını geride bıraktık ve yeni bir yılın nerdeyse ilk haftasını bile bitirdik, ben anca geldim.

2013 yılı benim için güzelliklerle geçti. Umarım 2014 'te de bu güzellikler devam eder. Tabi benimle birlikte sizlerin ve bütün ülkem insanı için, bu temennilerim var.

Uzuun zaman buralarda olamayışımın nedeni, sizin de tahmin ettiğiniz gibi işte şu küçücük can, Benim Canım...

3 Aralıkta beklenmedik bir şekilde acilde aldık soluğu...

Sabah 4 'te alınacaktım sezeryana fakat sağolsun bir doktor halime acıdı da, 1'i 6 geçe doğdu bebeğim :)
O gün bu gündür günler nasıl geçiyor, geceler ne çabuk sabaha eriyor anlıyamıyorum.

İki abla, bir küçük bebek, bir de üçüncü kez yaşadığım sezeryan sonunda  (niyeyse bu kez epey zor iyileştim) anca sizlere dönebildim.

Malum artık sık sık ilgilenmem gereken bu ufaklık var. O'ndan ve ablalarından kalan vaktimde, yine sizlerle olmaya çalışacağım inşallah...

Az daha unutuyordum, ailemizin yeni üyesinin adı: Dursun Eren. Yeni bir can, yeni bir soluk, hayatı ne kadar değiştiriyor, ne kadar güzelleştiriyor ! Öyle Değil mi sizce de ?

Bir kare fotoğraf alayım istedim, elini böyle kaldırdı bir daha indiremedim. Mesajı var benim oğluşumun da , Belli ki o da " Merhaba" demek istiyor sizlere...


24 Temmuz 2012 Salı

Bir Ameliyat, Gençlik Parkı ve Bir Dost Sofrası...



Yine uzun zamandır yayınlanmayı bekleyen kareler gelsin. Bu sefer biraz benim ufaklıklara yer vereyim. Küçük bir albüm oluşsun bloğumda.
Kızım gözyaşı kanalı ameliyatına girmeden önce.
Ablası ile birlikte :

Ameliyathaneye alınmadan önceki resmi:
Yatağımıza geçtikten sonra:

Şimdi de biraz gezmelerimize bakalım. Gençlik Parkı'ndan görüntüler:
Bengisu yiğenim Halil ile birlikte atlıkarıncaya biniyor. Ama istemediği bir arabaya bindiği için somurtuyor.


Bu sefer kendisi biniyor bir ata. Ama bu defaki bayağı büyük bir at.
Aşağıda  karbuz yiyorlar.  Hakikaten  yedikleri şey buz.
Muhteşem üçlü, balona biniyorlar...

Bu görüntü de gençlik parkından son kare.

Bu kadar gezme görüntüsü yeter. Bu bloğun bir yemek bloğu olduğunu unutmayıp,  arkadaşım Serpil'in bizim için hazırladığı çay sofrasıyla son veriyorum. Arkadaşım bizlere, paşaböreği, ıslak kek, fındıklı irmik tatlısı ve fellah köftesi ve zeytinyağlı biber dolma  yapmış. Hepsi de çok nefisti. Eline sağlık Serpilciğim.
Bu sofradan en sonda görünen fellah köftesi tarifini Serpil 'in yaptığı şekliyle sizlerle paylaşacağım. Bizler şahsen yemelere doyamadık.

18 Ocak 2012 Çarşamba

Meral'in Gün Menüsü


                  Bu salı arkadaşım Meral'de idik. Kendisi yemek konusunda pek bir maharetli olur. Bizlere neler ikram etmiş gelin birlikte bakalım:

            Biz günümüzde çoluklu çocuklu bayanlar olduğumuz için tabaklarımızı kendimiz almayı tercih ediyoruz. Yukarıdaki görüntü mutfakta servis yapılmadan önceki genel görüntüdür. Bir çoğunu ilk kez denediğim bu tarifleri, bende yapıp, sizinle paylaşacağım.

          Bu resimdeki ilk kez yediğim ve çok beğendiğim galate unlu poğaça. İçi kıymalı idi ve tadı müthişti.

Yeşil Mercimek Salatası İri Bulgurlu. Bir dahakine mutlaka bulgurla yapacağım pirinçten daha güzel yakışmış.
Lokumlu Kurabiye üzeri hindistan cevizliydi. Bunu da ilk kez yedim ve çok beğendim.
Kendi elleriyle minicik minicik sardığı ve tadını çok beğendiğim müthiş yaprak sarması.
İşte favori böreğim olan  sucuklu mantarlı, çıtır çıtır börek. Bayıldım tadına tam benlikti.


Yeni bir tabağa alamadan görüntülediğimiz karışık meyveli rulo pasta. İlk kez karışık meyveli yedim ve çok beğendim Arkadaşım içine nar, muz ve kivi terci etmiş çok da yakışmış bol çikolatalı idi.


ve Etimek tatlısı huzurlarınızda. Ben bu tatlıyı yıllar önce denemiştim"Bir daha da yapmam." demiştim. Meral bana bunu unutturdu çok hafif olmuş lezzeti o ağır etimek tatlısından eser yoktu. Bunu da paylaşacağım en kısa zamanda.

Sevgiyle kalın arkadaşlar bir daha ki postta görüşürüz. ...

4 Ocak 2012 Çarşamba

Dost sofralarından karışık




                             Bu tabak arkadaşım Nurcan'ın marifeti. Tabaktakiler: 1) Örgü Çörek 2) Susamlı-Tuzlu Kurabiye 3) Yeşilli Kek 4) El Açması Patatesli Tepsi Böreği 5) Kış Yeşillikleri Salatası 6) Kremşantili Süper Kek 7)  Kastamonu'nun Kesme Helvası
                             Arkadaşımın bütün yaptıkları güzeldi ama ben en çok : Susamlı-Tuzlu Kurabiye, Kremşantili Kek ve Kastamonu helvasını beğendim.

                                       Yukarıdaki tabak ise arkadaşım Meral'den. Bize süper şeyler hazırlamış kendisi.
Tabaktakiler: 1) Yaprak Sarma 2) Peynirli Su Böreği ( hazır su böreği yufkasından) 3) Elmalı Kurabiye 4) İçli Köfte 5) Kremalı Revani  ve resimde görünmeyen makarna salatası. Bu tabakta benim favorim İçli Köfte, Su Böreği ve Makarna Salatası oldu.
                     
                             Hadi bir tane de benim masamdan olsun.Kızımı okula gönderdikten sonra, arkadaşlarımı çağırmak aklıma gelmişti. Bir aceleyle böyle bir sofra çıktı ortaya. Masadakiler: 1)Zeytinli Pastane Poğaçası 2)  Makarna Salatası 3) Fasulye- Biber Turşusu 4) Sigara Böreği 5) Kepekli Kurabiye 6) Haşhaşlı Çörek 7) Şekerpare Tatlısı. Bu masada favorim: Kepekli Kurabiye ve Turşular idi.

                          Son fotoğraflar ise büyük görümcemden. Dün akşam bizi yemeğe çağırdı. Bakın bize ne muhteşem şeyler yapmış. Yukarıdaki resimde gördüğünüz ekmeğin adı Çerkeş'in Cıvık Çöreği. Daha önce Çerkeş'ten alıp yemiştik ama evde yapılabileceği aklıma bile gelmezdi. Bu muhteşem lezzeti sizinle paylaşacağım. Anlatılmaz tadılır diyebiliyorum sadece.























                                 Yukardaki resimde nefis Kıymalı Böreğini görüyorsunuz.
             
                                        En sevdiğim sebze Bamya Yemeği.
                                             
                                                 Nefis nar gibi kızarmış doldurulmuş Hindi.

                                  Ayrıca sunulan İç Pilav. Muhteşemdi.

                                                Bamya sevmeyen eşime Barbunya yapmış.

                                Etyemez kızlarımı düşünerekten Patates Kızartmış.
                                Bunların yanında salatalık-acur-lahana turşuları ve görüntüleyemediğim Tarhana Çorbası vardı. Biz epey kalabalık olduğumuz için resimlere özen gösteremesemde tadları takdire şayandı. Ablamın sofrasından favorim: Tabiki Cıvık Çörek, İç Pilav ve Bamya Yemeği oldu.
                                Şimdilik benden bu kadar dostlarım başka bir postta buluşmak dileğiyle. Sevgiyle kalın...

3 Ocak 2012 Salı

Blok başlığımı beğendiniz mi?



                              Bir kız tanıdım, Almanya'da. Adı Hatice.Petrolmavilim adlı bloğun sahibesi.Bu gün size onu ve birlikte yaşadığımız bir günü anlatacağım.Yok birlikte gezip tozmadık,sanal alemde birlikte takıldık.Biraz açacak olursak,benim yukarda gördüğünüz blok kapağımı yaptık.
                             Benim uzun zamandır bir blok kapağım yoktu bildiğiniz gibi. Hatice sağ olsun şirince tatlar ın blok kapağını da yapmış ve isteyenlere yapabileceğini söylemiş. Ben de kendisine "Ben de istiyorum" dedim.Bu gün ikiye sözleştik.Kendi resimlerimi kullanmak istiyordum. Bunu söyledim, ona elimden geldiğince yardımcı olmak istesemde pek anlamadığım için sık sık işleri karıştırdım. Yaşı küçük sabrı büyük o kız, bana hep nazik bir şekilde yardımcı oldu. Yaptığımız işin içime sinmesini sağladı. Burdan kendisine bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum.Sağ ol Hatice. İyiki varsın. 

31 Aralık 2011 Cumartesi


                        Bütün renkleri içinde barındıran gökkuşağı gibi güzel, Sağlıklı, Mutlu, Gönlünüzce bir yıl dileğiyle. Vatanımıza, milletimize 2011'de yaşadığımız bütün kötü şeylerden uzak bir yıl dileğiyle.Hoşgeldin 2012 ...

10 Kasım 2011 Perşembe

Kalbimizdesin

                             Senin yolundayız.Seni Seviyoruz ve Unutmayacağız Atam.

5 Kasım 2011 Cumartesi

İyi Bayramlar



                          Kurban Bayramınız kutlu olsun.Allah daha nicesine erdirsin herkesi ...

2 Kasım 2011 Çarşamba

Özürlü Çocuklar İçin ve İlk Mimim


                       Görüncem özürlü ailelerle çalışıyor.Bugün kendi aralarında özürlü çocukları ve ailelerini bayram öncesi bir araya getirmek ve biraz da eğlenmek için  bir organizasyon yapmışlar. Ben de havuçlu keklerim ve patatesli lorlu çöreklerim ile onlara yardım ettim naçizane.Beğenilerek yenildiğini söyledi. Böylece rahatladım.



Emine Kaya arkadaşım beni mimlemiş.Bu onun ilk mimlenmesiymiş valla ne diyeyim benim de ilk mimlenmem.Beni düşündüğü için kendisine teşekkür ediyor ve şu meşhur sorunun cevabını vermek üzere işe koyuluyorum.
Beni eskilere götüren ilk şarkı:
1) Gülay'dan Cesaretin Var mı Aşka? Ne zaman tesadüfen dinlesem bu şarkıyı hala içimde o yıllardan kalma birkaç duygu karanlıktan çıkar gelir kalbime? Artık nedense...
2)İkincisi İse Eşimle olan ilk şarkımız Barış Manço'dan Kara Sevda. Ya ben öyle sevmiştim eşimi yani hala öyle seviyorum...
3)Üçüncüsüne gelince şimdilerde bol bol dinlediğim ve dinlemekten bıkmadığım Volkan Konak'ın söylediği Mimoza Çiçeğim adlı parça.Her dinleyişimde ağlamaklı oluyorum.

Şimdi sıra geldi başkalarını mimlemeye değil mi? Yani böyle olmalı en azından Peki ben kimlerin adını vereyim diye düşüneyim.mermer tezgahpembe kekik Otuzundan Sonra Şirince Tatlar ve Elif 'in Terazisi'ne  gelsin bu soru şimdi de.Bakalım onları en çok etkileyen ve anısı olan 3 şarkı neymiş? Kolay gelsin.

1 Kasım 2011 Salı

Bir Sorunum Var

               
                   Arkadaşlar bir sorunum var. Fotoğraf makinası. Evet yeni bir fotoğraf makinasına ihtiyacım, her geçen gün biraz daha artıyor. Gelen kış olunca havalar da tabi bir kapalı bir açık. Güzel fotoğraflar yakalamak, (eviniz de karanlık ise) bir hayli zorlaşıyor. Bizim emektar fotoğraf makinası artık emekli olmak istiyor.Bu nedenle sizlerin yardımlarınızı bekliyorum.Sizler hangi fotoğraf makinasını kullanıyorsunuz? Batarya, yakın çekim olayı ve karanlık ortamlarda da en iyi çekimi yakalama hangi marka ve modellerde  nasıl sonuçlar veriyor.
                  Biraz araştırma yaptım internette, kafam daha da karıştı.İyi bir makina önerebilecek bir tanıdığım da yok. Biz bloggerler birbirimizin ihtiyacını biliriz yani yaptığım yemekleri daha iyi görüntülemek bütün meselem.
                  Ve tabi en önemlisi de fiyatı. Fiyatı çook uçmayacak bir fotoğraf makinasına ihtiyacım var.Önerilerinizi ve ilgilerinizi bekliyorum. Sevgilerimle...

24 Ekim 2011 Pazartesi

Deprem

             İlk kez Bolu da yaşadım depremi. Tembellik edip derslerimden düşük not alınca yaz okulu için Bolu da kız yurdunda kalıyordum.Geceleyin bir uğultu bir sesle geldiki anlatamam. Düşünün kız yurdunun halini. Çığlıklar, itişmeler. Benim odamda 3 kişiydik. Odanın ortasına dikildik, ne olduğunu anlamadan el ele tutuştuk.Tabi o zamanlar depremi bilmiyordum. Elektrikler gitti.Arkadaş deprem oluyor diye bağırmasa ben hala uyku sersemliğiyle ne olduğunu anlayamamıştım.Sonra fırladık odadan. Tabi in inebilirsen merdivenlerden.Herkes üst üste.Çığlık çığlığa...Yurdun kapıları kilitli olduğu için kapıdan çıkamadık.Önümüzde 100 kadar öğrenci, onlar nereye biz oraya.Onlar sığınağın yolunu tutmuş arkadakilerde sığınağa yönelmiş :)Şimdi sadece gülüyorum cahilliğime.2 gün annemlere ulaşamadım.Telefonlar kilitlendi.Herkeste bir korku,bir bekleyiş.
                O gün bu gündür deprem dedinmi korkarım hem de çok.Bir dönem her gece depremle uyanacakmışım gibi hissettim.Çocuklarımı iki yanıma aldım.Sanki bina üzerimize yıkılacak ben onların yanında kalıcam filan ...Tam unutmaya başlıyoruz, hissettiriyor kendini o uğursuz olay.
               Vandakiler de eminim benim o zamanlar yaşadığımı yaşıyorlardır ve kuvvetli muhtemel daha çoook uzun yıllar yaşayacaklardır.Yakınını kaybedenleri düşünemiyorum bile.
               Rabbim kolaylık versin.Acılarını ve korkularını tüm içtenliğimle paylaştığımı belirtmek isterim.Dualarımız onlarla...

31 Ağustos 2011 Çarşamba

Hüzünlü Bayram

           Öncelikle bütün İslam aleminin ramazan bayramını en içten dileklerimle kutlarım. Rabbim herkese daha nice güzel bayramlar nasip etsin.
          Evet bu bayram hüzünlü bayramdı benim için. Eminim bu aralar ortalıklarda olmayışımın sebebini merak edenler vardır. Hüznüm de bundan geliyor zaten.Ramazanın 15 inde anneannemi kaybettim.Benim küçücük, zayıf, çilekeş anneannem artık aramızda yok.Bu sebeple gece sahurda apar topar memlekete gittim.O artık yoktu.Hakk'a borcunu ödemiş, bizden ayrılmıştı.Çok çekti anneannem. Bir yıldan beri alzemier hastasıydı. Son zamanlarda kendini hiç bilmez olmuş, bakımı da epeyce zorlaşmıştı.Zayıflamış, bir deri bir kemik kalmıştı. Zaten pek bol olmayan iştahı hiç kalmamış ölmeyecek kadar yemeye başlamıştı.
          Anneannemden bahsetmek istiyorum sizlere.Benim anneannem 29 yaşında dul kalmış.Eşi vurularak öldürülmüş,3 çocukla köy yerinde annesine sığınmış. Onları el içine katabilmek için kah yevmiyeye gitmiş, kah el işleri yapmış ama hiçbir zaman muhtaç etmeyerek çocuklarının başında kale gibi durmuş bir daha evlenmemiş.Dünyasına küsmüş, dedem ölünce gülmek ona tuhaf gelmeye başlamış.Bize o yılları anlatırken "İnsanlar nasıl gülüyor, bu gülmek nerden geliyor derdim." derdi.Gülememiş anneannem, belkide her tebessüm edişinde içini acıtan o sıcaklığı bir türlü soğutamamıştır.Bunlarda bitmeyen çilesi başka şeylerle de devam etti.Ama dahasını anlatmak istemiyorum.O acılar da onunla birlikte toprak olsun istiyorum.
         Ramazan ayı gibi mübarek bir ayda vefat etti. İnşallah bu onun için hayırlara vesiledir.Bu dünyada gülmeyen yüzü, öbür tarafta gülsün inşallah.
         Yemek bloğunda konuşulacak konu gibi görünmesede bunlar da hayatımızın bir parçası malesef.Ben bu blokta sadece tariflerimi değil, mutluluğumu da hüznümü de paylaşmak istiyorum.Bu aralar mutfakta yemeklerimi yaparken hüznümü de katmak istiyorum,pek çok kişinin aksine.Bence hayatın ta kendisi bu...

10 Ağustos 2011 Çarşamba

Merhabalar Ben Geldim...

                     
                             En son temmuz 29 da paylaşımda bulunduğumu biliyorum. Bir kaçış, bir dinlenme, belki ramazandan belki tatilden diye düşünmüşsünüz biliyorum yokluğun sebebini. Ama hayır dostlarım bunların hiç birisi değil. Sadece o en bilindik en bildik şey bu seferki sebebim: Bilgisayarım bozuldu. Geldi, tekrar gitti tekrar geldi tekrar gitti. Derken bu akşam kavuştum bilgisayarıma. Ne meder şeymiş bu illet. Sigara içer gibi, çikolata sever gibi bir şey olmuş bende. Velhasıl anladım sonunda ben ve bilgisayarım kesinlikle ayrılmaz ikili olmuşuz. İyiki varsınız iyiki oralarda bir yerlerde beni ve yazılarımı okuyan o canım dostlarım var. Hepinizin ramazanını geç de olsa kutlarım. Hepinizi seviyorum canlarım....

29 Temmuz 2011 Cuma

Köylü Kızı Olmak Böyle Birşey



                  Annemin köyde küçük kavun  tarlası var. Burayı sulayabildiği için domatesinden tutun da lahanasına, biberlerinden tutun da havuçlarına kadar her şeyi ekmiş bir kenarına. Tamamen organik olan bu tarlanın ürünlerinden tatmak bize de nasip oldu. Sağolsun annem bana da göndermiş. Bahçeden gelen sebzeleri görünce o kadar sevindimki sanırsınız kendim yetiştirdim. ( Aslına bakarsanız bende yarım gün o tarlada çapa sallamıştım. Biraz olsun emeğim var diyeyim o zaman.)
                 Şimdi bunları sizlerle paylaşmak istiyorum. Belki biraz olsun o tarlanın güzelliğine ortak olursunuz. 

Kabak kurutmuş annecim. Kışın patlıcan kurusuyla karışık yemeğini yapar paylaşırım artık.


 Bal göndermiş kendi kovanlarından daha yeni aldıkları ballardan. Bunlar da ayrı bir güzel...


Patlıcanları mı desem tazecik diye,
Yoksa o güzelim fasulyelerine mi...

Biberleri hem dolmalık ve hemde çarliston olarak ayrı ayrı koymuş.

Şimdi gelelim eriklere. Asıl sorun da bu. Ben bu eriklerden pestil yapmayı düşünüyorum. Takriben 5 kg kadar var. Ayrıca rengi ve şekli de pestile uygun gibi geldi bana. Velhasıl ben daha önce hiç pestil yapmadım. Artık bulacağız bir çaresini, her şeyin bir ilki vardır değil mi?

29 Haziran 2011 Çarşamba

Köyüme Gittim

         
  










 Bir haftadır ortalıkta olmayışımın nedeni köye gitmemdi.Bir özleşmişiz sevdiklerimle, bir kucaklaştık bir sarıldık ki sorma gitsin.




                                                            Malum tam da kiraz vakti.
Kirazı dalından yemezsem ben, tad alamıyorum.( Kirazlar kütür kütürdü inanın buralarda yok böylesi) ,

         Vişneleri dalından topladım bir güzel reçel yaptım. Onu da sizlerle sonra paylaşacağım.

         Kışlık yaprak sarması için beğendiğim bağdan beğendiğim yaprakları  aldım ve salamura yaptım (kışın yaprak sarması olacaklar kendileri...)


        
Çalıştım çabaladım biraz da gezdim tabi.
         Hepsi bir yana herkesi çok özlemişim. Gerçi bütün sevdiklerimle görüşemesem de yine de iyi geldi bana.

         Şimdi köyden manzalar. Bu arada burası Bilecik'in Söğüt ilçesinin Küre Köyü bunu da belirteyim de...






                                                       Orda bir köy var uzakta.
                                                       O  köy bizim köyümüzdür.
                                                       Gideriz de geliriz de...
                                                       Bu yüzden o köy bizim köyümüzdür...